skip to Main Content
Kocaeli Postpartum (Doğum Sonrası) Depresyonu

Kocaeli Postpartum (Doğum Sonrası) Depresyonu

AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞINA BAĞLI

KOCAELİ AİLE DANIŞMA MERKEZİ

Kocaeli İrtibat Bilgileri

Cep No       : 530/7997341

Sabit No     : 262/3321841

Postpartum (Doğum Sonrası) Depresyonu                           Doğum Sonrası Depresyon (Postpartum Depresyon)

Gebelik ve doğum sonrası, birçok insan için özel, hoş bir dönem olarak kabul edilmekle birlikte, yenidoğan çocuğunu kucağına alma beklentisi içinde olan anne için aynı zamanda ruhsal bozuklukların gelişimi açısından riskli bir dönem olabilmektedir. Postpartum dönemde ebeveynler, bebek bakımı sağlamak, bebek için güvenli bir çevre oluşturmak, bebekle iletişim kurmak, yeni rolleri öğrenmek, aile duyarlılığını geliştirmek ve bebekle ilgili problemlerle baş etmek zorundadır. Bu nedenle anneler postpartum dönemde, diğer yaşam dönemlerine oranla duygusal sorunları daha sık yaşamaktadırlar. Postpartum dönemde gelişen psikiyatrik bozukluklar; annelik hüznü, postpartum depresyon ve postpartum psikoz olmak üzere 3 tanısal kategori altında toplanmaktadır. Postpartum depresyon; doğum sonrası dönemde görülen tüm depresif bozukluklar için kullanılan bir kavramdır. Etiyolojisi konusunda çalışmalar arasında tam bir fikir birliği olmamakla birlikte, hormonal etmenler yanında psikososyal etmenlerinde etkili olduğu bildirilmektedir. Postpartum dönemde görülen depresyon, sadece anne için değil bebek ve tüm aile için olumsuz sonuçları olacağından özel bir yaklaşım gerekir. Postpartum depresyonda anne ve bebek bağı ciddi bir şekilde bozulur. Birçok kadının mutlu olmaları gerektiğine inandıkları bir dönemde depresif duygular taşıdıklarından dolayı suçluluk duymaları nedeniyle belirtilerini saklamaları, doğum sonu depresyon tablosunun kolaylıkla gözden kaçabilmesine neden olmaktadır. Bu sebeple erken tedavi girişimleri ve risk grubu olarak kabul edilen kadınların izlemleri önemlidir. Bu derlemede postpartum depresyonun tanımlanması, sıklığı, risk etmenleri, etiyolojisi, klinik özellikleri ve tedavisi konuları gözden geçirilmektedir.

Kocaeli Doğum Sonrası Depresyon (Post Partum Depresyon) Belirtileri Nelerdir?

Doğum sonrası depresyonda diğer tür depresyonlarda olan belirtilerin yanı sıra bu depresyona özgü belirtiler de görülmektedir. Depresif durum, normal sayılan bir hüzünlülük halinden, psikotik depresyona kadar giden bir gelişim gösterebilir ve belirtileri doğumu takip eden bir yıl içinde, herhangi bir zaman diliminde ortaya çıkabilir. Doğum sonrası depresif durumda görülen belirtiler, genel depresyon belirtilerinden farklı olmamakla beraber bireydeki depresif durumunun şiddetini veya varlığını tanımlayan belirtilerdir.
ölçeklerle ifade edilen, alışılmadık, ancak patolojik olmayan üzüntü/keder duyguları ve depresif semptomları (ağlama, değersizlik, umutsuzluk, karamsarlık, sosyal izolasyon,
cinsel istekte azalma, dikkat zayıflığı, kararsızlık, intihar düşünceleri, iştahta azalma ya da artma ve buna bağlı kilo değişiklikleri, uyku düzeninde değişiklikler gibi) içerir.

Doğum sonrası depresyon, doğumdan sonra ilk bir yıl içinde görülebilen kaygılı, takıntılı, endişeli, umutsuz, çaresiz ve yalnız hissetme gibi duygularla karakterize olan bir duygu durum bozukluğudur. Doğum sonrası depresyonda, kendine veya bebeğe zarar verme ile ilgili takıntılı düşünceler ve intihar düşünceleri görülebilir.

  • Annenin ne kendisiyle ne de bebekle ilgilenemediğini düşünmesi: Bu durum yoğun suçluluk duygusu ile olabileceği gibi, suçluluk duygusu eşlik etmeden de yaşanabilir. Ayrıca bebeğe yabancılaşma söz konusu olabilir ve anne bebeğin kendisine ait olmadığı duygusunu yaşayabilir.
  • Özellikle de sabahın ilk saatlerinde enerjinin dibe vurduğunu hissetmesi: Doğum sonrası depresyon, ruhsal ve fiziksel enerji kaybına neden olarak ve bireyin aile, iş ve sosyal yaşamını olumsuz etkileyerek yaşam kalitesini düşürür.
  • Devamlı ağlamaklı halde dolaşma: Bu dönemde kadınlarda duygulanımda dalgalanmalar ve yaşamdan zevk alamama gibi belirtiler görülebilir.
  • Suçluluk veya yetersizlik duygusu yaşama: Suçluluk duygusu,aslında sadece kadının anneliğinden ötürü suçluluk duyması değildir. Bu duygu durumuna eşlik eden temel duygu annenin kendini yetersiz hissetmesi halidir. Kadının bir birey olarak sadece çocuğunu değil, kendisini de ihmal etmesi sözkonusudur.
  • Dikkati bir konuya odaklama konusunda güçlük yaşama: Gazete okuma, televizyon izleme, alışveriş yapma gibi günlük aktivitelerde dikkati odaklamada güçlük yaşayarak bu aktiviteleri yerine getirememe söz konusudur.
  • En ufak olayların bile kişiyi oldukça sinirlendirmesi: Her duruma ve olaya öfkelenme söz konusudur ve kişi yaşadıklarından dolayı sürekli kendi dışındaki kişileri suçlama eğilimindedir. Özellikle babanın bebekle ilgilenmemesi ve yardımcı olmaması tartışmaları başlatabilir.
  • Bebeğe ve/veya kendine zarar vermeye yönelik düşünceler yaşama: Bebeğe ya da kendine zarar vermekle ilgili tekrarlanan düşünceleri ve korkuları vardır. Bu tekrarlanan düşüncelerden dolayı suçluluk duygusu da ortaya çıkar ve bu suçluluk duygusu zarar verme düşüncelerini ve korkularını daha da güçlendirir.
  • Geceleri uyuyamama ve/veya gün boyu uyumak isteme: Postpartum dönemde uyku düzeninin bozulması, günlük planlarının değişmesi ve fiziksel görünümün bozulması gibi bu süreçte yaşanabilecek durumlar, annede ilk depresif belirtilerin ortaya çıkışını tetikleyebilir.
  • İştahsızlık ya da aşırı miktarlarda yemek yeme: Depresyondaki kişinin yeme alışkanlıkları da değişir. Kişi ya daha fazla yemeye başlar ve kilo alımı söz konusudur ya da iştahsızlık belirginleşir ve ani kilo kayıpları görülür.
  • Eve kapanma ve insanlardan uzaklaşma isteği: İçe kapanma, kimseyle konuşmak istememe, önceden yaptığı aktivitelerden zevk almama gibi durumlar söz konusudur ve kişi bu nedenlerle eve kapanır ve insanlardan uzaklaşır.
  • Öz bakıma (üstüne başına vb.) dikkat edememe: Kişi kişisel bakımını ihmal etmeye ve kendine bakamamaya başlar. Temizliğini, giyimini, bakımını ihmal eder.
  • Cinsel isteksizlik yaşama: Cinsel istek azalır ve orgazm olamama söz konusudur. Eşin cinsel talepleri işkence gibi gelmeye başlar. Eğer eş anlayışlı değilse, hastalık bahaneleri uydurarak eşini kendinden uzak tutmak ister.

   Kocaeli Doğum Sonrası Depresyon (Post Partum Depresyon) Nedenleri Nelerdir?

  • Evlilik sorunları: Eşler arasında güvensizlik, iletişimsizlik, cinsellikle ilgili sorunlar gibi evlilikte yaşanan sıkıntılar, doğum sonrasında annenin bu sorunları daha ağır ve çözümsüz algılamasına neden olabilir.
  • Beklenmedik yaşamsal olaylar: Ölüm, ayrılık, boşanma gibi ani ve beklenmedik yaşamsal olaylar depresyona neden olabilir.
  • Planmamış gebelikler: Planlanmamış bir gebelik annenin kaygı ve korkularının artmasına neden olabilir.
  • Daha önceki gebeliklerde depresyon geçirilmiş olması: Bu durum annenin depresyona eğilimi olduğunu gösterir ve doğum sonrasında mutlaka gözlenmesi gerektiğinin bir göstergesidir.
  • Yüksek riskli bir gebelik yaşamış olması: Annenin gebelik süreci boyunca aşırı strese maruz kalmış olması, doğum sonrası depresyon riskini arttıran bir unsurdur.
  • Kayıpla sonlanan gebelik ve doğum deneyimleri: Bu tür deneyimler gebelik sırasında kaygıları ve korkuları arttırabilir ve gebeliğin aşırı stresli geçmesine neden olabilir. Bu kaygılar ve korkular doğum sonrasında da devam edebilir ve depresyona neden olabilir.
  • Erken anne-bebek ayrılığı: çeşitli nedenlerden dolayı annenin bebeğinden fiziksel olarak ayrı kalması durumunda postpartum depresyon kendini gösterebilir.
  • Bebeğin bakımı ile ilgili duyulan kaygılar: Annenin içinde bulunduğu durumu başaramama algısında olması ve çaresiz hissetmesi, beraberinde depresyonu getirebilir.
  • Kadının ya da eşinin işsiz kalması: Başlı başına aşırı bir stres kaynağı olan işsizlik söz konusu olduğunda, bebeğin bakımı ve sağlığı ile ilgili maddi kaynakların yetersizliği de kaygı ve korkulara neden olmaktadır.
  • Sosyal desteğin yetersiz olması: Yeni doğan bebek ile anne yalnız bırakıldığında, aile ve sosyal çevre desteği sağlanmadığında, kaygılar ve korkular daha da artacak, annenin çaresizlik ve başarısızlık duyguları bu duruma eşlik edecektir.
  • Daha önce yaşanmış olan travmalar: Annenin kendi çocukluğunda fiziksel/duygusal/cinsel tacize-istismara maruz kalmış olması, duygusal ihmal yaşamış olması, uygun olmayan aile ortamında büyümüş olması, kayıplar yaşamış olması gibi travmatik deneyimlerin doğum sonrası depresyon oluşumunda ciddi etkileri bulunduğu klinik deneyimlerin gösterdiği bir durumdur.

    KocaeliLohusalık Hüznü (Postpartum Blues)

Postpartum hüznü, yeni doğum yapmış annelerin yüzde 50-70‘nde görülen normal sınırda olan bir üzüntü, karamsarlık, mutsuzluk, zihin bulanıklığı, yorgunluk ve bitkinlik veya endişe hali, kolay ve sık ağlama, en yakınlarına sıkıca bağımlılık tablosu şeklinde ortaya çıkar. Bu durum genellikle en fazla on gün sürer ve belirtiler kendiliğinden yakınların sosyal desteği ve ilgisiyle kaybolur.
Lohusalık hüznüne sebepleri arasında; regl öncesi gerginliğini şiddetli yaşamak, istemeyen gebelik, kadında doğumla birlikte ani gelişen hormonal değişiklikler, doğum süreciyle ve bebekle ilgili endişeler ve annelik rolünün kadına getirdiği sorumlulukların farkındalığı gibi unsurlar sayılabilir.

      Kocaeli Tedavi Yöntemleri

Kullanılan tüm ilaçlar anne sütüne geçtiği için çok mecbur kalınmadıkça emziren annelere hekimler tarafından ilaç tavsiye edilmez ve verilmez. Ancak gerekli olduğu takdirde, anne sütüne geçtiği halde bebekte ciddi yan etkilere neden olmayan bazı antidepresan ilaçlar kullanılabilmektedir. Aynı zamanda bebeği korumak adına doğum sonrası depresyonun tedavisiz bırakılması, annenin durumunu iyice kötüleştirerek bebeği de tehlikeye atacaktır. Doğum sonrası depresyon annenin bebeğe iyi bakmasına engel olur hatta anne bazen bebeğe bakamayacak duruma gelir.
Tedavide öncelikle ilaçsız yöntemler tercih edilir. Psikoterapi bu sorunun üstesinden gelinmesinde çok önemli bir role sahiptir. Annenin yaşadığı depresif hal güncel ve/veya geçmiş stres yükleri ile ilgili olduğundan bunların çözümlenmesi son derece önemlidir.
Şiddetli yaşanan depresyonlarda, özellikle intihar riski söz konusu ise, anneyi hastaneye yatırmak gerekebilmektedir.

     Kocaeli Doğum Sonrası Depresyonun (Post Partum Depresyonun) Sıklık / Yaygınlığı nedir?

Doğum sonrası (post partum) depresyon sıklığı %5-20
arasında bildirilmekte, kadınlarda doğum sonrası depresyon
geçirme oranı %10-15 olduğu kabul edilmektedir.

 

Postpartum Depresyon Ve Postpartum Psikoz Arasındaki Fark Nedir?
Postpartum depresyon doğumu takiben ilk 1 yıl içinde herhangi bir zamanda meydana gelebilir. Anne kendini veya bebeği inciteceği hakkında endişeler duyar. Bazı durumlarda anne bebeğe karşı hiçbir ilgi duymaz ve onunla ilgilenmeyi tamamen reddeder. Postpartum depresyonu yaşayan kişilerin mutlaka uzman bir hekimden yardım alması gerekir.
Postpartum psikoz daha az görülen bir olgudur. Psikoz, doğumu takiben ilk 2 hafta içinde meydana gelir. Anne halüsinasyonlar görmeye başlar, kafası sürekli karışıkmış gibi hisseder, bebeğe veya kendisine zarar vermeye kalkar ve sürekli değişen bir ruh hali sergiler. Psikoz çok ciddi bir olgu olduğundan anne hemen uzman bir hekimden yardım almalıdır.

Kocaeli Düşük Yapma ve Bebek Kayıpları
Herhangi bir nedenle gebeliğin 20. haftası tamamlanmadan bitmesine düşük yapma adı verilir. Anne ve babanın yaşı arttıkça düşük yapma riski de o ölçüde artar. 20 yaşından önce anne adayı olan kişilerde risk %10, 40 yaşından daha ileri yaşta olanlar için bu risk %30’a kadar çıkabilir. 40 yaş üstü baba adayları da düşük riskini ikiye katlar.

Düşük yapan kadında belirgin oranda ruhsal sorunlar görülmeye başlayabilir. Yapılan araştırmalara göre düşüğün kendisinden ziyade düşük yapan kişinin zihninde oluşturduğu olumsuz düşünceler ruhsal sorunlara yol açar. Düşük yapan kadın, düşükten dolayı kendini suçlama eğilimi gösterebilir. Kişi “Bu kadar egzersiz yapmamalıydım”, “İş yerindeki stres buna sebep oldu”, “Bir keresinde düştüm ve bu bebeğe zarar verdi” gibi düşünceler geliştirir ve bunları takıntı haline getirir.
Ayrıca hamile kadın, bir dönem bebekle yakınlaştıktan sonra hayatını artık tamamen ona adamaya ve tamamen bebeği hakkında planlar yapmaya başlar. Düşük yapan kadın bu olguyu umudunun, hayallerinin ve kurduğu düşlerin ölümü olarak görebilir. Bu durumda bazı kadınlar intiharı bile düşünebilir. Yapılan bazı araştırmalarda, kolektif tarzda yaşayan ve birbirine sürekli destek olan aile bireylerinin bu riski azalttığı gözlenmiştir.
Doğumdan belli bir süre sonra yaşamını yitiren bebeklerin anneleri ise çok daha fazla zorluk çekebilirler. Bu anneler tüm umutlarını bebeklerine yüklemenin yanı sıra, doğum sıkıntısını çekmiş ve sonunda bebeklerine kavuşmuş olurlar. Bebek doğduktan ve anne kucağına verildikten sonra anne ve bebek arasındaki ilişki daha da güçlenir. Bu sebeple doğumdan sonraki kayıplar annenin elindeki tüm umutlarının alındığı, artık tamamen yalnız kaldığı gibi düşünceler geliştirmesine sebebiyet verebilir. Anne bu durumda kendini eksik, çaresiz ve aşırı mutsuz eder. Bu olgu annede ciddi bir travmaya yol açabilir. Böyle bir durumda hiç beklenilmeden bir hekimden yardım alınmalıdır.

Sakat ve Hastalıklı Doğumlar
Sakat veya hastalıklı doğumlar, doğumdan sonra bebeğin yapısında veya gelişiminde görülen anormallikler olarak açıklanır. Bazı bebekler fiziksel, bazı bebekler zihinsel olarak anormallik gösterebilir. Bunların sebepleri çoğunlukla genetik faktörler olmakla birlikte, çevresel faktörler (zehirli maddeler, bazı aşılar, gazlar) de etkili olabilir. Bugüne kadar 4,000’in üzerinde bilinen hastalık ve sakatlık türü vardır. Amerika’da her yıl 150.000 tane bebeğin sakat veya hastalıkla doğduğu gözlenmiştir.
Sakat ve hastalıklı doğuma sebebiyet veren genetik faktörler genellikle bebeğin rahimde oluşumu sırasında anne ve babadan gelen eşit kromozomların bozukluk göstermesi sonucu oluşur.
Sakat veya hastalıklı bebek doğuran annede belirgin derecede ruhsal sorunlara rastlanabilir. Hamile kaldığında hiçbir kadın sakat veya hasta bir çocuk dünyaya getireceğini bilemez, bu tamamen anne adayına bir sürpriz olur. Anne adayı hamile iken bebeği hakkında planlar yapar. Sakat veya hasta bir çocuk doğuran anne ve bu çocuğa sahip olan babanın tüm planları değişmek zorunda kalır. Anne çok büyük kaygı ve çaresizlik yaşar. Bazı anneler aşırı mutsuzluk yaşayabilir ve depresyona girebilirler. Bu süreçte bebeğe adaptasyon sağlamak son derece önemlidir.

Doğum Sonrası Kadının Fiziksel Kaygıları
Kadın hamilelik sırasında belirgin fiziksel değişimlere uğrar. Kadınları en çok rahatsız eden olgular vücutta oluşan çatlaklar ve kilo alımıdır. Vücutta oluşan çatlaklar için bir çözüm olmamakla birlikte doğum sonrasında alınan kilolar hemen verilmez. Anne, fiziksel çekiciliği hakkında endişe duymaya başlar. Bunun sonucunda kişi, aşırı diyet ve spor yapmaya başlayabilir, estetik yaptırmaya yönelebilir veya yeme bozuklukları geliştirebilir. Kendisini değersiz görmeye başlayan anne, kendisine olan saygısını ve özgüvenini yitirebilir. Tüm bunlar eşler arasında problemlere de yol açabilir.

Tedavi (Biz Neler Yapıyoruz?)
Hamilelikte kadın birçok ruhsal sorun yaşayabilir ve bu yaşadığı sorunlar hem kendine hem bebeğine hem de çevresine etki edebilir. Özellikle annenin yaşadığı bazı sorunlar hayati açıdan tehlike bulundurur. Bu sebeple, normal geçen bir hamilelik sırasında bile annenin uzman bir hekimden sürekli olarak provizyon alması önerilmektedir. Annenin yaşadığı daha ciddi boyutta sorunlar (kaygı, stres, depresyon) için mutlaka psikoterapi uygulanmalıdır. Bu terapi sürecinde annenin ruh hali ve olumsuz düşünceleri ön planda tutulmalıdır. Önceden bahsedildiği gibi hamile olan kadının içinde bulunduğu ruh hali ve olumsuz düşünceleri eskiden yaşamış olduğu travmalar tarafından tetiklenir. Bu travmaların bilinç düzeyine çıkarılması ve bunlar üzerine çalışılması son derece önemlidir. EMDR terapisi bilinçaltında yaşanılan ve ruhsal sorunlara kaynak sağlayan düşünceler üzerine çalışılması konusunda başarı gösterebilir.

Etiketler:Doğum Sonrası Depresyon, Postpartum Depresyon, Doğum Sonrası Depresyon Belirtileri, Doğum Sonrası Depresyon Nedenleri, Doğum Sonrası Depresyon Tedavisi

Koacaeli İletişim : 262/3321841      530/7997341

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

× Bizimle İletişime Geçin!
Back To Top