<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Terapi &#8211; Kocaeli Aile Evlilik Psikoloğu</title>
	<atom:link href="https://kocaeli.aileevlilikpsikologu.com/category/terapi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://kocaeli.aileevlilikpsikologu.com</link>
	<description>Kocaeli Aile Evlilik Psikoloğu</description>
	<lastBuildDate>Thu, 18 Feb 2021 14:59:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr-TR</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	
	<item>
		<title>Kocaeli Çocuk Psikologu Merkezi</title>
		<link>https://kocaeli.aileevlilikpsikologu.com/psikolog/kocaeli-cocuk-psikologu-merkezi/</link>
		<comments>https://kocaeli.aileevlilikpsikologu.com/psikolog/kocaeli-cocuk-psikologu-merkezi/#comments_reply</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Nov 2018 17:33:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[Terapi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kocaeli.aileevlilikpsikologu.com/uncategorized/kocaeli-cocuk-psikologu-merkezi/</guid>
		<description><![CDATA[AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞINA BAĞLI KOCAELİ AİLE DANIŞMA MERKEZİ Kocaeli Çocuk Psikologu Merkezi İRTİBAT BİLGİSİ SABİT NO   :262/3321841 CEP NO       : 530/7997341 Kocaeli Çocuk Psikoloğu Arıyorsanız Yazımızı Okuyun ! ÇOCUĞUNUZUN PSİKOLOJİK SORUNLARINDA PSİKOLOĞA DANIŞMAK İÇİN BEKLEMEYİN !&#8230;]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;">AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞINA BAĞLI</h1>
<p style="text-align: center;">KOCAELİ AİLE DANIŞMA MERKEZİ</p>
<h1 style="text-align: center;"><span style="font-size: 14pt;"><strong>Kocaeli Çocuk Psikologu Merkezi</strong></span></h1>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">İRTİBAT BİLGİSİ</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">SABİT NO   :262/3321841</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">CEP NO       : 530/7997341</span></strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Kocaeli Çocuk Psikoloğu Arıyorsanız Yazımızı Okuyun !</strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;">ÇOCUĞUNUZUN PSİKOLOJİK SORUNLARINDA PSİKOLOĞA DANIŞMAK İÇİN BEKLEMEYİN !</span></p>
<p>Bazı ailelerin çocuklarında fark ettikleri psikolojik sorunların kendiliğinden geçmesini beklediklerini görüyoruz. Oysa çocuklardaki psikolojik sorunlar genellikle bir probleme işaret ediyor. Bu nedenle ailelerin durumu fark etmeleri ve uzman yardımına başvurmaları çok önemli.</p>
<p>Sorular ve Cevaplar:</p>
<p><strong>Kocaeli çocuk psikoloğu</strong> arıyorum, kime başvurmalıyım?<br />
Merkezimizdeki <strong>çocuk psikologlarından</strong> yardım alabilirsiniz.</p>
<p><strong>Kocaeli çocuk psikoloğu</strong> ile görüşmek istiyorum?<br />
İletişim bölümündeki telefonlardan bize ulaşabilirsiniz.</p>
<p><strong>Kocaeli Çocuk Psikoloğuna</strong> kaç yaşındaki çocuklar götürülebilir?<br />
<strong>Kocaeli Çocuk – ergen psikologları</strong> 2-18 yaş arası çocuklar ile ilgilenmektedir.</p>
<p><strong>Kocaeli Çocuk Psikoloğu  </strong>hangi hastanelerde var?<br />
Genelde üniversite hastaneleri ve eğitim-araştırma hastanelerinde <strong>çocuk psikologları</strong> görev yapmaktadır. Ancak yoğunluk nedeniyle randevu almak oldukça zordur.</p>
<p><strong>Kocaeli Çocuk Psikologları</strong> terapi yapar mı, ilaç yazar mı?</p>
<p><strong>Kocaeli Çocuk psikologları</strong> ilaç yazmaz. Terapi eğitimine sahip uzman psikologlar terapi ve danışmanlık ile yardımcı olurlar.</p>
<p><strong>Kocaeli de Merkezimizde </strong>bulunan  deneyimli uzman <strong>çocuk psikologları</strong> tarafından terapi uygulanmaktadır.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>ÇOCUĞUNUZUN PSİKOLOJİK SORUNLARINDA PSİKOLOĞA NE ZAMAN BAŞVURMALISINIZ</strong></span></p>
<p><strong>Kocaeli Çocuk psikoloğuna</strong> ne zaman başvuracağınızı bilmek, çocuğunuzun gelişim sürecinde çok önemlidir.<br />
Aile içi ilişkilerde  büyük krizler yaşanıyorsa ve çocuk bu durumdan derin bir şekilde etkileniyorsa,<br />
Ayrılık, boşanma, işsizlik, aile bireylerinden birisinin yaşadığı önemli bir hastalık, kaza, ölüm ve yas gibi aileyi derinden sarsan ve çocuğu da derinden etkileyebilecek olaylar varsa,<br />
Okuldan, doktorunuzdan, bakıcınızdan ya da bir arkadaşından gelen uyarılar yoğunlaştıysa,<br />
Çocuğunuz yaşına göre öğrenmekte güçlük çekiyor, düşünsel ve duygusal gelişiminde gecikme oluyorsa,<br />
Yaşıtlarına göre birtakım farklı yönlerini gözlemliyorsanız: Örneğin sürekli sızlanmak, uyumakta güçlük çekmek, sürekli yatağını ıslatmak, arkadaş edinememek, oyun oynamamak gibi,<br />
Çocuğun bazı yönlerden gelişiminde dengesizlik hissediyorsanız ve bu dengesizlik onu rahatsız ediyorsa; örneğin fiziksel gelişimi mükemmel olduğu halde duygusal gelişiminde bir yavaşlık varsa (yaşına uygun olmayan hareketler yapmak, içine kapanıklık, çevreyle iletişim kuramamak vb.),<br />
Özellikle;</p>
<p>Tavırlarında  ve ruh halinde ani değişiklikler yaşıyorsa : Örneğin uyku ve beslenme düzensizlikleri , düzgün konuşuyorken  kekelemeye başlamak gibi. Okulda ders dinlerken veya ders çalışırken dikkatini toparlayamıyorsa,</p>
<p>Sürekli altını ıslatıyorsa ve çocuk doktorunuz bunun fizyolojik bir nedeni olmadığını iddia ediyorsa, psikoloğa başvurarak çocuğunuzun psikolojik bir sorunu olup olmadığının değerlendirilmesini sağlamalısınız.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>BELİRTİLERE DİKKAT!</strong></span></p>
<p>Çocuğunuz dikkatini toparlayamıyorsa,</p>
<p>Sürekli gergin, huzursuz ve sinirliyse</p>
<p>Uyku düzensizlikleri yaşıyorsa</p>
<p>Aşırı halsizlik ya da hareketlilik varsa</p>
<p>Sürekli suçluluk duygusu çekiyorsa</p>
<p>Tüm bunlar problemin sinyalleri olabilir…</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>KOCAELİ ÇOCUK PSİKOLOĞUNA  BAŞVURMAK  İÇİN</strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>SORUN  ÇIKMASINI  BEKLEMEYİN!</strong></span></p>
<p>Büyük çoğunlukla anne babalar çocuklarında gözle görülecek bazı davranış problemleri ortaya çıktığında çocuk psikoloğundan yardım almayı seçmektedirler. Bu durumda psikolog, problem iyice kökleşmiş ve derinleşmiş bir haldeyken aile ve çocukla karşılaşır. Ailelerin  ‘ büyüyünce geçer’ şeklindeki önyargısı tedaviyi geciktirmektedir. Bir kere şu tespiti yapalım ; ‘büyüyünce geçmez, daha da güçleşir.’ Çocuğun psikolojik gelişiminde gözle görülür herhangi bir aksama olmadan da çocuğun psikolojik gelişimini anlamak ve bilgilenmek için uzmana başvurulmalıdır. Özellikle okul öncesinde çocuğun hemen her yaşında anne baba olarak; bilgilenmek, varsa soru işaretlerine cevap bulmak için gidilir. Psikologa, bebeğe hazırlanmak, bebekle ilişki kurmanın psikolojik yönlerini keşfetmek, varsa ilk çocuğu kardeş doğumuna hazırlamak, okul öncesi eğitime hazır olup olmadığını, ilkokula hazır olup olmadığını anlamak vb. konularda sağlıklı gelişimle ilgili bilgiler almak için gidilebilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<div id="_MiddleLeft2" class="colA">
<div class="dContent">
<div id="artbody" class="articleBody">
<p>Çocuğunuzun basit problemleri varsa öncelikle doğru bir yönlendirme için pedagog gitmeniz gerekir. Pedagog çocuğunuzun klinik değerlendirmesini yaparak rahatsızlığına göre çocuğunuzu gerekli uzmanlara yönlendirecektir. Örneğin; pedagog çocukta yaygın anksiyete bozukluğundan şüphe ederse, klinik değerlendirmesini ve çocuğa uyguladığı psikolojik testlerin sonucunu bir rapor halinde yönlendireceği Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanına gönderirken, çocuğa da terapi desteği verir ve aileyi bilinçlendirir. Böylece Çocuk Psikiyatristi ile işbirliği içinde çalışarak çocuğun tedavisine destek olur.</p>
<p>Pedagogların en önemli rolü anne babalar için önemsiz gibi görülen semptomları değerlendirip, şüphe ettiği bozukluğun tanı ve tedavisi için geç kalmadan Çocuk ve Ergen Psikiyatristine yönlendirerek tedavi sürecini başlatmalarıdır. Erken tanı tedavi sürecini kolaylaştırır.</p>
<p>Aynı şekilde Çocuk ve Ergen Psikiyatri uzmanı ise tedavi ettiği çocuğu terapi desteği alması ve ailesinin çocuğa nasıl davranacağı hakkında danışmanlık alması için pedagoga yönlendirir.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>Kocaeli Pedagoga çocuğunuzu hangi durumlarda götürmelisiniz?</strong></span></p>
<p><strong>Kontrol ve gelişimini desteklemek amaçlı;</strong><strong><br />
</strong></p>
<p>Pedagoga gitmek için çocuğunuzun bir sorun yaşması gerekmiyor. Bebeğinizi pedagog rehberliğinde bilinçli bir şekilde büyüterek ilerde oluşabilecek sorunların önlemiş olursunuz. Günümüzde pedagoga gitmek hala bir tabudur. Çünkü aileler, pedagoga sadece çocukları psikolojik problemler yaşarsa gidilebileceklerini düşünüyor ve herhangi bir basit konu için bile danışmaya giderse çevresi tarafından çocuklarının psikolojisinin bozuk olarak yorumlanacağından çekiniyorlar. Çocuğunuzun sağlıklı ve mutlu büyütmek için pedagoga gitmek bir çocuk doktoruna gitmek kadar normal ve gereklidir. Bu nedenle aileler bu konuda çekinmemelidir. Çünkü sorunlar büyüdüğünde tedavi süreci daha uzun sürüyor.</p>
<p>Çocuğunuzu bilinçli bir şekilde büyütmek için şu nedenlerle pedagoga başvurabilirsiniz;</p>
<p>&#8211; Pedagoga hamilelik döneminde bebeğin aileye gelişi konusunda, kardeşinin bebeği kabullenme sürecini destek olacak tavsiyeler almak, bebek bakımı ve gelişimi hakkında bilgi almak için gidilmelidir.<br />
&#8211; Doğumdan sonra bebeğin gelişimi ve psikolojisi, oyuncakların seçimi, ailenin bebeğe yaklaşımı hakkında bilgi almak için gidilmelidir.<br />
&#8211; Bebeklik döneminde çocuğun gelişimini takip etmek, gelişimini destekleyecek oyun ve oyuncak seçiminde destek almak için gidilebilir.</p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">Kocaeli Çocuğun hayatındaki önemli değişikliklerde problemleri önlemek amaçlı;</span><br />
</strong></p>
<p>Çocuğunuzun hayatını olumsuz etkileyeceğini düşündüğünüz aşağıdaki değişiklikler ve olaylarda;</p>
<p>&#8211; Aileye yeni bir bebeğin gelişi,<br />
&#8211; Boşanma,<br />
&#8211; Anne babanın ayrı evlerde yaşaması,<br />
&#8211; Anne veya babanın işten ayrılması veya işe başlaması,<br />
&#8211; Ev ve oda değişikliği,<br />
&#8211; Ebeveynlerin çocuktan ilk defa uzak kalacak olması, uzun süreli şehir dışı yolculuklar,<br />
&#8211; Kreşe ve Anaokuluna ilk defa başlamak,<br />
&#8211; İlkokula ilk başlangıç,<br />
&#8211; Aile içi ilişkilerde büyük krizler yaşanıyorsa ve çocuk bu durumdan derin bir şekilde etkileniyorsa,<br />
&#8211; İşsizlik,<br />
&#8211; Eşler arası problemlerin çocuğu etkilemesi,<br />
&#8211; Okul ve arkadaş değişikliğinde,<br />
&#8211; Çocuğun bakımından birinci derecede sorumlu olan yetişkinlerde psikolojik sorunlarının olması,<br />
&#8211; Aile bireylerinden birisinin yaşadığı önemli bir hastalık, kaza, ölüm ve yas gibi aileyi derinden sarsan ve çocuğu da derinden etkileyebilecek olaylar varsa,</p>
<p>Buna benzer çocuğunuzu etkileyeceğini düşündüğünüz durumlarda pedagoga danışabilirsiniz.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>Kocaeli Çocuğunuzdaki davranış değişikliklerinin nedenlerini anlamak ve psikolojik destek vermek amaçlı;</strong></span></p>
<p>Son zamanlarda çocuğun davranışlarında ve ruh halinde bir gariplik, farklılık hissediyorsanız pedagogdan mutlaka destek almalısınız. Bu değişiklikler;</p>
<p>&#8211; Aile bireylerinden birisinin yaşadığı önemli bir hastalık, kaza, ölüm ve yas olaylar çocuğu derinden sarsıldıysa,<br />
&#8211; Tavırlarında ani değişiklik varsa örneğin sürekli gergin, sinirli, huzursuz,<br />
&#8211; Uyku ve beslenme düzensizlikleri,<br />
&#8211; Düzgün konuşuyorken aniden kekelemeye başlaması,<br />
&#8211; Okulda ders dinlerken veya ders çalışırken dikkatini toparlamakta zorlanması,<br />
&#8211; Aşırı halsiz ya da çok hareketli olmaya başladıysa,<br />
&#8211; Korkuları ve kaygıları artıysa,<br />
&#8211; Suçluluk duygusu yaşıyorsa,<br />
&#8211; Gereksiz tutturmalar ve takıntılar başladıysa,<br />
&#8211; Okuldan öğretmeninden, bakıcınızdan ya da bir arkadaşından gelen uyarılar artıysa,<br />
&#8211; Altını ıslatmaya başladıysa,<br />
&#8211; Gece dişlerini gıcırdatmaya başladıysa,<br />
&#8211; Gece uykusundan sık uyanıyor ve sık sık kabus görmeye başladıysa,<br />
&#8211; Arkadaşlarına karşı saldırgan ve hırçın bir tavır sergiliyorsa,<br />
&#8211; Anneye babaya ve yakın akrabalarına karşı saldırgan davranıyor ve onlara vuruyor, ısırıyorsa,<br />
&#8211; Anneye olan düşkünlük artıysa ve anneyi evin içinde takip ediyor ondan ayrılmıyorsa,<br />
&#8211; Yalnız başına tuvalete veya diğer odalara gitmekten korkuyorsa,<br />
&#8211; Çok sessiz bir çocuk olduysa ve kimseyle bir şey paylaşmak istemiyorsa,</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>Kocaeli Çocuğunuzdaki semptomları değerlendirip tedavi sürecini başlatmak amaçlı;</strong></span><strong><br />
</strong></p>
<p>Çocuğunuzda önemsiz gibi görülen problemler ciddi bir bozukluğun habercisi olabilir. Bu durumda erken tanı çocuğun tedavisinde önemli bir rol oynar.</p>
<p>&#8211; Çocuğunuz yaşına göre öğrenmekte güçlük çekiyorsa,<br />
&#8211; Gelişim alanlarından birinde gecikme varsa, örneğin yaşıtlarına göre hala konuşmaya başlamadıysa<br />
&#8211; Arkadaşlarıyla uyum problemi yaşıyorsa: Örneğin bir tek arkadaşla iyi oynarken ikinci arkadaş geldiğinde anlaşamıyor ve sadece yetişkinlerle ya da kendinden büyük çocuklarla oynamayı tercih ediyorsa,<br />
&#8211; Sürekli altını ıslatıyorsa ve çocuk doktorunuz bunun fizyolojik bir nedeni olmadığını ifade ediyorsa,<br />
&#8211; Okulda ve evde aşırı aktifse ve dikkatini toplamakta zorlanıyorsa,<br />
&#8211; Dürtülerini, isteklerini kontrol etmekte zorlanıyorsa,<br />
&#8211; İnatçı ve dediklerini ağlayarak yaptırıyorsa,<br />
&#8211; Sabırsız ve her istediğinin anında olmasını istiyorsa,<br />
&#8211; Tutturmalar ve takıntılar hayatını etkileyecek boyut aldıysa,<br />
&#8211; Uyku sorunları yaşıyorsa,<br />
&#8211; Konuşma gecikmesi yaşıyorsa,<br />
&#8211; Altını çok sık ıslatıyorsa,<br />
&#8211; Algılamada ve komutları anlamada sorun yaşıyorsa,<br />
&#8211; Sürekli aynı oyuncakla tuhaf şekilde oynuyorsa,<br />
&#8211; Göz kontağı kurmuyorsa,<br />
&#8211; Aile üyeleri dışında kimseyle iletişim kuramıyorsa,<br />
&#8211; Kendi odasında tek başına yatamıyor annesi veya babasıyla yatıyorsa,<br />
&#8211; Öz bakım ihtiyaçlarını kendisi yapamıyorsa,<br />
&#8211; Her şeyi ağlayarak yaptırıyorsa,<br />
&#8211; Annesine çok hırçın davranıyorsa,<br />
&#8211; Tek başına bir yetişkinle büyüyor ve arkadaş çevresi yoksa<br />
&#8211; Annesi babası ölecek diye kaygılanıyorsa,<br />
&#8211; Okula gitmek istemiyorsa,<br />
&#8211; Yalan söylüyorsa,<br />
&#8211; Tırnaklarını yiyorsa,<br />
&#8211; Mastürbasyon yapıyorsa,<br />
&#8211; Okul başarısında ani düşme olduysa,<br />
&#8211; Dikkatini bir şeye toplamakta zorlanıyorsa,<br />
&#8211; Dalıp gitmeler artıysa,<br />
&#8211; Her şeye hayır diyor ve karşı çıkıyorsa,<br />
&#8211; Çeşitli tikler geliştirdiyse,<br />
&#8211; Ağır travmalar yaşadıysa,<br />
&#8211; Cinsel istismar yaşadıysa,</p>
<p>Bu ve buna benzer, sizin için önemsiz gibi görülen ipuçları bir psikiyatrik bozukluğunun başlangıcının sinyali olabilir. Bu semptomların sayısı daha da artmadan pedagoga gitmeniz tedavinin daha kısa sürmesini sağlayacaktır. Bu semptomlar dikkate alınmaz ve aile zaman kaybederse çocukta çeşitli ruhsal bozukluklar oluşur. Pedagog bu semptomlar değerlendirir eğer ruhsal bir bozukluktan şüphe ederse Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzmanı ile işbirliği içinde çalışır. Çünkü zaman kaybedildiyse ve artık ruhsal bozukluk derecesinde ise psikiyatrik ilaçlar tedavinin bir parçasını oluştur. Bozukluğun kesin tanısında ve tedavi için yazılacak İlaçlar konusunda Çocuk Psikiyatrisi uzmandır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Peki, çocuklarda karşılaşılan ruhsal bozukluklar nelerdir?</strong></span></p>
<p><strong><br />
</strong>&#8211; Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu<br />
&#8211; Öğrenme Bozukluğu,<br />
&#8211; Davranım Bozukluğu,<br />
&#8211; Anksiyete Bozuklukları,<br />
&#8211; Depresif Bozukluk,<br />
&#8211; Enürezis, Enkoprezis<br />
&#8211; Yaygın Gelişimsel Bozukluklar ( Otizm, Asperger)<br />
&#8211; Obsesif Kompelsif Bozukluk,<br />
&#8211; Fobiler,<br />
&#8211; Tikler,<br />
&#8211; Sosyal fobi,<br />
&#8211; Uyku bozuklukları,<br />
&#8211; Çocukluk Şizofrenisi,<br />
&#8211; Panik atak,<br />
&#8211; Konversiyon Bozuklukluğu,<br />
&#8211; Somatizayson Bozukluğu<br />
&#8211; Alkoliz,<br />
&#8211; Yeme bozuklukları,<br />
&#8211; Karşıt Gelme Bozukluğu,<br />
&#8211; Dürtü Kontrol Bozukluğu,<br />
&#8211; Konuşma Bozuklukları<br />
&#8211; Vb.</p>
<p>Bunlar çocuklarda en sık rastlanan ruhsal bozukluklardır. Önemli olan anne babaların çocuklarındaki rahatsızlıklığı kabullenip zaman kaybetmeden pedagog desteği almalarıdır. Pedagog, problemin ne olduğunu, ne yapmak gerektiğini,, başka hangi uzmanlardan destek almanız gerektiği hakkında size ayrıntılı bilgi verecek ve tedavi sürecini başlatacaktır.</p>
<p>Kocaeli Kariyer Polikliniği Kocaeli Merkezli Bir Bireysel Koçluk &#8211; Psikolojik Danışmanlık – Aile Danışmanlığı Merkezi olup, Türkiye’de 14 ilde şubesi ile hizmet vermektedir. Randevu almak için lütfen arayınız.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">İRTİBAT BİLGİSİ</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">SABİT NO   :262/3321841</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">CEP NO       : 530/7997341</span></strong></p>
</div>
</div>
</div>
<p>&nbsp;</p>
<div id="_MiddleLeft2" class="colA">
<div class="dContent">
<div class="share2">
<ul class="share2a">
<li id="facebookPlugin" class="face"></li>
<li id="twitLikeButtons"></li>
<li class="googlep"></li>
</ul>
</div>
</div>
<div id="adhVideo" class="row"></div>
<div id="BlodreadSaver"></div>
<div class="row cats">
<div class="mf1">
<div class="newsd na1"></div>
</div>
</div>
</div>
<div id="_MiddleCenter2" class="colB">
<div class="row wty">
<div class="negiy">
<div class="newsd na1 na2"></div>
</div>
</div>
</div>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://kocaeli.aileevlilikpsikologu.com/psikolog/kocaeli-cocuk-psikologu-merkezi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kocaeli Aile Danışmanlığı Hizmeti</title>
		<link>https://kocaeli.aileevlilikpsikologu.com/psikolog/kocaeli-aile-danismanligi-hizmeti/</link>
		<comments>https://kocaeli.aileevlilikpsikologu.com/psikolog/kocaeli-aile-danismanligi-hizmeti/#comments_reply</comments>
		<pubDate>Thu, 22 Nov 2018 11:33:11 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[Terapi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kocaeli.aileevlilikpsikologu.com/uncategorized/kocaeli-aile-danismanligi-hizmeti/</guid>
		<description><![CDATA[AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKLANLIĞI KOCAELİ AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR İL MÜDÜRLÜĞÜ Kocaeli Aile Danışmanlığı Hizmeti, Kocaeli Aile Danışma Merkezi RANDEVU TELEFONLARI: Sabit: (262) 332 18 41 Cep: 0530 7997341 &#160; Aile danışmanlığı;  Aile Yasası (Family Law Act) çerçevesinde verilen&#8230;]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;">AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKLANLIĞI</h1>
<p style="text-align: center;">KOCAELİ AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR İL MÜDÜRLÜĞÜ</p>
<h2 style="text-align: center;"><span style="font-size: 14pt;"><strong>Kocaeli Aile Danışmanlığı Hizmeti, Kocaeli Aile Danışma Merkezi</strong></span></h2>
<p>RANDEVU TELEFONLARI:</p>
<p>Sabit: (262) 332 18 41<br />
Cep: 0530 7997341</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Aile danışmanlığı;  Aile Yasası (Family Law Act) çerçevesinde verilen danışmanlık hizmetine denir.</p>
<p>Aile danışmanlığı ilk olarak kişiler arasındaki ilişkilerle ilgilidir.</p>
<p>Aile ilişkileri ve bozuklukları bireylerin hem psikolojik ve mental ilişkilerini hem de bunlara bağlı bozuklukların nasıl geliştiğine ve bu bozuklukların içeriğinin toplumda nasıl geliştiğini üzerinde durur.</p>
<p><strong> Aile danışmanı</strong>, ilişkiler açısından sorunları olan insanların, <strong>evlilik, ayrılık ve boşanma sırasında</strong>, <strong>çocuklarla </strong>ve <strong>aile ile ilgili kişisel</strong> veya <strong>kişiler arasındaki sorunların</strong> üstesinden daha rahat bir şekilde gelmelerine yardımcı olmaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong> Aile danışmanlığı</strong>, incinmiş duygular, siz ve eşiniz arasındaki veya ailedeki diğer bir kişi ile olan sorunlar, yeni yaşam düzenlemeleri ve çocukların bakımı ve mali düzenlemeler konusundaki sorunlarla ilgili olabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Aile danışmanlığında kişiler ailede yaşanan bir problemi, kendi bakış açılarından ortaya koyarlarken danışman, kişilerden her birinin;</p>
<ul>
<li>diğerlerini saygı ile dinlemesine,</li>
<li>diğerlerinin bakış açısını da görmesine ve anlamasına,</li>
<li>soruna yönelik olarak konuşmasına,</li>
<li>diğerlerine karşı duygu ve düşüncelerini daha açık bir dille ifade etmelerine,</li>
<li>diğerlerine karşı incitici davranışlarda bulunmamasına,</li>
<li>diğerlerini oldukları gibi kabul etmesine,</li>
<li>diğerlerinden beklentilerini açıkça ifade etmesine yardımcı olur.</li>
</ul>
<p>Aile danışmanlığının (<strong>aile danışmanlık</strong>) inceleme konusu aileyi oluşturan bireyler değil; bireyler arasındaki ilişkinin, iletişimin niteliğidir.<strong> </strong>Aile danışmanı, aile üyelerinin birbirleriyle ilişkilerinde aksayan yönleri ortaya çıkarmaya ve aile üyelerinin de bunu görmesini sağlamaya çalışır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong> Aile Danışmanlığının Hizmet Alanları Nelerdir?</strong></p>
<ul>
<li><strong>Evlilik ve aile danışmanlığı</strong></li>
<li>İletişimsizlik</li>
<li>Huzursuzluk</li>
<li>Hoşgörüsüzlük</li>
<li>Gelecek kaygısı</li>
<li>Cinsel yaşam</li>
<li>Evlilik dışı ilişkiler</li>
<li>Ebeveynlerle sorunlar</li>
<li>Çocuk beklentisi</li>
<li>Kaybetme korkusu</li>
<li>Boşanma süreci</li>
<li>Anne Baba İlişki Problemi</li>
<li>Anne Baba Çocuk İletişim Problemi</li>
<li>Aldatma Problemi</li>
</ul>
<p><strong> Aile danışmanlığı</strong>, bir bütün olarak aile sistemi üzerine odaklandığı için diğer danışmanlık türlerinden farklılaşır. Birey sorunlu olarak tanımlanmaz, bunun yerine aile sisteminin sorunu tespit edilir. Çünkü aile sisteminde ilişkiler fonksiyonelliğini ve bireylerin davranış örüntülerini anlamak için aileye bir bütün olarak bakmak gereklidir. Aile ilişkileri kaçınılmaz olarak hem geçmişle beslenir hemde aile içerisinde etkiletişim biçimi ile kompleks bir yapı gösterir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bireysel terapide sadece “sorunlu” olduğu düşünülen ya da problem yaşayan birey üzerine yoğunlaşılır. Terapi, sorunu olan birey ve terapisti arasındaki etkileşimle yürütülür. Hedef bireyin değişimidir. Bireyin çevresinin değişimi ise bireyin değişimi ile gerçekleşir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Aile danışmanlığında (<strong>aile danışmanlık</strong>) seanslar tek bir bireyle değil, bireyin tüm aile üyeleri ile birlikte yürütülür. Bazı durumlarda çekirdek aile üyeleri ile birlikte aileye etki eden geniş aile üyeleri de (<strong>Örnek:</strong> anneanne, babaanne, dede, teyze, amca vs.) seanslara davet edilir. Bazı durumlarda ise “sorunlu” birey yerine seanslarda ailedeki başka üyeler, çoğunlukla da anne-baba / karı-koca yer alır.</p>
<p>Aile danışmanlığının işlevi; aile içinde yaşanan bireyler arası sorunlar olabileceği gibi, tüm aileyi etkileyen ölüm, kronik hastalık, bir aile bireyinin evden ayrılması gibi konularda aile bireylerine destek vermektir. Aile danışmanlığının belirgin ve açık hedefleri vardır. Amacı; ailenin yaşadığı sorunların çözümünün yanı sıra aile bireylerinin birbirlerini daha iyi anlamalarını, belirgin ve esnek sınırlar çizebilmelerini sağlamayı kolaylaştıracak yeni beceriler kazandırmaktır.</p>
<p>Aile danışmanının yakın hedefi aile iletişimini düzeltmek ve aile içerisindeki çatışmayı azaltmak, final hedefi ise aileyi fonksiyonel hale getirmektir.</p>
<p>Özetle aile danışmanlığı, rahat ve güven verici bir ortam sağlayarak üyelerin hem kendilerini hem de birbirlerini tanımalarına, birbirleriyle açık ve içten bir iletişim kurarak sorunlarına çözüm bulmalarına yardımcı olmaya çalışır.</p>
<p>Kocaeli Kariyer Polikliniği Kocaeli Merkezli Bir Bireysel Koçluk &#8211; Psikolojik Danışmanlık – Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Aile Danışmanlığı Merkezi olup, Türkiye’de 14 ilde şubesi ile hizmet vermektedir. Randevu almak için lütfen arayınız.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://kocaeli.aileevlilikpsikologu.com/psikolog/kocaeli-aile-danismanligi-hizmeti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kocaeli Panik Atak Tedavisi</title>
		<link>https://kocaeli.aileevlilikpsikologu.com/psikolog/kocaeli-panik-atak-tedavisi/</link>
		<comments>https://kocaeli.aileevlilikpsikologu.com/psikolog/kocaeli-panik-atak-tedavisi/#comments_reply</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Nov 2018 17:33:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[Terapi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kocaeli.aileevlilikpsikologu.com/uncategorized/kocaeli-panik-atak-tedavisi/</guid>
		<description><![CDATA[AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞINA BAĞLI KOCAELİ AİLE DANIŞMA MERKEZİ Kocaeli Panik Atak Tedavisi Kocaeli Anksiyete bozuklukları genel popülasyondaen sık görülen ruhsal bozukluklardandır. Bunlar, temel sorunun patolojik anksiyete olduğu ve bunun sonucunda düşünce, davranış ve fizyolojik aktivitelerin de etkilendiği bir&#8230;]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;">AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞINA BAĞLI</h1>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #0000ff;">KOCAELİ AİLE DANIŞMA MERKEZİ</span></strong></p>
<h1 style="text-align: center;"><span style="font-size: 14pt;"><strong>Kocaeli Panik A</strong></span><span style="font-size: 14pt;"><strong>tak Tedavisi</strong></span></h1>
<p><strong>Kocaeli Anksiyete bozuklukları genel popülasyondaen sık görülen ruhsal bozukluklardandır.<br />
Bunlar, temel sorunun patolojik anksiyete olduğu ve bunun sonucunda düşünce,<br />
davranış ve fizyolojik aktivitelerin de etkilendiği bir grup rahatsızlıktır. Agorafobili<br />
ya da agorafobisiz panik bozukluğu (panik atağı ya da panik atak), yaygın anksiyete<br />
bozukluğu, sosyal anksiyete bozukluğu (sosyal fobi), obsesif kompulsif bozukluk ve<br />
posttravmatik stres bozukluğu, bu grubu oluşturan hastalıklardır.</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">RANDEVU TELEFONLARI:</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Sabit: (262) 332 18 41</span></strong><br />
<strong><span style="color: #ff0000;">Cep: 0530 7997341</span></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Sadece <strong>panik atak</strong>larla devam eden hastalığa <strong>panik bozukluk</strong> deniyor.<strong> Panik bozuklukta</strong>; iyi hissedilen zamanlarda, <strong>tekrar panik atak</strong> gelecek korkusu yoğun olarak yaşanıyor.</p>
<p>Bu durumdaki kişiler için panik atakların hayatın önemli bir parçası olduğunu belirten</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Psikoterapist Hocamız</strong>, panik atak esnasında kişinin yaşadığı sorunları şöyle aktarıyor:</p>
<p>&#8216;Şiddetli kalp çarpıntısı, nefes almada güçlük, boğulma hissi, terleme, titreme, uyuşma, nefesinden kesilme hissi yaşar. Bunun dışında delirme korkusu, kontrolünü yitirme duygusu meydana gelir. Bayılma hissi, etrafın yabancılaşması ve kendine yabancılaşma olabilir. Bunlar kişiyi dehşete düşürür, çaresiz bırakır. Tedavi için kişi, birçok defa acil servise başvurur. En son olarak psikiyatriste gelir. Hastalar için en zor olan, ilaçları kullanma kısmıdır. İlaçların da panik atak oluşturma ihtimalini düşünerek, ilaç kullanmak istemezler.”</p>
<p><strong>KOCAELİ PANİK ATAKTA SIK GÖRÜLEN BELİRTİLER</strong></p>
<p><strong>Otonom </strong>                                 Terleme, titreme, sıcak basması<br />
<strong>Kardiyopulmoner</strong>             Göğüs ağrısı, çarpıntı, nefes darlığı ,taşikardi<br />
<strong>Gastrointestinal </strong>                Boğazı düğümlenmiş gibi hissetme, yutkunamama, bulantı<br />
<strong>Nörolojik</strong>                               Baş dönmesi, paresteziler, tremor<br />
<strong>Psikiyatrik</strong>                            Depersonalizasyon, derealizasyon, yoğun korku ve endişe</p>
<p><strong>KOCAELİ DSM IV’ E GÖRE AGORAFOBİLİ PANİK  BOZUKLUĞU  TANI ÖLÇÜTLERİ</strong><br />
<span style="color: #0000ff;">A</span>&#8211; 1 ve 2 birlikte bulunmalı:<br />
1- Beklenmeyen yineleyici panik atakları<br />
2- Aşağıdaki durumlardan en az birinin, herhangi bir atağın sonrasında en az bir ay süreyle görülmüş olması:<br />
a) Sürekli olarak yeni atak geçireceği korkusu duymak,<br />
b) Ataklar sırasında ya da sonucunda kontrolünü kaybedeceği, kalp krizi geçireceği,delireceği gibi endişeler taşımak,<br />
c) Ataklarla ilişkili olarak belirgin davranış değişiklikleri oluşması,<br />
<span style="color: #0000ff;">B</span>&#8211; Agorafobi bulunması<br />
<span style="color: #0000ff;">C</span>&#8211; Panik atakların bir ilaç, madde ya da tedavinin direkt fizyolojik etkisi ya da bir başka hastalğın (hipertiroidi gibi)<br />
sonucunda oluşmamış olması<br />
<span style="color: #0000ff;">D</span>&#8211; Panik atakların, sosyal fobi (örneğin korku oluşturan sosyal olaylarla karşılaşınca), spesifik fobi (örneğin spesifik bir fobik duruma maruz kalınca), obsesif kompulsif bozukluk (örneğin kontamine olma obsesyonu olan bir kişinin<br />
kirlenmesi durumunda), posttravmatik stres bozukluğu (örneğin aşırı stres oluşturan bir uyarıya karşı yanıt olarak) yada ayrılık anksiyetesi (evden ya da yakınlarından ayrılmaya yanıt olarak) gibi başka bir mental bozukluk nedeniyle<br />
oluşmamış olması</p>
<p><strong>KOCAELİ PANİK ATAK NÖBETLERİ</strong></p>
<p>Panik atak, görünürde açık bir tetikleyici olmadan, aniden ve hiçbir uyarı vermeden ortaya çıkabilir. Bir panik atak nöbetinin insan yaşamındaki en endişe verici, en korkutucu ve en sıkıntılı deneyimlerden biri olduğu söylenir. Tam olarak nedeni açıklanamamakla birlikte, kadınlarda erkeklere oranla   daha çok rastlanır.</p>
<p>Nöbet ortalama 15 saniye sürse de, kişiyi 10-30 dakika arasında etkiler. Saatler boyu etkisini gösteren panik ataklar da vardır.</p>
<p>Krizler, çoğunlukla açık alan ve tehlikeli bir durumdan kaçamama korkularıyla ilişkilendirilir. Hastaların çoğu, kendilerini kapana kısılmış gibi hissettiklerini belirtir. Pek çok kişi yaşamı boyunca 1-2 kez panik atak geçirir.</p>
<p>Araştırmalar, bu rahatsızlığa yakalanan kişilerin çoğunluğunun zeki, mesleklerinde başarılı, iş-güç sahibi, hassas, kendilerine ve çevrelerine önem veren tipler olduğunu gösteriyor.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>Başka hastalıklarla karışabilir</strong></span></p>
<p>Bazı hastalıklar veya durumlar, kişilerin panik atak geçirdiğini düşünmesine neden olacak belirtilerin benzerlerini ortaya çıkarabilir. Bunlar;</p>
<p>Hipoglisemi: Vücut için temel enerji kaynağı kan şekerinde düşüş anlamına gelir. Bu durumun beyne etkisi sonucu, kaygı ve  panik atak belirtileri görülebilir. Yoğun endişe, korku, terleme, kontrol kaybı ve kafa karışıklığı bu belirtiler arasındadır.</p>
<p>Hipertiroidi: Bu sorunda, vücut normalden fazla tiroksin hormonu salgılar. Metabolizmayı hızlandıran bu hormon, kaygı ve panik atak belirtilerine yol açabilir.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>Farklı tedavi seçenekleri</strong></span></p>
<p>Panik atak probleminde en önemli unsurlardan biri, doğru tedaviye zamanında başlayabilmektir. Panik atak yaşayan pek çok kişi hastalığın; kalp çarpıntısı, nefes darlığı ve titreme gibi fiziksel belirtilerinin yoğunluğundan ötürü ilk etapta fiziksel bir sorunu olduğunu düşünür.</p>
<p>Hastalar kalp, beyin veya vücutlarının başka bir yerinde rahatsızlık olduğunu düşünür ve bu alandaki doktorlara gider.  İyi oldukları söylense bile, inanmazlar. Durumun psikolojik olduğuna inanıp, tedaviye başlarlarsa, süreç o kadar başarılı ve hızlı olur.</p>
<p>Uzun soluklu olan panik atak tedavisinde, ilaçlar iki hafta sonrasında etkisini göstermeye başlar. Hastaların tedaviyi, iyileştiklerini düşünerek yarım bırakmamaları da önemli.</p>
<p>Ağır vakalarda, ilaç tedavisinin yanı sıra psikolojik destek ve psikoterapi de uygulanabilir. Psikoterapi, panik atağa neden olan etkenlerin telkin yoluyla ortadan kaldırılması esasına dayanır. Hastaya panik atakla baş etme mekanizmaları öğretilir. Atağı yatıştıracak nefes alıp verme teknikleri gösterilir.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Bu belirtilere dikkat!</strong></span></p>
<p>Çarpıntı, kalp atımlarını duyumsama</p>
<p>Terleme</p>
<p>Titreme ya da sarsılma</p>
<p>Nefes darlığı veya  boğuluyor gibi olma</p>
<p>Soluğun kesilmesi</p>
<p>Göğüs ağrısı ve  göğüste sıkıntı</p>
<p>Bulantı ya da karın ağrısı</p>
<p>Baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecekmiş ve  bayılacakmış gibi olma</p>
<p>Kendini veya  çevresindekileri değişmiş, tuhaf ve farklı hissetme</p>
<p>Kontrolünü kaybedeceği ve  çıldıracağı korkusu</p>
<p>Ölüm korkusu</p>
<p>Uyuşma ve karıncalanma duygusu</p>
<p>Üşüme, ürperme ve ateş basması</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>Kimler daha yatkın?</strong></span></p>
<p>Birinci derece akrabalarında panik veya anksiyete bozukluğu olanlar</p>
<p>Kaygılı kişilik yapısına sahip kişiler</p>
<p>Telaşlı, tez canlı, aceleci ve mükemmeliyetçi insanlar</p>
<p>Geçmişinde panik bozukluk veya anksiyete bozuklukları bulunanlar</p>
<p>lSürekli baskı altında hissedenler</p>
<p>lAşırı hırslı, başarı odaklı insanlar</p>
<p>Alkol veya madde bağımlılığı olanlar</p>
<p>Cinsel problemleri olan, cinselliğini baskılayan kişiler</p>
<p>Şüpheci, kaygılı, endişeli insanlar</p>
<p><strong>KOCAELİ PANİK ATAK TEDAVİSİNDE ETKİLİ OLAN 6 YAKLAŞIM</strong></p>
<p>Panik bozukluk tedavisinde yüzde 70 oranında başarılar sağlandığını dile getiren Üney, tedavi yöntemleri hakkında şunları söyledi:</p>
<p><strong>İlaç Tedavisi:</strong> Bir kısım panik bozukluk hastası için ilaç kullanmak zorunludur. İlaçlarla ilgili, birçok yanlış bilgi vardır. Hepsinin bağımlılık yaratacağı düşünülür. Oysaki az bir kısım ilaçta bağımlılık riski vardır. İlaçların panik atakları artırma riski yoktur. Sadece ilaçların etkisi 2-3 haftadan erken başlamadığı için; bu dönemde kişi, gene panik ataklar yaşayabilmektedirler.</p>
<p><strong>Psikoterapi:</strong> Panik bozukluk hastalarında uygulanan psikoterapi (konuşma tedavisi) oldukça faydalı olabilmektedir. Bir kısım psikoterapilerde, psikoterapist hastaya ödevler verebilir.</p>
<p><strong>Nefes egzersizleri:</strong> Panik ataklar esnasında nefes egzersizleri oldukça etkindir. Ancak daha önce hiçbir egzersiz yapmamış, sadece atak esnasında yaparsa çoğunlukla başarısız olur. Bu nedenle atak dışında da egzersiz yapılmalıdır. Nefes egzersizinde kişi derin nefes alıp içinde 5 saniye tutup tüm nefesini boşaltır. Nefes burundan alınıp ağızdan verilir. En az 10 kez yapılır.</p>
<p><strong>Bilgilenmek:</strong> Kişiye panik atağın ne olduğu öğretilir. Bu atakların ona zarar vermeyeceği, ölmeyeceği, çıldırmayacağı ya da kontrolü kaybetmeyeceği anlatılır. Bunun yanında; tedavinin başlarında, her şeye rağmen panik ataklar gelebileceği konusunda bilgi verilir.</p>
<p><strong>Alkol ve uyuşturucu maddelerden uzak durmak:</strong> Bir kısım hastanın panik atağı, uyuşturucu kullanırken oluşmakta ya da artmaktadır. Bu nedenle uyuşturucu kullanmak panik atakları artırır. Alkol kullanımı sonrasında; özellikle bir gün sonra, kişide panik atak oluşabilir.</p>
<p><strong>Fiziksel egzersiz:</strong> Haftada 5 gün, en az 30 dakika orta şiddette egzersiz (koşma, bisiklete binme, yüzme) faydalı olmaktadır. Orta şiddette egzersiz; nabzın 120’nin üzerine çıkması gereken egzersizlerdir. En az 10 hafta, bu egzersiz yapılmalıdır.</p>
<p><strong> KOCAELİ PANİK ATAK ANINDA NE YAPMALI?</strong></p>
<ol>
<li><span style="color: #0000ff;"><strong>Anksiyete krizinin başladığını hissettiğinizd</strong></span><strong><span style="color: #0000ff;">e.</span> </strong>Etrafınıza bakın ve gördüğünüz üç şeyin ismini söyleyin. Ardından duyduğunuz üç sesi söyleyin. Son olarak vücudunuzdaki üç bölümü; bileklerinizi, parmaklarınızı ve kolunuzu oynatın. Bir anksiyete krizinin başladığını hissettiğiniz anda bu kuralı uygulamanız zihninizde ışık hızıyla dönen kaygılı düşüncelerden kurtulmanıza ve sakinleşmenize yardımcı olacaktır.</li>
</ol>
<ol start="2">
<li><span style="color: #0000ff;"><strong> Ayağa kalkın ve vücudunuzu dik tutun.</strong></span></li>
</ol>
<p>Kaygılı ya da korkmuş olduğumuz zamanlarda bilinç altından gelen bir motivasyonla öne eğilerek kalbimizin ve akciğerlerimizin bulunduğu vücudumuzun üst kısmını korumaya çalışırız. Bu doğal reaksiyona anlık bir çözüm olarak omuzlarınızı geriye atın ve vücudunuz dik bir şekilde ayağa kalkın. Böylece vücudunuza her şeyin normal olduğu mesajını vererek sakinleşmenize yardımcı olabilirsiniz.</p>
<ol start="3">
<li><span style="color: #0000ff;"><strong> İçinde bulunduğunuz an’a odaklanın.</strong></span></li>
</ol>
<p>Anksiyete geleceğe odaklı bir zihin durumudur. Biraz sonra olacaklar hakkında kaygılanmak yerine kendinizi şu an’a odaklayın. Kendinize “Şu anda tam olarak ne oluyor?”, “Güvende miyim?”, “Şu anda yapmam gereken bir şey var mı?” diye sorun. Kaygılanmanıza neden olacak bir şey olmadığını kendinize bilinçli olarak hatırlatın. Gerekirse günün farklı bir saatinde kaygılarınızı yeniden değerlendirmek için kendinizden bir “randevu” alın. Böylece aklınızda dolaşan, olma ihtimali uzak senaryoları belirli bir saat dilimine yönlendirip sakin bir şekilde gününüze devam edebilirsiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="4">
<li><span style="color: #0000ff;"><strong> Derin nefes alıp verin.</strong></span></li>
</ol>
<p>Derin nefes alıp vermek sakinleşmenize yardımcı olur. Farklı egzersizlerde olduğu gibi belirli bir sayıda nefes alıp vermeye odaklanarak kaygılanmanıza gerek yok, alıp verdiğiniz nefeslerin derin ve eşit olması yeterli. Böylece sakinleşerek yeniden odaklanmayı sağlayabilirsiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="5">
<li><strong><span style="color: #0000ff;"> Yaşadıklarınızı yeniden isimlendirin</span>.</strong></li>
</ol>
<p>Panik ataklar, kendinizi sanki bir kalp krizi geçiriyormuşsunuz, ölecekmişsiniz gibi hissetmenize neden olabilir. Böyle anlarda kendinize yaşadığınız şeyin bir panik atak olduğunu, bunun aslında zararsız ve geçici bir durum olduğunu ve yapmanız gereken hiçbir şey olmadığını hatırlatın. Yaşadığınız fiziksel belirtilerin yaklaşan ölümün habercisi değil, sizi hayatta tutan savaş &amp; kaç mekanizmasının belirtileri olduğunu tekrarlayın. Panik ataklar hakkında daha detaylı bilgi sahibi olmak isterseniz Panik atak ile nasıl savaşabiliriz? adlı blog yazımızı da okumanızı öneririz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="6">
<li><span style="color: #0000ff;"><strong> Düşüncelerinizin doğruluğunu yeniden kontrol edin.</strong></span></li>
</ol>
<p>Anksiyete yaşayan kişiler genellikle olabilecek en kötü olasılığa odaklandıkları için kendilerini muazzam bir kaygı içinde bulurlar. Bu düşüncelerinizin ne kadar gerçekçi olduğunu yeniden değerlendirin. Örneğin iş yerinde yapmanız gereken bir sunum sizde anksiyeteye neden oluyorsa başarısız olacağınızı değil bu sunuma hazırlıklı olduğunuzu, bazı şeyler kötü gitse de sonunda başarılı olacağınızı düşünün. Korkularınızı yeniden değerlendirmek beyninizi kaygı verici düşüncelere karşı eğitebilmenize yardımcı olur. Daha fazla ipucu için <strong>iş yerinde <a href="http://www.kocaeliailedanismanligi.com">panik atak krizi</a> ile başa çıkmanın yolları</strong> yazımıza göz atabilirsiniz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="7">
<li><span style="color: #0000ff;"><strong> Kendinizi meşgul edin.</strong></span></li>
</ol>
<p>Ayağa kalkın, küçük bir yürüyüşe çıkın ya da o anda dikkatinizi dağıtmanızı sağlayacak fiziksel bir şey ile meşgul olun. Zihninizi öğrendiği kaygılı düşünce kalıplardan uzaklaştırmanız kontrolü yeniden elinize almanızı sağlayacaktır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="8">
<li><strong><span style="color: #0000ff;"> Krizin başlayacağını hissettiğiniz anda şekerden uzak durun</span>.</strong></li>
</ol>
<p>Her ne kadar stresli olduğumuz zamanlarda bir parça çikolataya uzanmak birçoğumuzun aklına gelen ilk şey olsa da araştırmalar fazla şeker tüketiminin anksiyeteyi kötü etkilediğini gösteriyor. Bir anksiyete atağının başladığını hissettiğiniz zamanlarda şekerli gıdalara yönelmek yerine bir bardak su için ya da protein oranı yüksek besinler tüketin. Proteinli besinlerin sindirimi daha yavaş olacağı için vücudunuz buradan gelen enerjiyi kendisini toplarken kullanabilecektir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="9">
<li><span style="color: #0000ff;"><strong> Yakınlarınızı arayarak ikinci bir fikir alın.</strong></span></li>
</ol>
<p>Yakın bir arkadaşınızı ya da ailenizden birini arayarak aklınızdan geçen kaygılı düşünceleri onlarla da paylaşın. Düşüncelerinizi sesli bir şekilde başka birine söylemeniz, bu düşüncelere sizin de yeni bir bakış açısıyla bakmanıza yardımcı olacaktır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<ol start="10">
<li><strong><span style="color: #0000ff;"> Komik bir video seyredin</span>.</strong></li>
</ol>
<p>Araştırmalar, gülmenin psikolojik ve fiziksel sağlığımız için birçok pozitif etkisinin yanında anksiyeteyi azaltmakta da etkili olduğunu gösteriyor. Anksiyete atağının başladığını hissettiğiniz zamanlarda dikkatinizi kaygılı düşüncelerden komik bir videoyla uzaklaştırmak hem rahatlamanıza hem de gülümsemenize yardımcı olacaktır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kocaeli Kariyer Polikliniği Kocaeli Merkezli Bir Bireysel Koçluk &#8211; Psikolojik Danışmanlık – Aile Danışmanlığı Merkezi olup, Türkiye’de 14 ilde şubesi ile hizmet vermektedir. Randevu almak için lütfen arayınız.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">RANDEVU TELEFONLARI:</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Sabit: (262) 332 18 41</span></strong><br />
<strong><span style="color: #ff0000;">Cep: 0530 7997341</span></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://kocaeli.aileevlilikpsikologu.com/psikolog/kocaeli-panik-atak-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kocaeli Vajinusmus Tedavi Merkezi</title>
		<link>https://kocaeli.aileevlilikpsikologu.com/psikolog/kocaeli-vajinusmus-tedavi-merkezi/</link>
		<comments>https://kocaeli.aileevlilikpsikologu.com/psikolog/kocaeli-vajinusmus-tedavi-merkezi/#comments_reply</comments>
		<pubDate>Tue, 20 Nov 2018 17:33:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[Terapi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kocaeli.aileevlilikpsikologu.com/uncategorized/kocaeli-vajinusmus-tedavi-merkezi/</guid>
		<description><![CDATA[AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞINA BAĞLI KOCAELİ AİLE DANIŞMA MERKEZİ Kocaeli Vajinusmus Tedavi Merkezi &#160; Ülkemizde her 10 kadından biri vajinismus problemiyle karşı karşıya kalmış durumda. Ancak vajinismus hastalığı başlarda pek belirti vermeyebilir ve ilerleyen zamanlarda kadınların cinsel ilişkiden haz almamasına neden&#8230;]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h1></h1>
<h1 style="text-align: center;">AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞINA BAĞLI</h1>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #0000ff;">KOCAELİ AİLE DANIŞMA MERKEZİ</span></strong></p>
<h1></h1>
<h1 style="text-align: center;"><span style="font-size: 14pt;"><strong>Kocaeli Vajinusmus Tedavi Merkezi</strong></span></h1>
<p>&nbsp;</p>
<p>Ülkemizde her 10 kadından biri vajinismus problemiyle karşı karşıya kalmış durumda. Ancak vajinismus hastalığı başlarda pek belirti vermeyebilir ve ilerleyen zamanlarda kadınların cinsel ilişkiden haz almamasına neden olabilir. Bu nedenden dolayı ilk olarak vajinismus nedir, vajinismus belirtileri nelerdir sorusunun cevabını vermek gerekir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">RANDEVU TELEFONLARI:</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Sabit: (262) 332 18 41</span></strong><br />
<strong><span style="color: #ff0000;">Cep: 0530 7997341</span></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Cinsel ilişki, kadın ve erkek arasında gerçekleşen bu bireylerin cinsel organlarının birleşmesi sonucunda gerçekleştirilen bir eylemdir. Bu eylem aynı zamanda kadın ve erkeğin birkşiklte üremesi içinde gerekli olan gayet doğal bir eylem olarak gerçekleştirilir. Cinsel ilişki eylemini gerçekleştirirken erkeğin ve kadının haz alması ikili ilişkinin, özellikle evliliklerin daha mutlu geçmesi için oldukça gereklidir.</p>
<p>Ancak kadında veya erkekte gerçekleşen bir takım problemler cinsel ilişkide hazzı geri plana atabilir. Özellikle kadınlarda meydana gelen vajinismus hastalığı cinsel ilişki sırasında kadının duvar gibi hissetmesine neden olabilir. Vajinismus hastalığı belirtileri başta kadınlar tarafından fark edilemeyebilir. Bu nedenle ilk olarak vajinismus nedir, sorusunu cevaplamakta fayda görüyoruz.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>Kocaeli Vajinismus Tedavi Merkezi Varmıdır? Vajinusmus nedir?</strong></span></p>
<p>Kocaeli&#8217;de Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığına Bağlı, Özel Kocaeli Aile Danışma Merkezinde Vajinusmus Probleminin ilaçsız Tedavisi yapılmaktadır.</p>
<p>Vajinismus hastalığı cinsel ilişki sırasında kadının istemsizce kasılarak cinsel ilişkiyi neredeyse imkansız hale getirmesi durumudur.  Vajinismus hastalığında kadınlar panteriyle cinsel birliktelik yaşayamazlar.</p>
<p>Vajinismus hastalığında cinsel bir birliktelik gerçekleşe bile kadın ilişkiden hiçbir şekilde keyif almaz, aksine acı hisseder.</p>
<p>Vajinismus hastalığı her bireyde farklı şekillerde kendini gösterebilir. Vajinismusun genel olarak belirtilerini şu şekilde sıralayabiliriz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>Kocaeli Vajinismus belirtileri nelerdir</strong><strong>?</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Cinsellikten korkmak</strong></span></p>
<p>Cinsel ilişkiden çok fazla korkma hiçbir şekilde cinsel birlikteliği deneyememe durumu.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Ağrılı cinsellik </strong></span></p>
<p>Cinsel birleşmenin ağrılı ve zor bir şekilde gerçekleşmesi…</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Penisin vajinaya girememesi </strong></span></p>
<p>Kadının kendini kasması sonucu, penisin vajinaya sadece bir kısmının girebilmesi durumu.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Jinekolog</strong><strong> korkusu</strong></span></p>
<p>Seks pozisyonlarını deneyememek<br />
Cinsel ilişki sırasında değişik pozisyonlar deneyememek.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Bacakların açılmaması </strong></span></p>
<p>Cinsel ilişki sırasında bacakların açılmaması durumu…</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>Vajinismus neden olur?</strong></span><br />
Vajinismus hastalığının tıbbı bir nedeni bulunmamaktadır. Kadının cinselliğe sıcak bakmaması durumu olan vajinismus hastalığı, genelde psikolojik olarak anlamlandırılmaktadır.  Kadınların geçmiş yıllarda yaşamış olduğu taciz vakaları, veya cinsellikle alakalı kafasında oluşturduğu olumsuz düşünceler vajinismus hastalığına neden olabilecek etkenler arasında görülmektedir.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>Vajinismus tedavisi nasıl yapılır?</strong></span></p>
<p>Vajinismus hastalığının tedavi süreci basit olmakla beraber, hastanın şikeyetlerine odaklı olarak yapılmaktadır.  Vajinismus hastalığının en önemli tedavi süreci vajinismus egzersizleridir. Vajinismus egzersizleri bu tedaviyi en olumlu şekilde etkileyecek yöntemler arasında yer almaktadır.<br />
Bazı hastalarda psikolojik olarak ilerleyen tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Genellikle hastanın geçmişine inilir ve cinsellikle alakalı yaşamış olduğu sorunlar araştırılmaya çalışılır.</p>
<p>Kimi hastalara ise kombin dediğimiz her sistemden içeren tedavi yöntemleri birleştirilerek uygulanabilir. Sonuçta seçilecek tedavi yöntemi hastaya uygun şekilde seçilir ve hastanın sıkıntılandığı, rahatsızlık duyduğu yapmaktan korktuğu şeyler istenilmez. Tamamen kişiye duygularını kontrol etme becerisi öğretilir.</p>
<p>Vajinismus hastalığını tedavi eden en etkili yöntem, vajinismus egzersizleridir. Vajinismus egzersizlerini evinizde kendiniz kolayca yapabilir, kendi kendinizi tedavi edebilirsiniz.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>İşte vajinismus egzersizleri…</strong></span><br />
Vajinismus egzersizlerinin en öenmli özelliği kişinin rahatlamasını sağlamaktır. Bu nedenle egzersizlere başlamadan önce iljk olarak rahatlamanızı öneririz. Bunun içinde vermiş olduğumuz nefes tekniğini uygulayabilirsiniz.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Nefes tekniği </strong></span></p>
<p>Derin ve doğru nefes tekniklerini kullanmak büyük oranda rahatlamanızı sağlayacaktır. Doğru soluk alıp verme tekniği için; nefesinizi burundan derin bir şekilde alıp daha sonra ağzınızdan yavaş yavaş verin, içinizde uzun süre nefesinizi tutmayın, nefesi veriş sürenizin alış sürenize göre yaklaşık iki kat daha uzun olmasına dikkat edin. Nefes alırken karnınızın şişmesini sağlayın, göğsünüzün değil. Her nefes alış verişinizde tüm vücudunuzu, kaslarınızı rahatlatın ve gevşetin.</p>
<p>Nefes egzersizlerini doğru şekilde yapmak psikolojik olarak rahatlamanızı sağlayacaktır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Aynalı egzersizler </strong></span><br />
Dokunmadığımız ve görmediğimiz bir organdan korkmamız çok normal. Vajinismus hastalığını yenebilmek için ilk olarak vajinayı tanımanız gerekir.  Elinize bir el aynası alarak vajinayı inceleyebilir, vajinanın dudak kısımlarını iki elinizde açarak vajina kanallarına bakabilirsiniz.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Genital masaj </strong></span><br />
Ayna ile incelemiş olduğunuz cinsel organınıza dokunmaktan asla vazgeçmeyin. Sırt üstü yatar bir pozisyonda yatarak, masaj yağı ile vajinanıza ufak dokunuşlarla masaj yapabilirsiniz.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Parmak egzersizleri</span> </strong><br />
Vajinismus tedavisinde parmak egzersizlerini de deneyebilirsiniz. Parmak egzersizleri vajinismus olan kadınlara pek çekici gelmese de bu yöntem oldukça etkili olarak bilinir. Parmağınızı vajinanızın içerisine sokarak vajinayı kasıp bırakabilirsiniz. Bu şekilde vajinanın kasılma gücünü de test  etmiş olursunuz</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Kocaeli Vajinismus Tedavisi 5 Aşamalı Hızlı Çözüm</span></h2>
<p>Bloğun bu sayfasında uyguladığım 5 aşamalı vajinismus tedavisi tekniğimi detaylıca anlatacağım ayrıca tedavi süreci ve vajinismus fiyatı hakkında genel bilgi sağlayacağım. Kalıcı kısa sürede çözüm için öncelikle rahatsızlığı tanımak, vajinismus problemiyle yüzleşmek gerek bu sebeple vajinismus nedir bağlantısı üzerinden detaylı bilgi alabilirsiniz.</p>
<p>Öncelikle şunu bilmeni isterim vajinismus tedavisinde 5 aşamalı olarak çözüm sağlanabilen çoğunlukla psikolojik kökenli rahatsızlıktır.</p>
<p>Vajinismus hastalığı oluşumunda olumsuz düşüncelerin olabilir, geçmişte kötü olaylara maruz kalmış olabilirsin.</p>
<p>Vajinismus problemi için geçmiş dönem olumsuz olaylar ve düşüncelerini düzeltebilmen konusunda sana yardımcı olacağım.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>Kullanılan Vajinismus Tedavi Yöntemleri</strong></span></p>
<p>Psikolog, psikiyatr ve jinekologlar aşağıdaki teknikleri kullanabilir.</p>
<ul>
<li>Kızlık zarının alınması</li>
<li>Psikoterapi</li>
<li>Kegel egzersizleri</li>
<li>Solunum egzersizleri</li>
<li>Gevşeme egzersizleri</li>
<li>Dilatörler</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>Vajinismus Tedavisi Nasıl Yapılır?</strong></span></p>
<p>Şimdi sana nasıl kalıcı vajinismus tedavisi uyguladığımı anlatacağım.</p>
<p><strong>5 Aşamalı Vajinismus Çözümü (Parmak Egzersizi Yok)</strong></p>
<p><strong>Kocaeli</strong> psikolojik terapi merkezleri ile size hizmet vermekteyim.</p>
<p>Merkezimize gelen vajinismus danışanlara beş aşamada kişiye özel ve çifte özel terapi uygulayarak sonuca ulaştırıyoruz.</p>
<p>Merak etmeyin merkezde hiçbir şekilde cinsel birleşme veya başka bir şey istemiyoruz.</p>
<p>Kişiye özel ve çifte özel bilgilendirme ve terapi yaparak ev ödevi şeklinde, kendi güvenli alanınızda ve kendiniz cinsel birleşmeye hazır olunca çift olarak beraber yapıyorsunuz.</p>
<p>Tedavide uygulanan beş aşama aşağıdaki gibidir.</p>
<ul>
<li>Aşama -1 : Çift veya Kişiye özel problem tespit</li>
<li>Aşama -2: Kişiye özel bilinç altı yapılandırma</li>
<li>Aşama -3: Çift ve kişiye özel tedavi</li>
<li>Aşama -4: Çift ve kişiye özel psikolojik danışmanlık</li>
<li>Aşama -5: Çift uyumu ve mutlu evlilik hayatı</li>
</ul>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>1-  Kocaeli Çift ve Kişiye Özel Vajinismus Tedavisi Tespiti</strong></span></p>
<p>Sonumut <strong>vajinismus tedavi merkezi</strong> kadın ve çifte özel terapi uygulanmaktadır. Okuduğunuz makale, kitap ve konuştuğunuz diğer meslektaşlarımızda hep standart gibi düşünebilirsiniz.</p>
<p>Ancak sorun kadın temelli düşünülse de kimi zaman erkekteki ereksiyon sorunları, erken boşalma, anlayışsız, aceleci eş probleminden dolayı erkek danışana  özel terapi uygulanıp sorunun üstesinden gelinebiliyor.</p>
<p>Vajinismus tedavisi sürecinde öncelikle sorunun kaynağını tespit ediyoruz, yani sorununu oluşturan durum erkekten mi, kadından mı kaynaklanıyor. Kadın veya erkekten hangisinde durum var ise onun üzerinde çocukluk, gençlik, yetişkinlik dönemi, aile yapısı, sosyal çevresi üzerinde karşılıklı etkileşim halinde konuşarak, sorunu oluşturan duygu, düşünce, olayı tespit ediyoruz.</p>
<p>Vajinismus türleri bağlantısını tıklayarak, seviyelerindeki açıklamalara göre kendi türünüzü ve seviyenizi tespit edebilirsiniz ancak türleri, seviyeleri kliniğine geldiğinizde detaylıca tekrar değerlendirilecektir.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>2-Kocaeli  Çift ve Kişiye Özel Bilinç Altı Yapılandırma</strong></span></p>
<p><strong>İlişkiye girememe tedavisi</strong> sürecinde problem tespiti yapılarak kadın ve erkek&#8217;te duruma neden olan çocukluk, gençlik dönemindeki olumsuz ve kötü düşünceleri bilinç altı yapılandırma tekniğimiz ile farkında olmanızı ve olumsuz düşüncelerden bilinç altı yapılandırmayla sizi kalıcı olarak kurtarıyoruz.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>3- Kocaeli Çift ve Kişiye Özel Vajinismus Tedavisi</strong></span></p>
<p>İlişkiye girememe hastalığının farkında olan kadın ve erkek çifte öncelikle bilgilendiriyor devamında ev ödevleri ile sorun yaşayan çiftlerimizi mutlu birlikteliğe cinsel ilişkiye girememe tedavisiyle hazırlıyoruz.,                                            <strong><span style="color: #ff0000;">Kocaeli Kadına Özel Vajinismus Tedavisi</span></strong></p>
<p>Vajinismus tedavisinin en başında sorun tespiti yaptığımız kadın geçmiş yaşamındaki olumsuz duygu, düşünce, kötü olaylar sonucu bedenine küsmüş, cinselliği ayıp, günah ve vajeni temiz veya pis olarak tanımladığından vücudu ile ilgili bilgi eksikliği yaşıyor olabilir.</p>
<p>Bu durumda olan kadınlara <strong>vajinismus tedavisi</strong> sürecinde özel vücut, vajen bölgesi hakkında tanıma terapileri veriyoruz. Ağır vakalarda öncelikle kadının kendi bedenini fark etmesini, sonra eşinin bedenini fark etmesini, haz duygularının artırmasını sağlıyor, eşiyle uyum içinde birleşmelerini sağlıyoruz.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Kocaeli Erkeğe Özel Vajinismus Tedavisi</strong></span></p>
<p>Teşhisi konulan erkek eş sorununa ise erkekteki problemin geçmiş yaşam hikayesine göre çocukluk, gençlik, yetişkinlik dönemindeki olumsuz düşünceleri bilinç altı yapılandırma tekniği ile hasarlı bölgeyi onarıp <strong>ereksiyon sorunu</strong> veya <strong>erken boşalma</strong> gibi durumlar için terapiler uyguluyoruz.</p>
<p>Merkezimizde erkek danışana, eşi için nasıl davranacağı, problemi aşmada erkek olarak ona eşi ile birlik yapacağı pratik bilgileri veriyoruz.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>4- Çift ve Kişiye Özel Vajinismus Tedavisi Psikolojik Danışmanlık</strong></span></p>
<p><strong>Cinsel ilişkiye giremeyen çiftler</strong> de ilerleyen süreçlerinde görülmeyen ve sonradan ortaya çıkan yeni durumlar oluşabilir bu durumlarda telefon, e-posta, <strong>vajinismus facebook</strong> sayfamız üzerinden veya Üsküdar, Pendik ve İzmit <strong>vajinismus merkezleri</strong> aracılığıyla randevu alıp gelerek yeni durum hakkında psikolojik terapi veriyoruz.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>5- Çift Uyumu ve Mutlu Evlilik</strong></span></p>
<p><strong>Eşiyle tam ilişkiye giremeyen çiftler</strong> de tek sefer birleşmenin olması çoğu zaman başarı değildir. Bizim tarafımızdan önemli olan çiftlerin uyum içinde ortak hazzı alarak cinselliği yaşamalarıdır.</p>
<p>Bu sebepten ilk cinsel birleşme deneyimini yaşadıktan sonra ilerleyen günlerde yaşadığı sorunlar, problemlerle ilgili danışmanlık hizmeti vermekteyiz.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>Kocaeli Cinsel Oyun Temelli ve Çift Haz Uyumlu Vajinismus Tedavisi</strong></span></p>
<p>Çiftler arasında en hızlı şekilde hastalığı aşmaları için klinik yerlerimizde psikoterapiyle, cinsel oyun terapilerini çiftlere öğretiyoruz.</p>
<p>Bu oyun terapilerini evlerine gittiklerinde, çiftler kendi güvenli ortamlarında uygun olunca yapıyorlar.</p>
<p>Zoraki bir ödev olarak değil cinselliğin başlaması ve zevk almalarını sağlayarak, kadının yeteri haz duygusu ve pelvik kaslarını doğru kontrolü ile acısız, ağrısız bir şekilde penis, vajen birleşmesini sağlamalarına çalışıyoruz.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Sık Sorulan Sorular</strong></span></p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>Kocaeli Vajinismus nasıl tedavi edilir?</strong></span></p>
<p>Vajinismus tedavisi için uzmanın tedavi yönetimine göre farklılık göstermektedir. İnternet araştırmalarında göreceğiniz parmak egzersizleri, vajinismus setleriyle vajinismus&#8217;u kendi kendine tedavi etmeye çalışabilirsiniz.</p>
<p>Jinekolojik muayenede kızlık zarı alımı gibi teknikler kullanabilir.</p>
<p>Psikaytır sakinleştirici gibi ilaçlar ile tedavi uygulayabilirler.</p>
<p>Aktarlardan doğal tedavi için sakinleştirici otlar talep edebilir, cinsel birleşme öncesi bitkileri kaynatıp içerek ilişkiye başlayabilirsiniz.</p>
<p>Yukarıda farklı tedavi şekillerini yazsak da vajinismus için bütünleşik terapiler hızlı sonuç verecektir. Tek başına uygulayacağınız teknikler sizi karamsarlığa itecektir.</p>
<p>Sonumut psikolojik hizmetler merkezi olarak vajinismus&#8217;a psikolojik tedavi sunuyoruz. Terapilerimizi 5 aşamada kadın, erkek, çift boyutunda geçmiş yaşam hikayeleri ile birlikte problemi oluşturan etmeni tespit edip kalıcı vajinismus tedavisi için psikoterapi yapıyoruz.</p>
<p>Psikolog olarak terapilerimizde ilaçsız olarak ve parmak egzersizi olmadan terapileri tamamlıyoruz.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>Kocaeli Doğal vajinismus tedavi yöntemleri nelerdir?</strong></span></p>
<p>Doğal tedavi yöntemleri olarak alkol almanız, aktardan bazı bitkilerle tedavi olabileceğiniz anlatılır.</p>
<p>Psikolog olarak öncelikle aklınıza yatmayan hiç bir şeyi denemeyin. Vajinismus ücretleri maliyetli olduğu için kendi kendine evde tedavi yöntemlerini deneyebilirsiniz.</p>
<p>Gerçek başarı için kadın ve erkeklerdeki sorunlar kabul edilmeli bir psikolog eşliğinde sorunun kökeninde yatan önemli olan sebep tespit edildikten sonra gerekli ise hipnozla tedavi dahil psikoterapiyle mutlu cinsel hayata kavuşabilirsiniz.</p>
<h3><span style="color: #0000ff;">Kocaeli Vajinismus kendi kendine nasıl yenilir?</span></h3>
<p>Doktora gitmeden ilk başında cinsel ilişki sırasında denemeler yapılabilir çünkü kadınlar çocukluklarında beri erkekler kötüdür, acır, kanar gibi telkinlerle büyür bundan dolayı ilk gece cinsel ilişkinin ilk zamanlarında çekinip korkabilir,  istem dışı olarak kadın kendini çekebilir, erkek olarak anlayışla karşılamalı ön sevişmeleri uzun tutmalı ve kadın hazır olduğunda cinsel birleşmeye başlamalısınız.</p>
<p>Evlilikte cinsel birleşme için çift olarak birbirinize şans verin, vajinismus&#8217;un üstesinden gelmek için ilk gece cinsel ilişkizamanından itibaren kendinize yeteri kadar zaman verin ayrıca sevişme sırasında kadının erkeğinin bedenini tanımasına izin vermelisiniz. İnsan bilmediğinin düşmanıdır, kadın erkeğin bedenini tanıyarak korkularını yenip kendisini daha rahat hissedebilecektir.</p>
<p>Defalarca denediniz ancak hala eşinizle tam cinsel birleşme sağlayamıyorum derseniz <strong>vajinismus merkezi</strong> ile terapilere başlayabilirsiniz.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>Kocaeli Vajinismus ne kadar sürede tedavi edilir?</strong></span></p>
<p>Vajinismus seansları çiftin durumuna göre 1 seansta da çözülebilir daha uzunda olabilir. Buradaki etmen sorunun sadece kadında olması, kadın, erkek ikisini içeren sorunların olmasına göre değişkenlik göstermektedir.</p>
<p>Sonumut psikoloji olarak 3 seansta vajinismus&#8217;a çözüm sağlıyoruz. Ön görüşmelerimiz ücretsiz olmaktadır, tedavi için uygun şartları taşırsanız arkasından hemen seanslara başlanmaktadır.</p>
<p>Sonumut psikoterapi merkezi ile terapi alan danışanlarımızın gerçek vajinismus hikayeleri okumak için bağlantıyı tıklayın.</p>
<p>Problem tür ve seviyenize göre tedavi süresi farklılık göstermektedir ve tedavi süreçlerini genellemeye çalışırsak 3 farklı zaman diliminde çoğu vajinismus sorunu yaşayanları sonuca ulaştırmış bulunmaktayız.</p>
<p>Terapilerimiz toplumumuzun gelenek ve göreneklerine saygılı, uygun şekilde yapılmaktadır. Klinikte cinsel birleşme gerçekleştirme olayını biz uygulamıyoruz.</p>
<p>Her <strong>vajinismus sorunu</strong> yaşayan bayanın sorunu tektir, aynısı yoktur. Uygulanan tedavi teknikerine, uygulayan terapistlerin tutumlarına, çiftlerin uygulama durumlarına bağlı olarak süresi de değişiklik gösterebilir, bayana davranışçı terapi uygularsınız, ilk haftada sorunu çözer, başka bayana hipnoz uygularsınız 1 günde sorununu aşar, aslında hangi kişiye hangi tekniğin uygulanacağı önem kazanmaktadır.</p>
<p>4-5 yıldan beri tedavi gören çiftler görüyorum. Türkiye’de gitmedikleri terapist, hekim, uzman, <strong>vajinismus merkezi</strong> kalmamış, bu durumda çiftlere de çok büyük görevler düşüyor, tedavide sebat etmek önemli, sonuca ulaşıncaya kadar sabırla çalışmak gerekebilir. Sürekli merkez ve terapist değiştiren çiftlerin beklentileri çok farklı olabiliyor, genelde sihirli bir değnek dokunsun ve sorun bitsin istiyorlar ama öyle sihirli bir değnek dünyada yok maalesef, her işin zorluğu, zahmeti, meşakkati var. Yemek yiyeyim ama hiç çiğnemiyeyim, olmaz ki, yemekten tatmak istiyorsak çiğneme zahmetine katlanacağız.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>Kocaeli Önerilmeyen Vajinismus Tedavisi Teknikleri Nelerdir?</strong></span></p>
<p>Biz böyle yaklaşımı hastaya/danışana saygısızlık olarak kabul ediyoruz. Danışanın iyiyi kötüden, kötüyü iyiden ayıracak aklı mantığı yok mu? Şimdi benim kendimi padişah yerine koyup: Sakın şuna gitmeyin, şu uzmana uğramayın, o tekniğin kötü olduğunu unutmayın, demeye ne hakkım var ne de yetkim. Vajinismus tedavi danışanlarımız, hastalarımız aklı başında insanlardır ve kendi kararlarını kendileri verebilirler.</p>
<p>Siz değerli <strong>vajinismus danışanı</strong> hangi <strong>uzman</strong>, hangi teknik ya da yöntem kafanıza yatıyorsa gidersiniz, mantığınıza uymazsa gitmezsiniz, isterseniz gider uzmanın kliniğinde, onun gözetiminde ilişkiye girersiniz, isterseniz kabul etmezsiniz, en doğru kararı kendiniz verirsiniz. Buyurun karar sizin.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>Kocaeli Vajinismus Tedavisinde Ne Zaman Başarılı Olabilirim?</strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>3 Seanslık Vajinismus Tedavisi</strong></span></p>
<p>‘Direnç yıkma’ yada ‘Şok tedavi’ : <strong>Vajinismus</strong> sürecinde 3 seanslık terapiye genellikle uzak yerden gelen ve zaman konusunda sorunları olan çiftleri alıyoruz. Bu süreçte 10 yıl, 15 yıl, 20 yıl evli olan ve sorunu olan çiftlerde katılabiliyor.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>2 Günlük Tedaviler</strong></span></p>
<p>2 günlük tedavilere ise zamanı sınırlı olan, sorunun kökenlerinin derinlerde olmadığı, çözüme daha yakın çiftleri alıyoruz.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Bir Haftalık Tedaviler</strong></span></p>
<p><strong>Kocaeli Vajinismus terapisi</strong> için zaman konusunda sorunu olmayan. İşi müsait olan, acelesi olmayan danışanları alıyoruz.</p>
<p>Bir hafta süresinde bedensel, zihinsel, bilinçaltı bütünlüğünü, beraberliğini sağlayacak tedaviler uygulayıp misafirlerimizi uğurluyoruz. Bu üç tedavi şeklinden hangisini uygulayacağımıza beraber karar veriyoruz.</p>
<p>Sorunu çözümünde merkez olarak biz yardımcı oluyoruz ve sonuca ulaşmadan bırakmıyoruz.</p>
<p>Bu işi bizden başka yapan arkadaşlarımızda var. Onlarda çözüme ulaşmada başarılılar, işini güzel yapan herkesi de alkışlıyoruz, tebrik ediyoruz. İsteyene kısa süreli, isteyene uzun süreli tedavi de uyguluyoruz. Biz merkez olarak dünyada ve Türkiye’de uygulanan bütün tedavi tekniklerini uyguluyoruz. Bilmediğimiz uygulamadığımız teknik yok. Siz kısa süreli tedavi de uyguluyorsunuz. Ama kısa süreli tedavileri bazı uzmanlar neden tavsiye etmiyor?</p>
<p>Biz tedavilerimizde birleşme ve uyum sürecini ikiye ayırdık. Cinsel birleşme kısa sürede sağlanırken uyum süreci zaman almaktadır. Kısa sürede cinsel uyum sürecini tamamlamak şimdiki tedavi teknikleri ile mümkün değildir.</p>
<p>Kısa süreli tedavilere karşı çıkan arkadaşlar bu süreçleri birbirinden ayırmıyorlar. Biz kalkıp da 2 saat içinde kişinin bütün psikolojik düşünce süreçlerini değiştirdiğimizi zaten iddia etmiyoruz.</p>
<p>Birincil amacımız cinsel birleşmenin gerçekleşmesi, ikincil amacımız olumsuz psikolojik süreçlerin zamanla değiştirilmesi. Normal şartlarda cinsel ilişki sorunu olmayan çift kaç dakikada cinsel birleşmeyi gerçekleştirir? 2 dakika diyelim, eğer biz 2 dakikada olan ilişkiyi aylara yıllara yayıyor isek yolunda gitmeyen şeyler var ve biz terapistler boşa kürek çekiyoruz demektir. Şimdi biz kalkıp da tek seansta çözülemeyecek kadar büyük sorun olan Vajinismus ” diye nara atarsak, punto çakarsak acaba gelen danışanlarımız için iyilik mi yapmış oluyoruz, yoksa onlara kötülük mü yapıyoruz?</p>
<p>“Sorun o kadar büyük sorundur ki ” Şimdi bu sözü okuyan bayanın bilinçaltı nasıl mesaj alıyor?” Bu da terapistlerin, danışanlarını olumsuz yönde şartlandırması değil mi? Bu sözün ‘sen 1 ay sonra öleceksin’ demekten ne farkı var? Zaten çiftler sorun yaşıyor. İlla terapistimizin dediği gibi sorun uzun zaman diliminde çözülecek Öyle mi? Normal şartlarda 2 dakikada olan birleşme, 2 saatte de gerçekleşir, 2 günde de, yeter ki çiftler hazır olsunlar.</p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>Kocaeli Herkes Vajinismus Tedavisine Katılabilir mi?</strong></span></p>
<p>Terapi beraber çalışma, kolektif iş yapma faaliyetidir. Şimdi futbol maçı yapacaksınız, tabii ki beraber çalışabileceğiniz uyumlu kişileri ekibinize alırsınız, iş yerinde de aynı şey geçerlidir, uyumlu çalışacak arkadaşları seçmek.</p>
<p>Her şeye &#8216;para&#8217; gözüyle bakıldığı zaman hayatımızı devam ettirmek, çoğu insana yardımcı olmak adına tabii ki ücret alacağız ama bizim göre paradan daha ziyade iş doyumu önemli, yaptığımız işi severek yapmalıyız.</p>
<p>Kendimi kötü hissettiğim işi yapmak istemem doğrusu, uyumsuz terapist ya da çiftlerle çalışmak tam işkence halini alır zamanla, bize gelen çiftlerle aramızda pozitif iletişimin oluşması önemli, ben çiftlerden pozitif elektrik almalıyım onlarda benden bu sebepten pozitif elektrik alamadığınız insanla rahat çalışamazsınız.</p>
<p><strong>Kocaeli Vajinismus problemi yaşayan kadın</strong> anlatıyor; Hocam vajinismus için filanca uzmana gittik. Adamın yüzünü görünce tiksindim ve verdiği şeyleri uyguladık ama olmadı sorun devam ediyor.</p>
<p>Sevmediğiniz birinin verdiği hediyeyi kabul eder misiniz? Eğer terapiste ısınmadı iseniz lütfen seansa katılmayınız. Bu benim görüşüm tabi, beni bağlar. Bende pozitif elektrik alamadığım çiftleri terapiye almıyorum, başka terapistlerle çalışmalarını tavsiye ediyorum. Bu danışanım ve benim için önemli çünkü olumsuzluk çözümü zorlaştırır. Neden iki taraf hüsran yaşasın?. Yani terapide benimle danışanlarım arasındaki UYUM önemli, bir dersin hocasını severseniz dersi de seversiniz, hocayı sevmezseniz dersi de sevmezsiniz, aynı şey terapist için de geçerli. Terapisti severseniz terapiyi de seversiniz, sevmezseniz terapiyi de sevemezsiniz. Isınmadığım insanları başka terapiste yönlendirebilirim.</p>
<p>Eşler arasındaki uyum ikinci kuralımız. Eşlerle beraber ve ayrı ayrı görüşüyoruz, eğer çiftler uyumsuz ise, aralarında huzursuzluk varsa, ayrılmayı düşünüyorlarsa yine terapiye almıyoruz ve genellikle çiftleri beraber alıyoruz.</p>
<p>Karı-kocanın vajinismus seanslarına beraber katılmasını arzu ediyoruz ve eşin haricinde birinci dereceden de olsa anne, baba gibi yakınları seansa almıyoruz, bekleme salonunda bekletiyoruz.</p>
<p>Çiftlerin terapiyi birlikte istemeleri çiftler adına hayati önemli, <strong>vajinismus problem çözüm</strong> sürecinde bazen erkek ister bayan istemez, bazen de <strong>bayan</strong>ister <strong>erkek</strong> istemez.</p>
<p><span style="color: #000080;"><strong>Kocaeli Vajinismus tedavisi ücreti ne kadar?</strong></span></p>
<p>Vajinismus tedavi ücretleri uygulanan tekniğe göre, uzmanın tecrübesi, meslekteki uzun tecrübesine, sertifikalarına göre, değişiklik göstermektedir.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">RANDEVU TELEFONLARI:</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Sabit: (262) 332 18 41</span></strong><br />
<strong><span style="color: #ff0000;">Cep: 0530 7997341</span></strong></p>
<p>Kocaeli Kariyer Polikliniği Kocaeli Merkezli Bir Bireysel Koçluk &#8211; Psikolojik Danışmanlık – Aile Danışmanlığı Merkezi olup, Türkiye’de 14 ilde şubesi ile hizmet vermektedir. Randevu almak için lütfen arayınız.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://kocaeli.aileevlilikpsikologu.com/psikolog/kocaeli-vajinusmus-tedavi-merkezi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kocaeli Kariyer Koçluğu Merkezi</title>
		<link>https://kocaeli.aileevlilikpsikologu.com/psikolog/kocaeli-kariyer-koclugu-merkezi/</link>
		<comments>https://kocaeli.aileevlilikpsikologu.com/psikolog/kocaeli-kariyer-koclugu-merkezi/#comments_reply</comments>
		<pubDate>Sun, 18 Nov 2018 17:33:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[Terapi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kocaeli.aileevlilikpsikologu.com/uncategorized/kocaeli-kariyer-koclugu-merkezi/</guid>
		<description><![CDATA[Kocaeli Kariyer Koçluğu Merkezi RANDEVU TELEFONLARI: Sabit: (262) 332 18 41 Cep: 0530 7997341 Kocaeli&#8217;de Kişilerin hedeflediklerine ulaşabilmelerine yönelik koçluk yapan, yol haritası ve eylem planı yapmalarına profesyonel destek sağlayan hizmettir. Kişilik Envanteri, Kişisel SWOT Analizi, Meslek Seçimi vb. çalışmalar&#8230;]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;"><span style="font-size: 14pt;"><strong>Kocaeli Kariyer Koçluğu Merkezi</strong></span></h1>
<p>RANDEVU TELEFONLARI:</p>
<p>Sabit: (262) 332 18 41<br />
Cep: 0530 7997341</p>
<p>Kocaeli&#8217;de Kişilerin hedeflediklerine ulaşabilmelerine yönelik koçluk yapan, yol haritası ve eylem planı yapmalarına profesyonel destek sağlayan hizmettir.</p>
<p>Kişilik Envanteri, Kişisel SWOT Analizi, Meslek Seçimi vb. çalışmalar yapılır.</p>
<p>Tamamen kişinin özelinde oluşturulacak, gizlilik ve etik değerler çerçevesinde sunulan bir programdır.</p>
<p><strong>Kocaeli&#8217;de Hayaller, istekler, hedefler ve gerçekleşenler.</strong></p>
<p>Bugün yaşadığım gerçekleri hayallerime borçluyum. Hayallerim olmasa idi, hayallerimi tanımlayıp hedefe dönüştüremese idim, bugün kendimden memnun olmayacaktım.</p>
<p>Başladığım yer, isteklerim, gerçekleşenler ve yaşadıklarım, sürekli irdeleyip kendimi bulmasaydım, keşfetmese idim, bugün bu kadar sevdiğim bir işi yapmıyor olurdum.</p>
<p><em>“Hayallerin hedeflere, hedeflerin gerçeğe dönüştüğü bir yolculuktur yaşam.”</em></p>
<p>Bu benim kişisel yaşam vizyonum, <em>“ülküm”.</em></p>
<p>Yaşam vizyonu, hayallerinizi, çabalarınızı anlamlı bir noktaya odaklamanızı sağlar ve</p>
<ul>
<li>ben bunu neden yapıyorum,</li>
<li>beni bunu yapmaya iten ne, sorularına yanıt verir.</li>
</ul>
<p>Benim yaşam amacım; <strong><em>”Birlikte yaşamı paylaştığım kişilere, kurumlara yol arkadaşlığı yapmak, pusula olmak ve destek vermektir.”</em></strong></p>
<p>Hedefini belirlemiş olmak bir ayrıcalıktır. Yaşam anlamlı hale gelir. Hedef belirlemek kolay bir iş değildir. Hedefinizi belirlediğinizde, sizi boğan sisler dağılıverir. Güneşin pırıl, pırıl aydınlattığı bir yolda yürüyüşe çıkmaktır gerisi.</p>
<p>Hele birde tutkuyla bağlandıysanız hedeflerinize, kim tutar sizi…</p>
<p><em>“Bu çalışma kişiyi yolculuğa hazırlar, valizini toplatır ve yol haritasını yaptırır.”</em></p>
<p>Bir plan yapabilmek için belirlenmiş hedefleriniz olması gerekiyor. Hedef belirlemek için birçok sorunun yanıtını vermek gerekiyor.</p>
<ul>
<li>Karar ve eylemlerinize yön veren nedir?</li>
<li>Bu sizin için neden önemlidir?</li>
<li>Sevdiğiniz iş hangisi? Sevdiğin işi yapınca neler değişecek?</li>
<li>İşinde kullanacağın yeteneklerin neler? Bunu nasıl yapabilirsin?</li>
</ul>
<p>Yapılacak çalışmalar ile;</p>
<ul>
<li>Ben neler yapabilirim?</li>
<li>Ben neleri yapmaktan hoşlanırım?</li>
<li>Ben ne istiyorum?</li>
<li>Karakterim Nasıl?</li>
<li>Ben ne yapmak istiyorum?</li>
<li>Ben nerede olmak istiyorum? ortaya çıkarılır.</li>
</ul>
<p>Bu çalışmalar yapılırken aşağıdaki 3 soru birlikte kullanılmalıdır.</p>
<ol>
<li>Sahip olduğum kaynaklar neler?</li>
<li>Ne yapmak istiyorum?</li>
<li>Beni “ne/niçin/nerede/nasıl/ne zaman ve kim” mutlu eder?”</li>
</ol>
<p><strong> Kimler “Kariyer Koçluğu” Programına Katılabilir?</strong></p>
<ul>
<li>Lise ve üniversite öğrencileri</li>
<li>Üniversiteden yeni mezunlar</li>
<li>Kariyerinde ilerlemiş ancak hayatına bambaşka bir yön vererek 2.kariyer yapmak isteyenler,</li>
<li>Belirlediği kısa ve uzun vadeli hedefe ulaşmak adına bireysel desteğe ihtiyaç duyan profesyoneller,</li>
<li>Sorumlulukları fazla olan, yetki paylaşımını yapmak isteyen yöneticiler için,</li>
<li>Çalışanlarına gerektiğinde koçluk yapabilmek, onları yönlendirebilmek ve bilgi edinmek isteyen yöneticiler, Bu yazı yaseminsungur.com isimli internet sitesinden alınmıştır.</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kocaeli Kariyer Polikliniği Kocaeli Merkezli Bir Bireysel Koçluk &#8211; Psikolojik Danışmanlık – Aile Danışmanlığı Merkezi olup, Türkiye’de 14 ilde şubesi ile hizmet vermektedir. Randevu almak için lütfen arayınız.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://kocaeli.aileevlilikpsikologu.com/psikolog/kocaeli-kariyer-koclugu-merkezi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kocaeli Wisc-R Zeka Testi Merkezi</title>
		<link>https://kocaeli.aileevlilikpsikologu.com/psikolog/kocaeli-wisc-r-zeka-testi-merkezi/</link>
		<comments>https://kocaeli.aileevlilikpsikologu.com/psikolog/kocaeli-wisc-r-zeka-testi-merkezi/#comments_reply</comments>
		<pubDate>Sat, 17 Nov 2018 17:33:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[Terapi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kocaeli.aileevlilikpsikologu.com/uncategorized/kocaeli-wisc-r-zeka-testi-merkezi/</guid>
		<description><![CDATA[AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞINA WİSC-R ZEKA TESTİ KOCAELİ AİLE DANIŞMA MERKEZİ &#160; WISC – R  ZEKA TESTİ 6 yıl 0 ay-16 yıl 11 ay grubuna yönelik uygulanan bir zeka testidir. Bu test bireysel olarak uygulanan bir testtir. Uygulaması 1&#8230;]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h1></h1>
<h1 style="text-align: center;">AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞINA</h1>
<h1 style="text-align: center;">WİSC-R ZEKA TESTİ</h1>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #0000ff;">KOCAELİ AİLE DANIŞMA MERKEZİ</span></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>WISC – R  ZEKA TESTİ</strong></p>
<p>6 yıl 0 ay-16 yıl 11 ay grubuna yönelik uygulanan bir zeka testidir. Bu test bireysel olarak<br />
uygulanan bir testtir.<br />
Uygulaması 1 – 1,5 saat sürmektedir. Her alt testin soruları test yönergesine uygun bir<br />
şekilde çocuğa yöneltilir ve çocuktan sorulan soruları yanıtlaması istenir.<br />
1949 yılında David Wecsler tarafından geliştirilmiş, 6 yıl 0 ay-16 yıl 11 ay yaşlarındaki<br />
çocuklar için WISC’i ( Wechsler Çocuklar için Zeka Ölçeği) hazırlanmıştır.<br />
Bu ölçek 1974 yılında gözden geçirilmiş ve standardizasyonu yapılmış böylece WISC- R<br />
(Revize Edilmiş Versiyonu) ortaya çıkmıştır.<br />
Wechsler’in getirdiği yeni sistemin en önemli yararı, çocuğun yerini kendi yaşıtları<br />
içerisinde görebilmek ve zaman içerisinde bazı karşılaştırmalara gidebilmektir.<br />
<strong>Wisc-r Zeka Testinin Özellikleri</strong><br />
Wisc-r zeka testi ülkemizde kullanılan yetenek ve zeka testleri arasında geçerlik<br />
ve güvenirliği en yüksek olanıdır. Alt testlerinde değişik yetenek alanlarından örnekler<br />
bulunması, yorum ve puanlama kriterlerinin netliği, sonuçlarının açık, anlaşılır ve tatmin<br />
edici olması bu zeka testinin daha fazla tercih edilmesine neden olmaktadır.<br />
Üstün yetenekli çocuklara yönelik akademik çalışmalar yürüten tüm kurumlar ve<br />
okullar Wisc-r zeka testi sonuçlarına göre değerlendirme yapmaktadırlar.<br />
Wisc-r zeka testi ile çocuğunuzun zihinsel gelişimini bilimsel sonuçlarla takip<br />
edebilme imkanına sahip olarak gerekli eğitim desteğini erken yaşlarda verme fırsatı<br />
yakalayabilirsiniz.<br />
<strong>Wisc-r Zeka Testinin Koşulları ve Önemi</strong><br />
Wisc-r testine girmesi gereken bir çocuğun belli başlı koşullara uyarsa daha<br />
sağlıklı neticeler alınabilir.<br />
Dinlenmelidir.<br />
Uykusunu almış olmalıdır.<br />
Aç olmamalıdır.<br />
Sağlıklı gelmelidir.<br />
Herhangi bir ilaç kullanıyorsa o ilacın etkisinde olmaması gerekir.<br />
Rahat kıyafetler tercih edilmelidir.<br />
Çocuğa gerekli açıklamalar testlerden önce verilmelidir.<br />
Testin sonucunu etkileyecek tüm koşullar sağlanmalıdır.</p>
<p>Bazı çocuklarımız günlük hayatta bulundukları oartamlarda çeşitli farklılıklar<br />
göstermektedir.<br />
Çocuklarda sıra dışı cevaplar,<br />
Yaşının üzerinde beceri ve konuşmalar,<br />
Çeşitli yetenekle<br />
Derslerden sıkılma,<br />
Öğrenmede ve algılamada güçlük çekme,<br />
İletişim problemleri<br />
Gibi daha birçok sıralayabileceğimiz durumlar göstermekte ve kendilerini fark<br />
ettirmektedirler.<br />
Çocukların ne durumda olduğunun incelenmesi gerekmektedir.<br />
Çocuk bu sayede sahip olduğu yeteneğini zekasını daha iyi kullanabilir.<br />
Veya herhangi bir zeka geriliği durumunda yine çocuk doğru yönlendirme ve<br />
eğitimi ile daha mutlu daha başarılı yönlendirmeler gerçekleşir.<br />
Bu testle beraber aileler daha fazla bilinçlendirilebilir.</p>
<p><strong>Wisc-r Zeka Testini İnceleyelim</strong><br />
Wisc-r bireylerin zihinsel performanslarını belirlemek amacıyla uygulanan bireysel bir<br />
zeka testidir.<br />
Wisc-r testi, sözel ve performans olmak üzere iki bölümden, her bölümde bir yedek, 5 ana<br />
test olmak üzere altı alt testten oluşmaktadır.<br />
Herhangi bir alt testin bozulması durumunda bozulan alt testin bulunduğu bölüme ait<br />
yedek test uygulanır.<br />
Wisc-r testi sonucunda bireye ait sözel, performans ve genel olmak üzere üç zeka bölümü<br />
elde edilir.<br />
Wisc-r testinin bazı alt testleri süreye dayalı olarak uygulanır.<br />
Bu iki gruba ait testler birbiri ardına verilir.<br />
Yani çocuğunuz, sözel zeka bölümüne ait bir test uygulandıktan sonra, çocuğa bir<br />
performans zeka testi verilir.<br />
<strong>Sözel Zeka Grubuna ait alt testler:</strong><br />
Genel Bilgi,<br />
Benzerlikler,<br />
Aritmetik,<br />
Sözcük Dağarcığı,<br />
Yargılama,<br />
Sayı Dizisi,<br />
<strong>Performans Zeka Grubuna ait alt testler ise:</strong><br />
Resim Tamamlama,<br />
Resim Düzenleme,<br />
Küplerle Desen,<br />
Parça Birleştirme,<br />
Şifre,<br />
Labirentler,<br />
Ek test olan Sayı Dizisi ve Labirentler çocuğa uygulanmak zorunda değildir.<br />
Diğer testlerden eş değer olan testlerin bozulması durumunda yukarıda belirtilen ek<br />
testler uygulanır.</p>
<p>Çocuk belki sayısal problemleri sevmiyordur istemiyordur bu durumda aritmetik testi<br />
uygulamayıp yedek test olan sayı dizisi uygulanır.<br />
Böylelikle çocuğa hem daha cazip gelir hem de testin sonuçlanması için teste devam<br />
imkanı olur.<br />
<strong>Sözel Bölüm Alt Testleri</strong><br />
1. Genel Bilgi:<br />
Kristal zeka diye de adlandırılan genel bilgiyi ölçmede uygulanan bir alt testtir.<br />
Çocuğunuzun okuldan, ailesinden, ve kültüründen öğrendiği çevresel bilgileri ölçer.<br />
Uzun süreli hafızayı etkilemektedir.<br />
Genel bilgi testin sonucu düşük çıkarsa:<br />
Çocuğunuzla birlikte kitap okuyun.<br />
Onunla daha açık ve akıcı konuşun.<br />
Size nesnelerin isimlerini veya bilgiler sorduğunda cevap vermeye çalışın.<br />
Birlikte nesneleri tanımaya çalışın sonra çocuğa nesnelerin adlarını sormaya çalışın.<br />
Resimli nesneleri tanıtan kitapları okutmaya çalışın.<br />
<strong>2. Benzerlikler:</strong><br />
Verilen iki şey arasında ki kullanım, şekil, tür gibi yönlerden benzerliklerinin söylenmesi beklenir.<br />
Çocuğunuzun soyut düşünebilme, ve bu düşünceyi doğru ve açık bir şekilde ifade edebilme<br />
yeteneğini ölçer.<br />
Bu alt-testte yüksek skor alan çocukların genelde hayal güçleri geniştir ve sosyal bilimler gibi<br />
soyut düşünme yeteneğinin gerekli olduğu alanlarda becerikli olabileceklerinin habercisidir.<br />
Benzerlikler testin sonucu düşük çıkarsa:<br />
Nesneler arasında ilişkiler kurdurmaya dikkat edin.<br />
Daha önce de belirttiğimiz gibi çocuğunuzla net bir şekilde konuşun.<br />
Öğretmeye çalıştığınız nesnelerin arasında ki benzerlikleri net açık ve anlaşılır şekilde çocuğa<br />
ifade edin.<br />
Nesneler arasında ki benzerlikleri öğretmeye çalışın kaban-mont arasında nasıl biz benzerlik<br />
olduğunu ilk siz söyleyin sonra diğer bir benzerlik nesneleri bulunarak çocuğa yöneltilir ve benzerliğinin<br />
söylenmesi beklenir.<br />
<strong>3. Aritmetik:</strong></p>
<p>Çocuğa zihinsel ve sonlara doğru görsel olarak aritmetik sorula verilir ve bunları belli sürede<br />
çözme istenir.<br />
Böylelikle, çocuğunuzun zihinsel ve görsel olarak aritmetik sorularını çözebilme yeteneği, aynı<br />
zamanda kısa-süreli bellek ve çalışan belleğinin kapasitesi ölçülür.<br />
Bu testte, çocuk bazı soruları görmeden çözeceği için zihinden yapacağı için hafıza da tutma<br />
zihinsel işlemler becerileri ölçülür.</p>
<p>Aritmetik testin sonucu düşük çıkarsa:<br />
Matematik ödevlerini beraber yapın.<br />
Basit zihinsel sorular sorun zihinden yardım almadan cevaplamasını bekleyin.<br />
Birlikte problemleri sesli okuyun, ve çözümünün sözel olarak üstünden gidin.<br />
Zihnini aktif kullanabilecek sayısal içerikli akıl zeka oyunları beraberce oynayın ilk olarak siz yapın<br />
nasıl yapıldığını gösteren sonra aynısını çocuktan isteyin ve aynısını yapmasını bekleyin.<br />
<strong>4. Sözcük Dağarcığı:</strong><br />
Çocuğunuzun sözcüklerin ve kavramların açıklamalarını yapabilme ve bunları ifade edebilme<br />
yeteneğini ölçen bölümdür.<br />
Uzun-süreli belleği ölçmektedir.<br />
Sözcük dağarcığı testi sonucu düşük çıkarsa:<br />
Çocuğunuz için nesneleri ve kavramları tanımlayın.<br />
Nesneler ve kavramlara ne demek sorularını sorun ilk siz cevaplayın sonra çocuğunuza<br />
cevaplamasını isteyin.<br />
Bilmediğiniz kavramları farklı kaynaklardan yardım alarak beraberce cevaplandırın.<br />
<strong>5. Yargılama:</strong><br />
Çocuklara belli durumlar verilir .<br />
Çocuğun bu durumlarda ne yapacağı öğrenilir.<br />
Muhakeme, mantık yürütme ve duygusal olgunluk seviyesini gösteren alt testtir.<br />
Çocuğunuzun sosyal zekasına dair ipuçları verir.<br />
Yargılama testi sonucu düşük çıkarsa:<br />
Çocuğunuz için olaylar arasında neden-sonuç ilişkisi kurun.<br />
Baştan savmayın.</p>
<p>Ayrıca birlikte kitap okumak da çocuğun bu alanda gelişimini sağlayacaktır.<br />
<strong>6. Sayı Dizisi:</strong><br />
Yukarıda ki beş testte herhangi bir sorun olursa kullanılabilecek yedek alt testtir.<br />
Çocuğunuzun işitsel kısa-süreli belleğini ve çalışma belleğini ölçen alt testtir.<br />
Sesli uyaranları algılama ve zihinsel olarak tekrarlayabilme yeteneğini gösterir.<br />
<strong>WISC-R Performans Bölümü Alt Testleri</strong><br />
<strong>1. Resim Tamamlama:</strong><br />
Çocuğunuzun görsel dikkatini ölçmeye yarayan bir alt testir.<br />
Çocuğunuzdan bir resimde (objede) eksik olan detayları göstermesi ve söylemesi<br />
istenir.<br />
Resim tamamlama testi sonucu düşük çıkarsa:<br />
Çocuğunuzun görsel dikkatini yoğunlaştırabilmesi için onu puzzle tarzı oyuncaklara<br />
teşvik etmek, onunla birlikte oynamak ve zorlandığı yerlerde yardım etmek çocuğunuzun<br />
zamanla görsel dikkatini geliştirmesine yardımcı olacaktır.</p>
<p><strong>2. Resim Düzenleme:</strong><br />
Belirli olaylar kartlar üzerinde karmaşık bir sırayla çocuklara verilir ve çocuğun<br />
düzenlemesi beklenir.<br />
Çocuğunuzun görsel dikkatiyle birlikte, olaylar arasında neden-sonuç ilişkisi<br />
kurabilme yeteneğini ölçer.<br />
Resim düzenleme testi sonucu düşük çıkarsa:<br />
Çocuğunuzla görsel olarak mantıklı bir akışı olan, yaşına uygun filmler izlemeniz.<br />
Çocuğunuz okumayı biliyorsa, resimli çocuk hikayelerini okuması ve ona anlattırılması<br />
ona katkıda bulunacaktır.<br />
<strong>3. Küplerle Desen:</strong><br />
Bu unsurlardan ilki, çocuğun gördüğü deseni, kısa-dönemli hafızasına atabilmesi<br />
ve kendi küpleriyle deseni yaparken işleyen hafızasını kullanabilmesidir.<br />
Bu alt testte ellerle görsel algı ile hareketsel koordinasyonun birleştirilebilmesi<br />
(örneğin, araba kullanırkenki gibi) son derece önemlidir.<br />
Eğer çocuğunuzun küplerle desen alt testinde ki skoru ortalamanın üstü veya<br />
çok üstündeyse, çocuğunuzun görsel ve çevresel kabiliyeti oldukça yüksek demektir.</p>
<p>Küplerle desen testi sonucu düşük çıkarsa:<br />
Çocuğunuzla sık sık puzzle ve LEGO oynayın.</p>
<p><strong>4. Parça Birleştirme:</strong><br />
Çocuğunuzun parça bütün ilişkisini kavrayabilme ve görsel-hareketsel<br />
koordinasyon yeteneğini ölçer.<br />
Parça birleştirme testi sonucu düşük çıkarsa:<br />
Çocuğunuzla puzzle oynamak, objelerin parça kısımlarını sorduğunda cevap<br />
vermek çocuğunuzun parça-bütün ilişkisi kurabilme yeteneğini geliştirecektir.<br />
<strong>5. Şifre:</strong><br />
Çocuğun yaşına göre seçilen bölümde çocuğun belirli sürede belirli şekilleri<br />
alana yerleştirmesi gerekiyor.<br />
Psikomotor hızı ve görsel-hareketsel koordinasyon da şifre testinin ölçtüğü<br />
unsurlardandır.</p>
<p>Şifre testi sonucu düşük çıkarsa:<br />
Çocuğunuzla sıkıcı olmayan yazı çalışmaları yapmak.<br />
Kodlama yapılan bulmacalar çözmek çözdürmek.<br />
<strong>6. Labirentler:</strong><br />
Performans bölümünün diğer alt testlerinde bir sorun çıkarsa uygulanacal yedek alt testtir.</p>
<p><strong>Wisc-r Zeka Testi Seviyeleri</strong></p>
<p>140 – üstü Dahi ve üstü<br />
130 – 139 Çok üstün<br />
120 – 129 Üstün<br />
110 – 119 Parlak zeka<br />
90 – 109 Normal zeka<br />
80 – 89 Donuk normal<br />
70 – 79 Sınır zeka<br />
69 – altı Zeka geriliği</p>
<h1 style="text-align: center;"><span style="font-size: 14pt;"><strong>Kocaeli Wisc-R Zeka Testi Merkezi</strong></span></h1>
<p>Ülkemizde kullanılan yetenek ve zeka testleri arasında geçerlik ve güvenirliği en yüksek olan <strong>Wisc-r Zeka Testi</strong>; alt testlerinde değişik yetenek alanlarından örnekler bulunması, yorum ve puanlama esaslarının belirginliği, psikometrik özelliklerinin temin edici olması bu ölçeğin tercih edilmesine katkıda bulunmaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Kocaeli Wisc-r Zeka Testi Sonuçları:</strong></p>
<p><strong>WISC-R zekâ testi</strong> sonuçları bireyi tanıma anlamında en önemli ipuçlarını verebilmektedir.</p>
<p>Wisc-r zeka testi sonuçları bireyin zekâ düzeyini ve özelliklerini, bireyin geliştirmesi gereken ya da üstün olan becerilerini ortaya çıkaran en güvenilir test olduğu için sonuçları devlet kurumları içinde (okul, hastane vb.) oldukça önemlidir.</p>
<p>Örneğin;</p>
<p>Wisc-r zeka testi sonuçları, üstün zeka olarak ortaya çıkan birey için ilgi alanları ve üstün olan becerileri yönünde bir eğitim planı oluşturulabilir. Tam tersi zekâ düzeyi sınırın altında ve geride olan bireyler içinde geliştirilmesi gereken alanlar tespit edilerek yine özel bir eğitim planı oluşturulabilir.</p>
<p>Her iki durum içinde devletin sunduğu ücretsiz özel eğitim imkânlarından yararlanılabilir. Bunların dışında test sonuçları, hiperaktivite, dikkat eksikliği, özel öğrenme güçlüğü gibi durumlarla ilgili olarak da aileyi ve okulu bilgilendirme, yönlendirme imkânı sunmaktadır.</p>
<p>WISC-R zeka testi 1939 da yetişkinler için hazırlanmıştır. Kısaca W-B (Wechsler-Bellevue) olarak adlandırılan bu ölçek 1955 yılında yenilenmiş ve adı WAIS (Wechsler Yetişkinler Zeka Ölçeği) olarak değiştirilmiştir. 1949 yılında David Wecshler (1896-1981) tarafından geliştirilmiş, 6-16, 11yaşlarındaki çocuklar için WISC’i (Wechsler Çocuklar için Zeka Ölçeği) hazırlanmıştır. Bu ölçek 1974 yılında gözden geçirilmiş ve standardizasyonu yapılmış böylece WISC-R (Revised) ortaya çıkmıştır. Wechsler daha sonra 4-6 ve 2 yaşlarındaki okul öncesi çocuklar için WPPSI’i (Wechsler Okul Öncesi Çocuklar İçin Zeka Ölçeği) hazırlamıştır. Wechsler ölçeklerinin hedeflediği yaş grupları birbirlerinden farklı olmakla birlikte her üç ölçekte de Sözel ve Yapım (Performans) bölümleri bulunmaktadır.</p>
<p>Wisc-r zeka testi sonuçlarında her iki bölümde birbirlerinden farklı alt bölüm ya da ölçeklerden oluşmaktadır. Wechsler’in getirdiği yeni sistemin en önemli yararı, çocuğun yerini kendi yaşıtları içerisinde görebilmek ve zaman içerisinde bazı karşılaştırmalara gidebilmektir.</p>
<p>6-16 yaş arası bireylere uygulanan ve WISC-R zeka testi, bireysel olarak yaklaşık 60 – 70 dakikada uygulanır.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Kocaeli Neden Wisc-r Zeka Testi Uygulatmalıyım?</strong></span></p>
<p>Wisc-r zekayı çeşitli boyutlardan oluşan bir genel yetenek olarak kabul etmektedir. Wisc-r zeka testinde her alt test farklı bir yeteneği ölçebilmek amacıyla geliştirilmiştir. Bütün alt testlerde kendini gösteren bir genel zekanın varlığı kabul edildiği için alt testler arasında anlamlı ilişkiler bulunması beklenmektedir. Alt testlerden alınan standart puanlar arasındaki belirgin sapmalar klinik veri niteliği taşır.</p>
<p>Deneyimli bir wisc-r uygulayıcısı yaşantısal gözlemleriyle birlikte bu sapmaları yorumlayabilir ve muhtemel patolojileri tespit edebilir (Özel öğrenme güçlüğü, disleksi gibi). Ayrıca üstün yetenekli çocuklara eğitim veren resmi okul ve kurumlar yalnızca Wisc-r zeka testi sonuçlarına göre öğrenci kabul etmektedirler.</p>
<p>Wisc-r zeka testi ile çocuğunuzun zihinsel gelişimini bilimsel sonuçlarla takip edebilmenin yanında, çocuğunuzun zihinsel gelişimi hakkında fikir sahibi olarak olası sorunlar konusunda erken önlem alma şansına sahip olacaksınız.</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Wisc-r Zeka Testi Soruları:</strong></span></p>
<p>Wisc-r zeka testi soruları 2 ana başlıktan oluşur.</p>
<p><em>Wisc-r zeka testi soruları 1. grup</em></p>
<ol>
<li><span style="color: #ff0000;"><strong><em>A) Sözel</em></strong></span></li>
</ol>
<p>1- Genel Bilgi; Çocuğun doğal çevre, okul çevresi ve kültürel ortamından ne kadar bilgi aldığıyla ilgili ve bilgi düzeyini gösteren bir alt testtir.</p>
<p>2- Benzerlikler; Çocuğun iki şey arasında benzerlik kurarken soyutlama ve genelleme yapıp yapamadığını, ayrıca bunu doğru ifade edip edemediğini gösteren bir alt testtir.</p>
<p>3- Aritmetik; Dikkati bir probleme yönlendirebilme ve öğrenme yeteneğini gösteren, zaman sınırlaması olan bir alt testtir.</p>
<p>4- Sözcük Dağarcığı; Çocuğun bildiği sözcük sayısını ve ifade becerisini gösteren bir alt testtir.</p>
<p>5- Yargılama; Muhakeme, akıl yürütme, duygusal ve mantıksal olgunluk düzeyini gösteren bir alt testtir.</p>
<p>6- Sayı Dizisi; Çocuğun işitsel uyaranları anımsama gücünü gösteren bir alt testtir.</p>
<p><em>Wisc-r zeka testi soruları 2. grup</em></p>
<ol>
<li><span style="color: #ff0000;"><strong><em>B) Performans</em></strong></span></li>
</ol>
<p>1-Resim Tamamlama; Dikkati görsel uyaranlara yoğunlaştırabilmeyle ilgili bir alt testtir. Çocuktan resimde eksik olan detayları ayırt etmesi istenir.</p>
<p>2-Resim Düzenleme; Olaylar dizisini algılama, neden- sonuç ilişkisi kurabilme, muhakeme gücüyle ilgili bir alt testtir.</p>
<p>3-Küplerle Desen; Görsel–hareketsel–mekansal koordinasyonla, parçalar arası ilişkide bütüne giderken ön tahmin yeteneğiyle ilgili bir alt testtir.</p>
<p>4-Parça Birleştirme; Görsel- hareketsel koordinasyonla, parça–bütün ilişkisini kavramayla ilgilidir.</p>
<p>5-Şifre; Çalışma hızı, görsel hareketsel koordinasyon, sıraya koyma, psikomotor hız, görsel uyaranları anımsama ve konsantrasyon yeteneği ile ilgili bir alt testtir.</p>
<p>6-Labirentler; El-göz koordinasyonu, figür-zemin algısıyla ilgili bir alt testtir.</p>
<p>*Sayılar ve labirentler alt testleri yardımcı ek testlerdir.</p>
<p><strong>Kocaeli WISC-R Testi’nde Sözel ve Performans Bölümlerinin Farkı Nedir?</strong></p>
<p>WISC-R Testi’nde sözel bölüm, çocuğunuzun kelime ve ifade bazlı becerilerini ölçer. Bu bölümde genel bilgi, yargılama, aritmetik gibi alt testler vardır. WISC-R Testi’nin performans bölümü ise çocuğunuzun <strong>zihinsel resimlendirme, şekillendirme ve hizalama becerileri</strong>ni ölçer. WISC-R Testi’nin performans bölümü bu yüzden daha çok görsel ve elle manipule edilebilen alt testlere sahiptir. Bu alt testler: <strong>Resim Tamamlama, Resim Düzenleme, Küplerle Desen, Parça Birleştirme, Şifre ve ek test olarak Labirentler’dir.</strong></p>
<p>Şimdi teker teker her alt testin neleri ölçtüğüne bakalım:</p>
<h2>Kocaeli WISC-R Performans Bölümü Alt Testleri</h2>
<p><strong>1. Resim Tamamlama: </strong>Çocuğunuzun görsel dikkatini ölçmeye yarayan bir alt testir. Çocuğunuzdan bir resimde (objede) eksik olan detayları göstermesi ve söylemesi istenir.</p>
<p><strong>*Eğer çocuğunuzun skoru bu alt testte düşük çıkarsa: </strong>Çocuğunuzun görsel dikkatini yoğunlaştırabilmesi için onu puzzle tarzı oyuncaklara teşvik etmek, onunla birlikte oynamak ve zorlandığı yerlerde yardım etmek çocuğunuzun zamanla görsel dikkatini geliştirmesine yardımcı olacaktır. Çok ekstrem durumlarda, eğer bu alt testte ve performans bölümünün birçok diğer alt testinde çocuğunuzun skoru çok düşükse, <strong>bir nörolojik test veya muayene</strong> yapılması gerekebilir.</p>
<p><strong>2. Resim Düzenleme: </strong>Çocuğunuzun görsel dikkatiyle birlikte, olaylar arasında neden-sonuç ilişkisi kurabilme yeteneğini ölçer. Hem kısa-dönemli (short-term memory), hem de çalışan hafızanın (working memory) devreye girdiği bir alt testtir.</p>
<p><strong>*Eğer çocuğunuzun skoru bu alt testte düşük çıkarsa: </strong>Çocuğunuzla görsel olarak mantıklı bir akışı olan, yaşına uygun filmler izlemeniz, ve size <strong>“Neden?” soruları sorduğunda</strong>, soruların asıl cevabını vermeniz çocuğunuzda zamanla bu becerilerini gelişmesini sağlayacaktır. Ayrıca çocuğunuz okumayı biliyorsa, resimli çocuk hikayelerini okuması da ona katkıda bulunacaktır.</p>
<p><strong>3. Küplerle Desen: </strong>WISC-R Küplerle Desen testi görsel zeka ile ilgili birçok unsuru ölçer. Bu unsurlardan ilki, çocuğun gördüğü deseni, kısa-dönemli hafızasına atabilmesi ve kendi küpleriyle deseni yaparken işleyen hafızasını kullanabilmesidir. Ayrıca bu alt testte ellerle manipulasyon, dolayısıyla <strong>görsel algı ile hareketsel koordinasyonun birleştirilebilmesi (örneğin, araba kullanırkenki gibi) son derece önemlidir</strong>. Eğer çocuğunuzun küplerle desen alt testtindeki skoru ortalamanın üstü veya çok üstündeyse, çocuğunuzun görsel ve çevresel manipulasyon kabiliyeti oldukça yüksek demektir. Bu da onun gelecekte son derece iyi bir<strong> mimar veya mühendis (inşaat, motor, araba)</strong> olabileceğinin göstergesidir. Bu çocuklar parçanın çevreyle ilişkisinde son derece kabiliyetlidirler. Eğer ki, çocuğunuzun Sözel alt testteki skorları genel olarak düşük, ancak Küplerle Desen skoru çok yüksekse, bu, çocuğunuzun insanlarla çok iletişim kurmadan obje manipulasyonu aktiviteleri yapmayı sevdiğini gösterir. Ki bugün bilgisayardan arabaya kullandığımız tüm araçlar, bu tarz <strong>içedönük mizaca sahip başarılı mühendisler</strong> tarafından dizayn edilmekte ve üretilmektedir.</p>
<p><strong>*Eğer çocuğunuzun skoru bu alt testte düşük çıkarsa: </strong>Çocuğunuzla sık sık puzzle ve LEGO oynayın. Kişisel cisimlerin olduğu oyuncaklardan çok (Barbie, Action Man gibi), <strong>parçasal oyuncaklar alın (Küpler, Domino taşları, Mikado, Jenga, Lego, Puzzle gibi)</strong>. Benim kendi pratiğimde çok sık farkettiğim bir durum, özellikle kız çocuklarının Küplerle Desen skorlarının genel olarak düşük çıkmasıdır. Bunun sebebi de, aileler kız çocuklarına yukarıda örneğini verdiğim parçasal oyuncaklardan ziyade, Barbie ve Barbie evi gibi, cisimlerin hazır olduğu oyuncaklar almalıdır. Oysaki, kız çocukları da Puzzle ve Lego gibi oyuncaklarla oynamaya teşvik edilmelidir.</p>
<p><strong>4. Parça Birleştirme: </strong>Çocuğunuzun parça bütün ilişkisini kavrayabilme ve görsel-hareketsel koordinasyon yeteneğini ölçer.</p>
<p><strong>*Eğer çocuğunuzun skoru bu alt testte düşük çıkarsa: </strong>Çocuğunuzla puzzle oynamak, objelerin parça kısımlarını sorduğunda cevap vermek (Örneğin, ”Arabanın arka tarafına ne denir?” “Tampon.”) çocuğunuzun parça-bütün ilişkisi kurabilme yeteneğini geliştirecektir.</p>
<p><strong>5. Şifre: </strong>Şifre testi, çocuğunuzun <strong>okulda not alabilme becerisi</strong>nin çok iyi bir göstergesidir. Bu alt testte çocuğunuzun kalem manipulasyon kabiliyeti, kısa-dönemli hafızasına attığı bilgileri işleyebilme ve hatırlayabilme yeteneği ve konsantrasyon verebilme yeteneği ölçülür. <strong>Psikomotor hızı ve görsel-hareketsel koordinasyon</strong> da şifre testinin ölçtüğü unsurlardandır.</p>
<p><strong>*Eğer çocuğunuzun skoru bu alt testte düşük çıkarsa: </strong>Çocuğunuzla sıkıcı olmayan yazı çalışmaları yapmak, (örneğin, siz bir harf veya şekil çiziyorsunuz, o da aynısını kendi kağıdına çiziyor.), eğer çocuğunuz okula gidiyorsa gün aşırı okulda aldığı notları kontrol etmek ve nasıl olduğunu inceleyip öğretmeniyle bu konuda konuşmak, çocuğunuzun zamanla yukarıda belirtlen becerileri geliştirmesine yardımcı olacaktır.</p>
<p><strong>6. Labirentler: </strong>Labirent testi de, şifre testi gibi çocuğunuzun kalem manipulasyon ve görsel-hareketsel koordinasyon kabiliyetlerini ölçtüğü gibi, sorun çözebilme yeteneğini ve yaklaşımını da gösterir.</p>
<p><strong>*Eğer çocuğunuzun skoru bu alt testte düşük çıkarsa: </strong>Çocuğunuza kitapçılarda satılan çocuk dergilerinden satın alın ve buradaki problemleri, labirentleri, eksiği-bulma testlerini bazen birlikte çözün, bazen ona tek başına çözdürün.</p>
<p><b>*Anne-babalara önemli not: </b><a href="http://pavlovspartner.com/wisc-r-testi-hakkinda-bilgi/">Bir önceki yazımda</a> da belirttiğim gibi, anne-babalar çocuklarına WISC-R testi yaptıracaklarsa veya yaptırmışlarsa çocuklarına <strong>kesinlikle bir performans tedirginliği yansıtmamalılardır.</strong> Hatta bu yazıda öğrendikleri bilgilier kesinlikle çocuklarıyla paylaşılmamalıdır. Bu bilgileri paylaşmak veya çocuğunuzu <strong>WISC-R testine ‘çalıştırmak’</strong> sadece çocuğunuzun test sonuçlarının normali yansıtmamasına ve geleceğinin bundan oldukça etkilenmesine sebep olur. Çocukların zekası oldukça esnektir, ve bir o kadar da etkileşime açıktır. Dolayısıyla WISC-R testinden aldığınız sonuçları <strong>çocuğunuzun geliştirilmesi veya dikkat edilmesi gereken yönleri</strong> olarak değerlendirmeniz hem çocuğunuzun geleceği, hem de sizin çocuğunuzla ilişkinizin korunması açısından son derece önemlidir.</p>
<p>Tüm anne-babalara çocuklarıyla güzel etkileşimler dileriz,</p>
<p>Kocaeli Kariyer Polikliniği Kocaeli Merkezli Bir Bireysel Koçluk &#8211; Psikolojik Danışmanlık – Aile Danışmanlığı Merkezi olup, Türkiye’de 14 ilde şubesi ile hizmet vermektedir. Randevu almak için lütfen arayınız.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://kocaeli.aileevlilikpsikologu.com/psikolog/kocaeli-wisc-r-zeka-testi-merkezi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kocaeli Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu Terapisi</title>
		<link>https://kocaeli.aileevlilikpsikologu.com/psikolog/kocaeli-dikkat-eksikligi-ve-hiperaktivite-bozuklugu-terapisi/</link>
		<comments>https://kocaeli.aileevlilikpsikologu.com/psikolog/kocaeli-dikkat-eksikligi-ve-hiperaktivite-bozuklugu-terapisi/#comments_reply</comments>
		<pubDate>Fri, 16 Nov 2018 17:33:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[Terapi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kocaeli.aileevlilikpsikologu.com/uncategorized/kocaeli-dikkat-eksikligi-ve-hiperaktivite-bozuklugu-terapisi/</guid>
		<description><![CDATA[AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞINA BAĞLI KOCAELİ AİLE DANIŞMA MERKEZİ Kocaeli Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu Terapisi Kocaeli Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu  RANDEVU TELEFONLARI: Sabit: (262) 332 18 41 Cep: 0530 7997341 Kocaeli Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) çocukluk&#8230;]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h1></h1>
<h1 style="text-align: center;">AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞINA BAĞLI</h1>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #0000ff;">KOCAELİ AİLE DANIŞMA MERKEZİ</span></strong></p>
<h1></h1>
<h1 style="text-align: center;"><span style="font-size: 14pt;"><strong>Kocaeli Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu Terapisi</strong></span></h1>
<p><strong>Kocaeli Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu </strong></p>
<p><span style="color: #ff0000;">RANDEVU TELEFONLARI:</span></p>
<p><span style="color: #ff0000;">Sabit: (262) 332 18 41</span><br />
<span style="color: #ff0000;">Cep: 0530 7997341</span></p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">Kocaeli Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu</span></strong><br />
(DEHB) çocukluk çağında % 5-10, erişkinlikte ise % 4 oranında görülen çok yaygın bir bozukluktur. DEHB olan bireyler normal kontrollere oranla çok daha yüksek oranda anti sosyal kişilik bozukluğu ve alkol madde kullanım bozuklukları gibi psikiyatrik; kapasitenin altında okul başarısı gösterme veya<br />
okuldan atılma gibi akademik; sık kazaya uğrama, kazalara neden olma, sık boşanma, erken yaşta gebelik, düşük        iş başarısı veya işsizlik gibi sosyal risklere maruz kalmaktadırlar. DEHB çok önemli psikiyatrik, akademik<br />
ve sosyal sorunlara yol açabilen ciddi bir toplum sağlığı problemi olduğundan tanı ve tedavisi gün geçtikçe büyük önem kazanmaktadır. Bu bağlamda Kuzey Amerika’da, Avrupa’da ve ülkemizde DEHB tanı ve tedavisini standardize<br />
etmek için “DEHB Uygulama Kılavuzları” oluşturulmuştur. DEHB nörobiyolojik bir hastalık olduğundan tüm uygulama kılavuzları DEHB tedavisinde başta stimulanlar olmak üzere ilaç tedavisinin çok önemli bir yer tuttuğu konusunda kesin bir görüş birliği içerisindedir. 1950’li yıllardan beri DEHB tedavisinde en etkin ilaç grubu olarak stimulanlar kullanılmaktadır. DEHB tedavisinde stimulanların kısa ve uzun dönem etkinlik ve güvenilirlikleri son derece iyi olmakla birlikte yeni tedavi seçeneklerine gereksinim olan çeşitli durumlar bulunmaktadır</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>Kocaeli DEHB’de Stimulan Dışı Tedavilere Gereksinim Duyulan Durumla</strong>r</span></p>
<p><span style="color: #0000ff;">a-</span> Stimülanlar DEHB olan olguların % 70-80’inde etkili olmakla birlikte, olguların % 20-30’unda yeterli etkinlik görülmemekte veya yan etkiler nedeniyle tedavi sürdürülememektedir.<br />
<span style="color: #0000ff;">b-</span> DEHB olan bazı olguların aileleri kırmızı reçeteyle alınabildiği için stimulan kullanımına karşı ön yargılı olabilmektedir.<br />
<span style="color: #0000ff;">c-</span> DEHB ile komorbid olarak Alkol-MaddeKullanım Bozukluğu, Ansiyete Bozukluğu veya Tik Bozukluğu olan olguların bir bölümünde stimulan dışı ilaç kullanımı gerekli olabilmektedir.</p>
<p>Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu nedir?</p>
<p>Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, bireyin yaşına ve gelişim düzeyine uygun olmayan aşırı hareketlilik, istekleri erteleyememe (dürtüsellik) ve dikkat sorunları ile kendini gösteren bir psikiyatrik bozukluktur.<br />
Zaman zaman her çocuk aşırı hareketli olabilmekte, dürtüsel davranabilmekte ya da dikkat sorunları yaşayabilmektedir.</p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">Kocaeli Dikkat eksikliğinde Tanı nasıl konur?</span></strong></p>
<p>Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısı konulabilmesi için belirtilerin 7 yaştan önce ortaya çıkmış olması, birden fazla ortamda görülüyor olması, süreklilik arz etmesi ve çocuğun yaşamını olumsuz etkileyecek boyutta olması gerekir.  Örneğin, önceden böyle bir sorunu olmadığı halde, 10 yaşında birden aşırı hareketli olmaya başlayan bir çocuk, evde son derece dürtüsel davranırken okulda böyle bir sorun yaşamayan bir çocuk ya da zaman zaman dikkat sorunları yaşayan bir çocuk için dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısı düşünülmez; başka sorunlar araştırılır.</p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">Kocaeli Dikkat Eksikliği Belirtileri nelerdir?</span></strong></p>
<p>Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun 3 temel belirtisi vardır: Dikkat eksikliği, aşırı hareketlilik (hiperaktivite) ve dürtüsellik. Bu sorunun daha iyi anlaşılabilmesi için, bu 3 bileşeni detaylı olarak ele almak uygun olacaktır. Dikkat eksikliği, kişinin dikkat süresinin ve yoğunluğunun, yaşına göre olması gerekenden az olmasıdır. Bireyin, dikkatini belirli bir noktaya odaklayamaması, dikkatinin içsel ve dışsal uyaranlar sebebiyle kolayca dağılması, kolay unutması, eşya kaybetmesi, dağınık olması gibi belirtilerle kendini gösterir.</p>
<p>Çocuğun, kimsenin fark etmediği ayrıntıları fark etmesi, ön planda olmayan şeylere dikkatini yöneltmesi gibi durumlar, dikkat eksikliğinin olmadığına kanıt değildir. Çünkü dikkat eksikliğinde sorun hiçbir şeye dikkat edememek değil; belirli bir noktaya odaklanamamaktır. Kişi aynı anda çok fazla uyarana dikkat eder; böylelikle asıl odaklanması gereken uyarana gerektiği gibi odaklanamaz. Dikkati aniden başka uyaranlara kayar ve çoğunlukla yaptığı işi yarım bırakma eğiliminde olur. Dikkat süresi ve yoğunluğu, dikkatini vermesi beklenen uyaranın türüne, bulunduğu ortama ya da ilgi ve ihtiyaçlarına göre değişebilir. Örneğin, bir çocuk ödev yaparken dikkati 10 dakikada dağılabilir; ancak oyun oynarken çok daha uzun süre dikkatini verebilir. Ya da gürültülü bir ortamda odaklanamayan bir çocuk, sessiz bir ortamda daha kolay konsantre olabilir. Ayrıca dikkat süresi ve yoğunluğunun, çocuğun yaşına göre değişiklik göstereceğini de unutmamak gerekir. 5-6 yaş çocuğu için normal kabul edilen dikkat süresi yoğunluğu, 12 yaşındaki bir çocuk için dikkat eksikliğine işaret edebilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #0000ff;">Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından tanımlanan dikkat eksikliği ölçütleri şunlardır   </span>                                              <span style="color: #0000ff;"> 1</span>.Belirli bir işe ya da oyuna dikkatini vermekte zorlanır.<br />
<span style="color: #0000ff;">2.</span> Dikkati kolayca dağılır.<br />
<span style="color: #0000ff;">3</span>. Dikkatsizce hatalar yapar.<br />
<span style="color: #0000ff;">4.</span> Başladığı işi bitiremez.<br />
<span style="color: #0000ff;">5.</span> Kendisiyle konuşulurken dinlemiyormuş gibi görünür.<br />
<span style="color: #0000ff;">6.</span> Görev ve etkinlikleri düzenlemekte zorlanır.<br />
<span style="color: #0000ff;">7</span>. Yoğun zihinsel çaba gerektiren işleri yapmaktan kaçınır (ev ödevi, okul aktiviteleri gibi).<br />
<span style="color: #0000ff;">8</span>. Etkinlikler için gereken eşyaları kaybeder.<br />
<span style="color: #0000ff;">9.</span> Günlük etkinliklerde unutkandır.<br />
Bunlardan en az 6 tanesinin, en az 6 aydır, birden fazla ortamda görülüyor olması durumunda dikkat eksikliği olabileceği düşünülür. Aşırı hareketlilik, bireyin, yaşına ve gelişim düzeyine uygun olmayacak biçimde hareketli olmasıdır. Kişinin uzun süre hareketsiz kalamaması, oturduğu yerde sürekli kıpırdanması, sıklıkla yerinden kalkıp gezinmek istemesi, çok konuşması gibi belirtilerle kendini gösterir.</p>
<p><span style="color: #0000ff;">Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından belirlenen hiperaktivite ölçütleri şunlardır:</span></p>
<ol>
<li>Eli ayağı kıpır kıpırdır.</li>
<li>Oturduğu yerde duramaz.</li>
<li>Gereksiz yere sağa sola koşturur, eşyalara tırmanır.</li>
<li>Sakince oynamakta zorlanır.</li>
<li>Sürekli hareket eder ya da sanki motor takılmış gibidir.</li>
<li>Çok konuşur.</li>
</ol>
<p>Dürtüsellik, kişinin kendini kontrol etmede sorun yaşamasıdır. Bireyin aceleci olması, isteklerini erteleyememesi, sık sık söz kesmesi, düşündüğünü hemen yapması, aklına geleni o anda söylemesi, sırasını beklemekte güçlük çekmesi gibi belirtilerle kendini gösterir.</p>
<p><span style="color: #0000ff;">Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından belirlenen dürtüsellik ölçütleri şunlardır:</span></p>
<ol>
<li>Sorulan soru tamamlanmadan yanıt verir.</li>
<li>Sırasını beklemekte güçlük çeker.</li>
<li>Başkalarının sözünü keser ya da oyunlarında araya girer.</li>
</ol>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">Kocaeli Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun nedenleri nelerdir?</span></strong></p>
<p>Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ile bağlantılı olduğu bilinen birtakım faktörler olmakla birlikte, henüz net olarak bilinen bir nedeni yoktur. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısı almış olan çocukların %30-40&#8217;ının akrabalarında da aynı problem görülmektedir. Bu da kalıtsal faktörlerin önemini göstermektedir. Ancak kalıtsal etkenler dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğun ortaya çıkışını tek başına açıklayamaz.</p>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">Kocaeli Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun ortaya çıkışını kolaylaştıran faktörler:</span></strong></p>
<ul>
<li>Gebelik sırasındaki faktörler</li>
<li>Annenin kötü beslenmesi</li>
<li>Kimyasal zehirler (örneğin kurşun, civa)</li>
<li>Alkol kötüye kullanımı</li>
<li>İlaç kötüye kullanımı</li>
<li>Doğum sırasındaki ve sonraki faktörler:</li>
<li>Zor doğum, doğum sırasında ya da sonrasında beynin oksijensiz kalması</li>
<li>Enfeksiyonlar</li>
<li>Demir eksikliği anemisi</li>
<li>Kimyasal zehirler</li>
</ul>
<p><strong><span style="color: #0000ff;">Kocaeli Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun tedavisi nasıl olur?</span></strong></p>
<p>Tedavi sürecinde en önemli nokta uzman, aile ve eğitimcilerin işbirliği içinde olmasıdır. Aksi takdirde süreç sekteye uğrayacak, sağlıklı sonuç alınamayacaktır. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunda genellikle terapi ve medikal tedavi (ilaç tedavisi) bir arada yürütülmektedir. Terapi sürecinde, çocukla dikkat geliştirme ve dürtüselliğini kontrol etme becerilerinin geliştirilmesine çalışılırken, aile de çocuklarına nasıl yaklaşmaları gerektiği konusunda eğitilmektedir. Çocuğun öğretmenleri ile de bilgi alışverişinde bulunularak, onun için faydalı adımların atılması ve çocuğun eğitim süreci içerisinde de desteklenmesi sağlanmaktadır.</p>
<p>Ülkemizde birçok aile çocuklarının “ilaç bağımlısı olacağı”, “öylece oturup hareketsiz kalacağı” gibi endişelerle ilaç tedavisinden uzak durmakta ve istemeyerek de olsa çocuklarının tedavi sürecini baltalamaktadırlar. Oysa doğru dozda başlanan doğru ilaç, çocukta bu tip etkiler yapmamaktadır. Bu noktada, ailelerin uzmanlara güvenmeleri ve uzmanlarla işbirliği yapmaları önemlidir.</p>
<div id="outer_page_4" class="outer_page only_ie6_border ">
<div id="page4" class="newpage">
<div class="text_layer">
<div class="ie_fix">
<h2 class="ustblkgenislet2 spot "><span style="font-size: 16px;"><em><u>DEHB değerlendirmesi sırasında tam bir fizik muayene yapılması önemlidir.</u></em> Fizik muayenede ve anamnezde patolojik veya şüpheli bir bulgu olmayan olgularda beyin görüntülemesi, elektroensefalogram gibi ileri tetkikler gerekli değildir. Amerikan Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Akademisi Uygulama Rehberi’ne göre, her çocukta mental değerlendirmenin bir parçası olarak DEHB taranmalıdır; değerlendirme çocuk ve anne baba ile görüşmeyi, okuldan bilgi almayı, komorbid psikiyatrik durumları değerlendirmeyi ve hastanın tıbbi, sosyal ve aile hikayelerinin gözden geçirilmesini içermelidir.</span></h2>
<div class="wpb_text_column wpb_content_element ">
<div class="wpb_wrapper">
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>Psikososyal Tedaviler:</strong></span> Okul öncesi çocuklarda olduğu kadar, okul çocuklarında da aile ve okul temelli yaklaşımlar çok önemlidir. DEHB tanısı konulan her aileye grup formatında aile eğitimi önerilmelidir. Gruptan yararlanmayan veya sorunları belirgin farklar gösteren ailelere bireysel yardımda bulunulmalıdır, amaç hem aileye hem de çocuğa beceri kazandırmak olmalıdır. Çocuklara yönelik olarak bilişsel davranışçı yaklaşımlar ve sosyal beceri eğitimi önerilmektedir. Öğretmenlere DEHB ve tedavisi konusunda bilgi verilmelidir ve öğretmenlerin davranışçı yöntemlere katılımı sağlanmalıdır.</p>
</div>
</div>
<div class="wpb_text_column wpb_content_element ">
<div class="wpb_wrapper">
<p><strong><span style="color: #0000ff;">Diyet önerileri</span>:</strong> Herkese olduğu gibi, DEHB olgularına da dengeli bir diyetin nasıl alınacağı konusunda bilgi verilmelidir. Eğer öyküde diyetteki herhangi bir içecek veya yiyecek ile açık bir ilişki varsa, günlük tutulması önerilmelidir. Günlükler de bu olasılığı desteklerse, olgu diyetisyene yönlendirilmelidir. Yağ asidi eklenmesi önerilmemektedir.</p>
<p>DEHB tedavisinin takibi yakından yapılmalıdır. Hem etkinlik ve yan etki takibi açısından, hem de ilaçların yanlış kullanımı ve dağıtımı açısından izlem çok önemlidir. DEHB tanısı için nesnel bir ölçüt olmadığı için, takip mutlaka standart bir şekilde anne baba, öğretmen ve belki de hepsinden önemlisi hekimin değerlendirmelerini içermelidir. İlaç başlandıktan sonra, hastanın mutlaka ilaçlı hali hekim tarafından görülmeli ve ilaçsız durumdaki psikiyatrik muayene ile karşılaştırılmalıdır. Bu olmadan, sadece anne babalardan bilgi alınarak yapılan takip, ilacı reçete etmekten ileriye gidemez. Tedavi etkinliği değerlendirilirken, günün farklı saatleri ayrı ayrı ele alınmalıdır. Eğer aile, olgu veya öğretmen tarafından tedavinin etkin olmadığı bildiriliyorsa, hangi saatlerde ve hangi alanlarda daha belirgin sorun olduğu öğrenilmelidir. Kısa etkili stimulanların günde sadece bir kez kullanılması uygun bir tedavi şekli değildir; bu şekilde bir uygulama yapıldığı zaman genellikle aileden alınan bilgiler sadece ilaçsız durumu yansıtmaktadır.</p>
<p>Düzelmenin izlenmesi sırasında, eşhastalanım durumları ayrı ayrı değerlendirilmeli ve hepsi için gerekli izlem planı yapılmalıdır. İlaçlarla ilgili bazı beklentiler gerçekçi değildir (okul başarısında hızlı düzelme gibi), tedaviden önce ailenin ayrıntılı bir şekilde bilgilendirilmesi yanlış beklentileri azaltabilir. Gerekli durumlarda anne baba ve öğretmen eğitimleri tekrarlanabilir. Bir kere DEHB tedavisi başlandıktan sonra, tedavi sürekli şekilde uygulanmamalıdır; en azından her sene okul başlarken belirtilerin tekrar değerlendirilmesi, tedavi ihtiyacının ve müdahale edilmesi gereken durumların belirlenmesi gereklidir. İlaç tedavisinin artık gerekli olmadığı durumlarda, sadece ailenin veya okulun baskısı ile ilaç kullanımına devam edilmesi uygun bir uygulama değildir. Yan etkilerin izlemi, standart bir şekilde her kontrol muayenesinde gerçekleştirilmelidir, sorulmadığı zaman birçok yan etki kaçırılabilir. Tedavi rehberlerinde değişkenlik göstermekle birlikte, 3-6 ayda bir boy ve kilo gelişimi, kan basıncı ve kalp hızı kontrol edilmeli, buğular mutlaka persentil çizelgelerine işlenmeli, yaşa, cinsiyete ve kan basıncı için boya göre değerlendirilmelidir. Boy, kilo ve kardiyolojik ölçümlerin standart koşullarda yapılması önemlidir. Özellikle tedavinin başında, suisidal düşüncelerin varlığına karşı uyanık olunmalıdır.</p>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
</div>
<p><span style="color: #ff0000;">  Kocaeli Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan çocuklar için anne babalara 17 ipucu</span></p>
<ol>
<li><span style="color: #0000ff;">Çocuğunuzu diğer çocuklarla kıyaslamayın, çocuğunuzun birtakım zorlukları olduğunun bilincinde olun.</span></li>
<li><span style="color: #0000ff;">Kural ve programlarınızı oluştururken çocuğunuzun yaşını ve kişilik özelliklerini dikkate alın.</span></li>
<li><span style="color: #0000ff;">Çocuğunuza zaman zaman ceza verseniz bile, çocuğunuz onu her zaman sevdiğinizi ve seveceğinizi bilmelidir. Bu, onun kişilik gelişimi ve duygusal gelişimi açısından son derece önemlidir.</span></li>
<li><span style="color: #0000ff;">Çocuğunuz için sizinle geçirdiği güzel zamanlar paha biçilmezdir. Onunla dersler ve zorunlu aktiviteler dışında da zaman geçirin.</span></li>
<li><span style="color: #0000ff;">Çocuğunuza karşı olan olumlu tavrınızı yalnızca sıkıntıları ile ilgilenirken değil, her zaman korumaya çalışın. Size ihtiyaç duyduğunda ulaşılabilir olmanız, çocuğun güven duygusunun yerleşmesi açısından önem taşımaktadır.</span></li>
<li><span style="color: #0000ff;">Çocuğunuzla iletişim halindeyken göz teması kurun ve çocuğunuzun da bu teması kurmasını ve sürdürmesini sağlayın. Böylece, çocuğunuz hem dinlendiğini ve değer gördüğünü anlayacak, hem de dikkatini tam olarak size yöneltmiş olacaktır.</span></li>
<li><span style="color: #0000ff;">Çocuğunuzun ihtiyaçlarını karşılarken ve onunla zaman geçirirken, kendisinin de bir birey olduğunu ona hissettirin.</span></li>
<li><span style="color: #0000ff;">Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, çocuğu ve aileyi zorlayan bir durumdur. Ailenin sabırlı olması, tedavi sürecinde umutsuzluğa kapılmaması ve bu süreci her zaman desteklemesi gerekmektedir.</span></li>
<li><span style="color: #0000ff;">Sadece olumsuz davranışlara odaklanmak yerine, olumlu davranışları pekiştirmek daha işlevseldir. Çocuğunuzun olumlu davranışlarını ve elde ettiği başarıları (ne kadar küçük adımlar olursa olsun) pekiştirin.</span></li>
<li><span style="color: #0000ff;">Anne babalar çocuklarıyla genellikle fikir ve görüşlerini paylaşırlar; ancak duyguların da çocukla paylaşılması önemlidir. Çocuğunuz böylece hem kendi duygularını tanımayı ve ifade etmeyi öğrenecek, hem de empati becerisi geliştirecektir.</span></li>
<li><span style="color: #0000ff;">Çocuğunuza ilişkin beklentinizin fazla yüksek olması, çocuğunuzun omzundaki yükü ağırlaştıracak ve başarılı olma olasılığını düşürecektir. Beklentinin çok fazla olması, kaygıyı artırmakta ve başarıyı olumsuz yönde etkilemektedir.</span></li>
<li><span style="color: #0000ff;">Çocuğunuza güvenmeniz, onun da kendisine güvenmesinin ilk şartıdır. Çocuğunuza güvenin ve bunu belli edin.</span></li>
<li><span style="color: #0000ff;">Her çocuğun farklı özellikleri, ilgi alanları ve becerileri vardır. Çocuğunuzun olumlu yanlarını fark etmeniz ve desteklemeniz önemlidir.</span></li>
<li><span style="color: #0000ff;">Çocuğunuza, onun olumsuz yanlarıyla ilgili isimler (tembel, şımarık vb) takmayın. Çocuğunuzu bu şekilde etiketlemeniz onu olumsuz etkileyecektir.</span></li>
<li><span style="color: #0000ff;">Anne baba olarak nihai amacınız çocuğunuzun sorunlarının çözüme kavuşturulmasıdır. Sorunlarla uğraşırken çocuğunuzla savaş halinde olmak, gereksiz yere inatlaşmak ve tartışmak, sorunların daha da büyümesine yol açacaktır.</span></li>
<li><span style="color: #0000ff;">Çocuğunuz için en değerli armağan sizin sevginizdir. Çocuğunuza olan sevginizi belli etmekten veya dile getirmekten kaçınmayın.</span></li>
<li><span style="color: #0000ff;">Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunda, sorun ne kadar erken fark edilip destek alınmaya başlanırsa, o kadar çok başarı sağlanacağı unutulmamalıdır. Bu noktada ailelerin ve eğitimcilerin çocukları iyi gözlemleyip doğru yönlendirmeleri önem taşımaktadır. </span></li>
</ol>
<p>&nbsp;</p>
<p>Kocaeli Kariyer Polikliniği Kocaeli Merkezli Bir Bireysel Koçluk &#8211; Psikolojik Danışmanlık – Aile Danışmanlığı Merkezi olup, Türkiye’de 14 ilde şubesi ile hizmet vermektedir. Randevu almak için lütfen arayınız.</p>
<p><span style="color: #ff0000;">RANDEVU TELEFONLARI:</span></p>
<p><span style="color: #ff0000;">Sabit: (262) 332 18 41</span><br />
<span style="color: #ff0000;">Cep: 0530 7997341</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://kocaeli.aileevlilikpsikologu.com/psikolog/kocaeli-dikkat-eksikligi-ve-hiperaktivite-bozuklugu-terapisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kocaeli Yaygın Anksiyete Bozukluğu Nedir Nasıl Tedavi Edilir</title>
		<link>https://kocaeli.aileevlilikpsikologu.com/psikolog/kocaeli-yaygin-anksiyete-bozuklugu-nedir-nasil-tedavi-edilir/</link>
		<comments>https://kocaeli.aileevlilikpsikologu.com/psikolog/kocaeli-yaygin-anksiyete-bozuklugu-nedir-nasil-tedavi-edilir/#comments_reply</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Nov 2018 17:33:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[Terapi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kocaeli.aileevlilikpsikologu.com/uncategorized/kocaeli-yaygin-anksiyete-bozuklugu-nedir-nasil-tedavi-edilir/</guid>
		<description><![CDATA[AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞINA BAĞLI KOCAELİ AİLE DANIŞMA MERKEZİ İrtibat Bilgileri Cep No       : 530/7997341 Sabit No     : 262/3321841 Kocaeli Yaygın Anksiyete Bozukluğu Nedir Nasıl Tedavi Edilir Yaygın Anksiyete Bozukluğu (YAB) olan kişilerde ise “sürekli, aşırı&#8230;]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;">AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞINA BAĞLI</h1>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #ff0000;">KOCAELİ AİLE DANIŞMA MERKEZİ</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">İrtibat Bilgileri</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Cep No       : 530/7997341</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Sabit No     : 262/3321841</span></strong></p>
<h1 style="text-align: center;"><span style="font-size: 14pt;"><strong>Kocaeli Yaygın Anksiyete Bozukluğu Nedir Nasıl Tedavi Edilir</strong></span></h1>
<p>Yaygın Anksiyete Bozukluğu (YAB) olan kişilerde ise “sürekli, aşırı ve durumla uygun olmayan bir endişe durumu” söz konusudur. Aşırı endişe, kişinin günlük yaşamını olumsuz yönde etkiler ve hatta olağan yaşam etkinliklerini sürdürmesini engeller. Bu kişiler her durumda olası en kötü sonucu düşünürler, her şey kendi denetimlerinin dışındadır, iyi bir olasılık ya da geriye dönüş mümkün değildir. YAB’da aşırı endişe ve kaygı genellikle sağlık, aile, para ya da iş gibi konularla ilgilidir. Denetlenemez nitelikte olan endişe hali en az altı ay boyunca hemen her gün vardır ve gün boyunca sürer.</p>
<p>YAB’nun yaşam boyu görülme sıklığı %5-6’dır. Başka bir deyişle, her 100 kişiden 5-6’sı yaşamlarının herhangi bir zamanın bu rahatsızlığı yaşayabilir. Yaşla birlikte kaygı duyarlılığı artar. YAB yaşlılıkta en sık görülen anksiyete bozukluğudur.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em>Anksiyete bozukluğu DSM-5 kılavuzuna göre tanımlanır.</em></p>
<p>&nbsp;</p>
<ol>
<li>En az 6 ay süreyle hemen her gün ortaya çıkan, birçok olay ya da etkinlik hakkında (işte ya da okulda başarı gibi) aşırı anksiyete ve üzüntü (endişeli beklentiler) duyma.</li>
<li>Kişi, üzüntüsünü kontrol etmeyi zor bulur.</li>
<li>Anksiyete ve üzüntü, aşağıdaki altı semptomdan üçüne (ya da daha fazlasına) eşlik eder (son 6 ay boyunca semptomlu gün sayısı, semptomsuz gün sayısından daha fazladır).</li>
</ol>
<p>Not: Çocuklarda sadece bir maddenin bulunması yeterlidir.</p>
<ol>
<li>Huzursuzluk, aşırı heyecan duyma ya da endişe</li>
<li>Kolay yorulma</li>
<li>Düşüncelerini yoğunlaştırmada zorluk çekme ya da zihnin durmuş gibi olması</li>
<li>İrritabilite</li>
<li>Kas gerginliği</li>
<li>Uyku bozukluğu (uykuya dalmakta ya da sürdürmekte güçlük çekme ya da huzursuz ve dinlendirmeyen uyku)</li>
<li>Anksiyete, üzüntü ya da fizik yakınmalar klinik açıdan belirgin bir strese ya da toplumsal, mesleki alanlarda ya da işlevselliğin önemli diğer alanlarında bozulmaya neden olur.</li>
<li>Bu bozukluk bir maddenin (örn. kötüyekullanılabilen bir ilaç, tedavi için kullanılan bir ilaç) ya da genel tıbbi bir durumun (örn. hipertiroidizm) doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir</li>
<li>Anksiyete ya da üzüntü; diğer bir mental bozuklukla daha iyi açıklanmamalıdır; örn. anksiyete ya da üzüntü bir Panik Atağı olacağı [Panik Bozukluğunda olduğu gibi] , genel bir yerde utanç duyacağı [Sosyal Fobide olduğu gibi], hastalık bulaşmış olma [Obsesif-Kompulsif Bozuklukta olduğu gibi], evden ya da yakın akrabalarından uzak kalma [Ayrılma Anksiyetesi Bozukluğunda olduğu gibi], Posttravmatik Stres Bozukluğunda travmatik olayın hatırlanması, kilo alma [Anoreksiya Nervozada olduğu gibi], birçok fizik yakınmanın olması [Somatizasyon Bozukluğunda olduğu gibi], algılanmış dış görünüş kusurları (Beden Dismorfik Bozukluğunda olduğu gibi], ciddi bir hastalığının olması [Hipokondriazisde olduğu gibi] ya da delüzyonel inançların içeriği [şizofreni ya da delüzyonel bozuklukta olduğu gibi</li>
</ol>
<p><span style="color: #000000;">Anksiyete (kaygı), tehlikeyi haber veren, doğal ve gerekli bir sinyaldir ve vücutla zihnin bir meydan okumaya ya<br />
da tehdide, en kısa zamanda hazır olmasını sağlar. Kalp daha hızlı atmaya başlar, soluk alıp verişiniz hızlanır, bu da kaslara daha fazla oksijen gitmesini sağlar. Böylece bi </span><span style="color: #000000;">mücadele durumunda daha iyi dövüşebilir, kaçmanız<br />
gerekirse, daha hızlı koşmaya başlarsınız. Kişi, tehlikelerin daha çabuk farkına varsın diye tetikte olma hali<br />
pekişir. Bu durum genellikle gergin olma gibi hissedilir. Anksiyetenin doğal olanı, sınavda en iyi performansı göstermenize, ya da çok konsantre olup bir kaza anında direksiyonu başka bir yöne kırarak kazayı önlemenize yarar.<br />
Belki de gündelik yaşamda sürekli kaygı ve endişe duygusuyla yaşayanlardan birisiniz. Kaygılar, alttan alta sizi rahatsız eder ama siz bunu ciddi bir biçimde dert etmez, normal yaşantınızı sürdürürsünüz. Bu tür anksiyete, yaşamınızda iyi gitmeyen bir şeyler olduğunun ya da büyük bir baskı altında olduğunuzun işaretidir. O halde yaşamınız hakkında bir şeyler yapmanızın zamanı gelmiş demektir, ya kendi kendinize ya da başkalarından yardım alarak. Anksiyete duygusu çok güçlüyse, uzun süre devam ederse, veya bir tehlike yokken birdenbire ortaya çıkıyorsa, tedaviye gerek vardır. Bu tür anksiyete sizi aşırı derecede rahatsız eder ya da günlük hayattaki işlevlerinizi yerine getirmenizi engeller.</span></p>
<p>Anksiyete, sizin başkalarıyla olan ilişkilerinizi etkiliyor, iş yaşamında işlevlerinizi yapmanızı engelliyor ya da yaşam<br />
kalitenizi azaltıyorsa, bu rahatsızlığın tedavi edilmesi gerekir. Aşağıdakiler anksiyete bozukluklarının farklı türleridir: Panik atak rahatsızlıkları kişinin beklemediği anlarda ortaya çıkan, defalarca tekrarlanan, yaşamını tehdit eden bir durum olmamasına rağmen kuvvetli bir endişe ve korku duygusu ve somatik belirtiler gösteren rahatsızlıkları içerir. Ataklar kişi için oldukça korkutucudur. Bedensel belirtiler çok şiddetli olduğundan,<br />
birçok kişi kalp krizi ya da felç geçirmekte olduğunu zanneder. Panik bozuklukları olan kişiler, vücutlarındaki değişikliklerle (kalp atışının hızlanması, hızlı nabız atışı gibi) aşırı ilgilidirler. Agorafobi kişinin kaygı atağı yaşaması halinde kaçıp çıkmakta zorluk çekeceği, kimseden yardım göremeyeceği yerlerde olma korkusudur. Kalabalık dükkanlara, uzun kuyruklara girmeye, toplu ulaşım araçlarını kullanmaya, sinemalarda ya da toplantılarda<br />
olmaya çekinirsiniz. Anksiyeteye kapılırsanız çabucak yardım göremeyeceğinizden korkarsınız. Hastaneden ya da doktordan uzakta olmak istemezsiniz. Ormanda yürüyüşlere çıkmaya, dağ evine gitmeye korkarsınız. Sosyal fobi başkaları tarafından eleştirel bir gözle incelendiğinde küçük düşürülme ya da aptal bir konuma düşmeyle ilgili aşırı<br />
bir korkudur. Kişi için toplantılarda veya gruplarda yüksek sesle konuşmak en korkutucu durumdur. Kantinde ve lokantada yemek yemek, davetlere gitmek rahatsızlık verir. Tanışmak istediğiniz biriyle konuşmak, aşılamayacak bir engel haline gelir. İnsanın kendisini iyi hissetmeyeceği durumlara şüpheyle yaklaşması ve bunlardan kaçınması olağandır. Genelleştirilmiş kaygı bozukluğu kişinin her konuda endişelenmesi ve abartılı şekilde tedirginlik duyması durumudur. Çocuğunuza araba çarpması, anne babanızın hastalanması, evinize hırsız girmesi veya borcunuzu ödeyemeyeceğinize dair korkular bu tür endişelere örnektir. Geceleri uyuyamaz hale gelirsiniz. Endişe ve sınırlamalar, zamanla tüm yaşamınızı etkilemeye başlar. Saplantı &#8211; zorlantı bozukluğu (obsesif kompulsif bozukluk)<br />
tekrar eden saplantılı düşünceler, takıntılı davranışlar ve alışkanlıklardan oluşur. İstem dışı kendiliğinden gelen<br />
düşünceler, kişiyi kazalar ve bulaşıcı hastalıklar gibi korkutucu şeyler düşünmeye zorlar. Bu düşünceler, kuvvetli bir anksiyeteye neden olur. Kişi, bu düşünceleri bastırmak için ocağın kapalı olup olmadığını defalarca kontrol eder ya da ellerini sık sık yıkar. Bu ritüelleri yerine getirmezse, saplantılı düşünceler ve anksiyete daha da kötüleşir. Saplantı –zorlantı bozuklukları çoğunlukla o kadar çok zaman alır ki, kişi çok yorulur ya da yapması gereken işleri yetiştiremez. Travma sonrası stres rahatsızlıkları kişinin hayatında yer alan travmatik bir olay sonrası hissettiği korkular ve bedensel tepkilerdir. Kişi, korkunç anları yeniden gözünün önüne gelen<br />
resimler ya da düşünceler halinde yaşar. Uykusuzluk ve fiziksel ağrılar olağandır. Kazalar, işkence, savaş, tecavüz, ensest veya diğer anksiyete dolu tecrübeler, bu tür rahatsızlıkların gerisinde yatan etkenler olabilir.<br />
Beklemediğiniz anda atak geliyor ve bu bedensel bir rahatsızlık yaratıyor mu?<br />
• Kalp çarpıntısı, nabızda hızlanma veya göğsünüzde sıkışma hissediyor musunuz?<br />
• Titremeye veya terlemeye başlıyor musunuz?<br />
• Bir anda başınız dönüyor, dengenizi yitiriyor musunuz?</p>
<p>• Duyduğunuz duygu o kadar kuvvetli ki ölmekten ya da<br />
kontrolü kaybetmekten korkuyor musunuz?<br />
Kitle ulaşım araçlarıyla yolculuk etmekten, kalabalık dükkanlara girmekten veya bir sıranın ortasında oturmaktan<br />
kaçıyor musunuz?<br />
• Kolayca kaçıp uzaklaşamayacağınız yerlerde bir kaygı atağı gelmesinden korkuyor musunuz?<br />
• Yardım görmenin zor olduğu durumlarda, örneğin evden uzakta tek başınızayken, sosyal bir ortamdayken, kuyrukta beklerken veya otobüs, tren ya da metroyla yolculuk ederken anksiyete atağı gelmesinden korkuyor musunuz? İnsanlarla sosyal ilişkilere girmede zorlanıyor musunuz?<br />
• Başkaları ile konuşmanın zor olduğunu düşünüyor musunuz?<br />
• Başkalarıyla yemek yemek veya birşeyler içmekten kaçınıyor musunuz?<br />
• Bir topluluk içinde söz almaktan korkuyor musunuz?<br />
Hiç bitmeyen anksiyete ve kaygılar sizi rahatsız ediyor mu?<br />
• Korku ve kaygılarınızı kontrol altına almanın zor olduğunu<br />
düşünüyor musunuz?<br />
• Başkaları size çok endişeli olduğunuzu söyledi mi?<br />
• Kendinizi sürekli gergin hissediyor, kendinizi kasıyor<br />
musunuz ?<br />
• Çabuk yoruluyor ya da dikkatinizi toplamakta zorluk çekiyor<br />
musunuz?<br />
• Kendinizi tedirgin hissediyor, uykusuzluk çekiyor musunuz?<br />
• Korku ve endişeler sizde rahatsızlıklara neden oluyor ya da<br />
işlevlerinizi yapmanıza engel oluyor mu?</p>
<p>Belki doktora gitmeyi düşündünüz, ama bu rahatsızlığınızdan utandığınız, ya da yardım görmek için yeterli şikayetinizin olmadığını düşündüğünüz için gitmediniz. Bazı hastalar için, fiziksel rahatsızlarının nedeninin anksiyete bozukluğu olduğunu kabul etmek de zordur. Kaygı/anksiyete bozuklukları<br />
konusunda yardım görmek mümkündür. Burada önemli olan,<br />
sizi engelleyen düşüncelerin üstesinden gelmek ve aile<br />
doktorunuz ile konuşmanızdır.<br />
Bir çok kişi doktora, ağrılarından veya vücudundaki diğer<br />
rahatsızlıklardan bahseder, ancak bu rahatsızlıkların gerisinde<br />
anksiyete rahatsızlığı yatmaktadır. Bu, doktorun anksiyete<br />
sorunlarına tanı koymasını zorlaştırır. Doktorun, şikayetlerin<br />
endişeden kaynaklanmadığına emin olması için bir sağlık incelemesi ve kan testleri yapması da zorunludur.<br />
Doktor, yukarıda bahsedilen değerlendirmeleri yaptıktan sonra,<br />
siz ve doktorunuz, diyalog, egzersiz ve ilaç gibi durumunuza en<br />
uygun tedaviyi birlikte belirlersiniz. Eğer tedavi beklenen neticeyi<br />
vermezse veya doktor sizin daha özel bir tedaviye ihtiyacınız<br />
olduğunuz düşüncesindeyse, bir uzmana sevk edilirsiniz. Genel<br />
olarak alkol, sigara ve kahve tüketimini azaltmak veya bunlardan<br />
tümüyle uzak durmakta yarar vardır.<br />
Bilgi ve danışmanlık, anksiyetenin üstesinden gelmeyi<br />
öğrenmede çok önemlidir. Bir panik atak anında vücutta ve<br />
beyinde neler olduğunu anlarsanız, anksiyeteden daha az<br />
rahatsız olursunuz. Anksiyete bozukluğu hakkında edindiğiniz<br />
bilgi, bir tedaviye başlanmasını da kolaylaştırır, tedavinin neden<br />
bu şekilde olduğunu da böylece anlamış olursunuz.<br />
Tedavi<br />
Maruz bırakma terapisi anksiyete ve saplantı<br />
rahatsızlıklarında uygulanan, en iyi belgelenmiş olan tedavi<br />
şeklidir. Uzman bir doktorun ya da psikoloğun yardımı ve önerileriyle endişeye sebep olan durumlara yavaş yavaş yaklaşmayı<br />
öğrenecek ve endişelerinizin giderek azaldığını fark edeceksiniz.<br />
Bu, kişiyi biraz zorlayan ancak karşılığında çok iyi sonuçlar veren<br />
bir tedavi biçimidir.<br />
Konuşma terapisi, anksiyete rahatsızlıklarında uygulanan<br />
en yaygın tedavi türlerinden biridir. Konuşma terapisinin bir<br />
türü olan bilişsel terapiyle, istem dışı ortaya çıkan düşünceleri,<br />
fantazileri veya davranışları tanımayı ve değiştirmeyi öğrenir<br />
ve böylece anksiyete rahatsızlıklarını önleyebilirsiniz. Bireysel<br />
terapideki konuşmalar sırasında başka destek ve tavsiyeler de<br />
alabilirsiniz.<br />
Grup terapisi hızla yaygınlaşmakta olan bir tedavi şeklidir.<br />
Burada kendi durumunuzu başkalarıyla karşılaştırma<br />
olanağına sahip olur, diğerlerinin yaptıklarını neden yapmakta<br />
olduklarını gözlemleme fırsatı bulur, böylece, bu durumdan<br />
sadece sizin rahatsız olmadığınızı görürsünüz. Kendi duygu ve<br />
düşünceleriniz, davranışlarınız ve tepkilerinizi de tanıma imkanı<br />
bulursunuz. Grup terapisi bunun ötesinde başka bir terapi için<br />
motive edici bir faktör olabilir. Grupla yapılan bilişsel davranış<br />
terapisinin yararlı olduğu belgelenmiştir.<br />
İlaç tedavisinin kaygı ve saplantı rahatsızlıklarına yararı olduğu<br />
bilinmektedir. İlaç tedavisi tek başına veya diğer tedavi türleriyle<br />
birlikte uygulanabilir.<br />
Tedavi türünün seçimi: Doktor veya başka bir sağlık görevlisiyle<br />
beraber size en uygun tedavinin hangisi olduğuna karar verirsiniz.<br />
Yardım görmek mümkün<br />
.9-%.4!,&#8217;)6<br />
Produksjon/design: Apeland Informasjon/ – Foto: Finn Ståle Felberg 01/2008<br />
IS-1465<br />
Broşürler www.psykisk.no web sayfasından Informasjonsmateriell<br />
bölümünden indirilebilir.<br />
Acil – 113’ü arayin<br />
Aile doktoru /Acil servis<br />
Yardım telefonu: 810 30 030<br />
www.psykisk.no<br />
www.psykiskhelse.no<br />
www.mentalhelse.no<br />
www.psykopp.no<br />
www.nyinorge.no<br />
www.nakmi.no<br />
Yardım alabileceğiniz</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">İRTİBAT BİLGİLERİ</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Cep No       : 530/7997341</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Sabit No     : 262/3321841</span></strong></p>
<p>Kocaeli Kariyer Polikliniği Kocaeli Merkezli Bir Bireysel Koçluk &#8211; Psikolojik Danışmanlık – Aile Danışmanlığı Merkezi olup, Türkiye’de 14 ilde şubesi ile hizmet vermektedir. Randevu almak için lütfen arayınız.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://kocaeli.aileevlilikpsikologu.com/psikolog/kocaeli-yaygin-anksiyete-bozuklugu-nedir-nasil-tedavi-edilir/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kocaeli Yetişkin Danışmanlığı Merkezi</title>
		<link>https://kocaeli.aileevlilikpsikologu.com/psikolog/kocaeli-yetiskin-danismanligi-merkezi/</link>
		<comments>https://kocaeli.aileevlilikpsikologu.com/psikolog/kocaeli-yetiskin-danismanligi-merkezi/#comments_reply</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Nov 2018 17:33:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[Terapi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kocaeli.aileevlilikpsikologu.com/uncategorized/kocaeli-yetiskin-danismanligi-merkezi/</guid>
		<description><![CDATA[AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞINA BAĞLI KOCAELİ AİLE DANIŞMA MERKEZİ İletişim Bilgileri Cep  No : 262/3321841 Sabit No : 530/7997341 Kocaeli Yetişkin Danışmanlığı Merkezi Her birimiz hayatımızın çeşitli evrelerinde bir takım zorluklarla karşılaşıyoruz. Yaşamış olduğumuz sorunlar özel hayatımızı, sosyal ilişkilerimizi&#8230;]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;">AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞINA BAĞLI</h1>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #0000ff;">KOCAELİ AİLE DANIŞMA MERKEZİ</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">İletişim Bilgileri</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Cep  No : 262/3321841</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Sabit No : 530/7997341</span></strong></p>
<h1 style="text-align: center;"><span style="font-size: 14pt;"><strong>Kocaeli Yetişkin Danışmanlığı Merkezi</strong></span></h1>
<p>Her birimiz hayatımızın çeşitli evrelerinde bir takım zorluklarla karşılaşıyoruz. Yaşamış olduğumuz sorunlar özel hayatımızı, sosyal ilişkilerimizi olumsuz etkileyebiliyor. Kişiler arası ilişkileri iyi yönetemediğimizi hissediyor, problemlerimizin çözülemeyeceği konusunda umutsuzluk yaşayabiliyoruz. Kararsızlıklar, aile içi sorunlar, iş yerinde yaşadığımız stres vb. birçok durum bizi her gün zorlamakta.</p>
<p>Yaşadığımız zorlantılar, psikosomatik rahatsızlıklar dediğimiz hiçbir fizyolojik sebepten kaynaklanmayan baş ağrıları, mide ağrıları, uykusuzluk, deri hastalıkları ve saç dökülmeleri gibi bedensel rahatsızlıkları da beraberinde getirebiliyor.</p>
<p>Yaşadığımız tüm fizyolojik, duygusal ve sosyal sorunlar hayatımızın kalitesini azaltan içinden çıkılması güç labirentler gibi gözükseler de aslında sadece problemlerle başetme becerilerimizi güçlendirerek bu sorunların üstesinden gelmemiz mümkün.</p>
<p>Yetişkin danışmanlığı, yetişkinlerin yaşamakta olduğu sosyal, duygusal ve aile içi sorunları kapsamaktadır. Psikolium’da yetişkin danışmanlığı hayatınızı yönetebilmeniz adına sizlere yardımcı olacak bireysel danışmanlık hizmeti sunmaktadır.</p>
<p>Hangi Konularda <strong>Yetişkin Danışmanlığından Faydalanabilirsiniz</strong>?</p>
<ul>
<li>Aile içi sorunlar</li>
<li>Aldatılma ve aldatma</li>
<li>Stres/ Stresle başetme</li>
<li>Öfke kontrolü sağlama</li>
<li>Uyku sorunları</li>
<li>Kişiler arası iletişim problemleri</li>
<li>Depresyon/ Çökkünlük/ İstesizlik</li>
<li>Panik atak/ Panik bozukluk</li>
<li>Sosyal fobi/ Sosyal kaygı/ Anksiyete</li>
<li>Yeme bozuklukları</li>
<li>Bağımlılıklar (Akol, madde ve sigara bağımlılıkları)</li>
<li>Geçmiş yaşantı ve travmalar</li>
<li>Ayrılık depresyonu</li>
<li>Kayıp ve yas süreçleri</li>
<li>Takıntılar(OKB/obsesyonlar ve kompulsiyonlar)</li>
<li>Panik atak</li>
<li>Depresyon</li>
<li>Anksiyete bozuklukları /Fobiler</li>
</ul>
<h1><strong>YETİŞKİN DANIŞMANLIĞI</strong></h1>
<p><em>Yetişkin danışmanlığı</em> kişinin kendini tanıyabilmesini buna bağlı olarak da hayattan daha fazla zevk almasını sağlamak amacını gütmektedir. Günümüzde iş yoğunluğu, trafik yoğunluğu vb. problemler kişilerin özellikle ruh sağlığını ciddi derecede bozmaktadır. Bu yoğun tempo içerisinde kendisine ayıracak bir vakti bulunmayan birey ciddi ruhsal travmalar yaşar buna paralel olarak da kişinin hayatı ciddi boyutlarda hasarlar görür.</p>
<p>İşte günümüzde bireylerin bu tür sorunlar ile karşılaşmamalarını veya karşılaştıkları bu sorunları tedavi etmek amacı ile uzman kişilerce <em>yetişkin danışmanlığı</em> hizmetleri verilmektedir.</p>
<p>Kişi ailesi ile yaşadığı problemler, evliliğindeki huzursuzluklar ve hayattan eskisi gibi zevk alamama gibi olumsuz durumlardan dolayı <em>yetişkin danışmanlığı</em> hizmeti veren uzmanlara başvurmaktadırlar. Yetişkin danışmanları ise bireylerin bu sorunları doğrultusunda yaşadıkları duygusal sorunlar ile baş edebilmeleri, sorunları tetikleyen nedenleri bulabilmeleri, yaşantılarını daha iyi anlayabilmeleri ve yaşam kalitelerini artırabilmeleri amacıyla bu hizmetleri profesyonel bir şekilde vermektedirler.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>Kocaeli Yetişkin Danışmanlığına Konu Olan Sorunlar</strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li>Duygu durum bozuklukları</li>
<li>Kişilik bozuklukları</li>
<li>Yeme bozuklukları</li>
<li>Kaygı bozuklukları</li>
<li>Strese bağlı problemler</li>
<li>Sosyal beceri eksikliği</li>
<li>İlişki problemleri</li>
<li>Travma sonrası stres bozukluğu</li>
<li>Uyum ve davranış problemleri</li>
</ul>
<p>&nbsp;</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>Kocaeli Yetişkin Danışmanlığı Neyi Hedefler?</strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><em>Yetişkin danışmanlığı</em>, bireyin kendi yeteneklerinin, becerilerinin ve ilgilerinin farkına varabilmesini bu doğrultuda hayatına yön verebilmesini amaç edinmektedir. Ayrıca Kişisel veya toplumsal problemlerini belirleyerek kendi kendilerine çözümler üretebilmelerini amaç edinmektedir.</p>
<p><em>Yetişkin Danışmanlığı</em> hizmeti alan bireyler farklı bir bakış açısına sahip olarak daha önce yorumladıkları olayları daha gerçekçi ve tutarlı bir şekilde ele alarak hayatlarında uzun vadede başarıyı yakalarlar.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>Kocaeli Yetişkin Danışmanlığı Hizmetlerinin Bireye Kazandırdıkları</strong></span></p>
<p>&nbsp;</p>
<ul>
<li>Etkili iletişim kurabilme</li>
<li>Olaylara gerçekçi ve tutarlı bir bakış açısı ile bakabilme</li>
<li>Başkalarına hayır diyebilme</li>
<li>Etkin kararlar verebilme</li>
<li>Verimli çalışabilme</li>
<li>Negatif düşüncelerden silkinebilme</li>
<li>Üzüntü ve kayıplarla baş edebilme</li>
</ul>
<p><strong>Yetişkin danışmanlığı yukarıda saymış olduğumuz kazanımların yanı sıra daha birçok konuda bireylere fayda sağlamaktadır. Sizde yetişkin danışmanlığı ile ilgili olarak detaylı bilgi almak istiyorsanız bizimle iletişime geçebilirsiniz.</strong></p>
<p>Bireyler, aile üyeleri ile yakın ya da uzak sosyal çevre arasında anlaşmazlıklar ya da çatışmalar yaşayabilir. Aile üyeleri arasındaki ilişkiler her zaman dengeli ve uyumlu bir şekilde gelişmeyebilir, zaman zaman, sevgi, saygı, kabul ve paylaşım ihtiyaçlarının karşılanması, iletişim, rollerin ve sorumlulukların yerine getirilmesi,<br />
aile sağlığının ve bütünlüğünün korunması, geliştirilmesi gibi süreçlerde sorunlarla, çözümsüzlüklerle karşılaşabilirler, kendilerini çaresiz ve tıkanmış hissedebilirler. Kimi zaman da aile üyelerinden birinin yaşadığı bir sorun ailenin diğer üyelerini doğrudan ya da dolaylı bir şekilde etkiler. Bireylerden farklı olarak çift ler veya<br />
aileler bu problemleri birbirlerinden bağımsız olarak yaşamazlar, ailenin dışında başlayan problemler, ailenin içinde çoğalarak devam edebilir. Birey ile çalışırken içinde bulunduğu aile sistemi göz ardı edilemez. Bireyin<br />
yakın çevre ilişkileri, ailesi iletişim tarzları gibi unsurlar bireyin duygu, düşünce, davranış ve algılarını kaçınılmaz bir şekilde etkilemektedir. Birey yaşadığı sorunların kaynağını bulmak isterken bir şekilde ailesi ile karşılaşmaktadır.<br />
Günümüzde hızla değişen aile yaşamında aile sorunlarına yönelik yardım alma ihtiyacı hızla artmaktadır. Bu ihtiyacı karşılayabilmek amacıyla bu alanda profesyonelleşme ihtiyacı doğmuştur. Aile danışması ülkemizde oldukça yeni bir<br />
kavram olmakla beraber, aynı zamanda psikolojik danışma alanında yeni bir çalışma zeminini de oluşturmaktadır.<br />
Ülkemizde “Aile Danışması” konusundaki kaynaklar gittikçe artmaktadır.</p>
<p>Aileyi inceleyen profesyoneller, aile yaşamına etki eden tarihi, ekonomik, sosyal ve resmi kurumlarla ilgili faktörleri de göz ardı etmemelidir. Bu bilgi kişiliklerin, toplumların ve olayların sistematik bir etkileşim içinde olduğunun göstergesidir. Aile danışmanı, danışmada ailenin ekonomik, sosyal, sağlık, ve tarihi geçmişini göz<br />
ardı etmemelidir. Hatta bu bilgilerin terapiyi daha anlamlı kılacağını unutmamalıdır. Temel de aile, birbiriyle iç içe olan kişilerden oluşan bir sistemdir. Ailedeki iç ilişkiler sibernetik olarak bilinen kurallar, düzen ve geribildirimle yönetilir. Aile yaşamındaki değişik küçük gelişimsel ve sistemik ayrıntıları anlamaya çalışmak, aile terapisti olmanın ilk adımıdır. İkinci adımda, birey ve aile yaşam döngüsünün dinamikleri hakkında bilgi sahibi olmalıdır.</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">İletişim Bilgileri</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Cep  No : 262/3321841</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Sabit No : 530/7997341</span></strong></p>
<p>Kocaeli Kariyer Polikliniği Kocaeli Merkezli Bir Bireysel Koçluk &#8211; Psikolojik Danışmanlık – Aile Danışmanlığı Merkezi olup, Türkiye’de 14 ilde şubesi ile hizmet vermektedir. Randevu almak için lütfen arayınız.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://kocaeli.aileevlilikpsikologu.com/psikolog/kocaeli-yetiskin-danismanligi-merkezi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kocaeli Yetişkinlerde Travma Terapisi</title>
		<link>https://kocaeli.aileevlilikpsikologu.com/psikolog/kocaeli-yetiskinlerde-travma-terapisi/</link>
		<comments>https://kocaeli.aileevlilikpsikologu.com/psikolog/kocaeli-yetiskinlerde-travma-terapisi/#comments_reply</comments>
		<pubDate>Sat, 03 Nov 2018 17:33:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator><![CDATA[admin]]></dc:creator>
				<category><![CDATA[Danışmanlık]]></category>
		<category><![CDATA[Psikolog]]></category>
		<category><![CDATA[Terapi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">https://kocaeli.aileevlilikpsikologu.com/uncategorized/kocaeli-yetiskinlerde-travma-terapisi/</guid>
		<description><![CDATA[AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞINA BAĞLI KOCAELİ AİLE DANIŞMA MERKEZİ &#160; İletişim Bilgileri; Ceo No :530/7997341 Sabit No : 2621/3321841 Kocaeli Yetişkinlerde Travma Terapisi Yetişkinlerde Travmatik yaşantılar bireylerin yaşamsal bütünlüğünü tehdit eden olaylardır. Örneğin deprem, sel gibi doğa kaynaklı afetler&#8230;]]></description>
				<content:encoded><![CDATA[<h1 style="text-align: center;">AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞINA BAĞLI</h1>
<p style="text-align: center;"><strong><span style="color: #ff0000;">KOCAELİ AİLE DANIŞMA MERKEZİ</span></strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">İletişim Bilgileri;</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Ceo No :530/7997341</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Sabit No : 2621/3321841</span></strong></p>
<h1></h1>
<h1 style="text-align: center;"><span style="font-size: 14pt; color: #0000ff;"><strong>Kocaeli Yetişkinlerde Travma Terapisi</strong></span></h1>
<p>Yetişkinlerde Travmatik yaşantılar bireylerin yaşamsal bütünlüğünü tehdit eden olaylardır. Örneğin deprem, sel gibi doğa kaynaklı afetler ya da savaşlar, terör, kazalar, cinsel ya da fiziksel saldırıya uğrama, işkence görme, çocuklukta yaşanan cinsel taciz ve tecavüzler, yaşamı tehdit eden bir hastalık tanısının konması, bir yakının kaybı gibi kişinin başa çıkma yetisini zorlayan durumlar Yetişkinlerde Travmatik olaylara örnek verilebilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Bireyler, Yetişkinlerde Travmatik olay sırasında veya sonrasında korku, dehşet, çaresizlik, utanç ve suçluluk gibi tepkiler verdiyse bu tür olaylar artık psikolojik açıdan Yetişkinlerde Travmatik olaylar ya da psikolojik Yetişkinlerde Travmatik olaylar (psikolojik Yetişkinlerde Travma) olarak adlandırılır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yetişkinlerde Travmatik stres tepkileri kişilerin bu olayları doğrudan yaşaması, olaya tanık olması, bu tür bir olayın sevdiği birinin başına geldiğini öğrenmesi ya da bu olaylara mesleki kanallarla maruz kalması sonucu ortaya çıkabilir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Yetişkinlerde Travma sonrası görülebilen tepkiler tekil belirtilerden bozukluklara uzanan geniş bir yelpazede olup çok çeşitlidir. Psikolojik Yetişkinlerde Travmaların tedavisinde EMDR ve Bilişsel Davranışçı Terapi yöntemlerinin etkinliği çok sayıda çalışma tarafından gösterilmiş olup uzun yıllardır güvenle uygulanmaktadır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<h2><a href="https://melisdemircioglu.com/hizmetler/travma-terapisi"><span style="font-size: 14pt;">Yetişkinlerde Travma Terapisi</span></a></h2>
<p>DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü Yetişkinlerde Travma Merkezi, Yetişkinlerde Travma Terapisi ile Yetişkinlerde Travma yaşayanlara danışmanlık hizmeti vermek, afetlerin ve diğer Yetişkinlerde Travmatik olayların bireylerde yarattığı olumsuz etkileri azaltmak amacıyla kurulmuştur. DBE ülkemizde afet sonrası müdahale eğitimindeki boşluğu kapatmak üzere, kendilerini geliştirip becerilerini artırmak isteyen meslektaşlarımıza eğitim desteği sağlama görevini de sosyal bir bilinçle üstlenmektedir. DBE Yetişkinlerde Travma Merkezi araştırmanın, yeni düşünce ve yaratıcılığın geliştirildiği, desteklendiği ve yaygınlaştırıldığı bir merkezdir.<br />
DBE Davranış Bilimleri Enstitüsü çalışanları, 1999 deprem felaketleri, 2000 Hatay sel felaketi, 10 Eylül 2001 Taksim Bombalama olayı, 2002 Afyon depremi ve 2003 Ocak ayında gerçekleşen THY uçak kazası sonrasında yürütülen Yetişkinlerde Travmaya müdahale çalışmalarında aktif olarak görev yapmıştır.</p>
<p>Hedefimiz bu merkezin Türkiye’nin diğer bölgelerinde kurulacak Yetişkinlerde Travma Merkezleri için bir model oluşturmasıdır.</p>
<h5>Yetişkinlerde Travma nedir?</h5>
<p>Günlük rutin işleyişi bozan, aniden, beklenmedik bir şekilde gelişen, dehşet, kaygı ve panik yaratan, kişinin anlamlandırma süreçlerini bozan olaylar, Yetişkinlerde Travmatik yaşantılar olarak tanımlanabilir. Yaşanmış olan bir trafik kazası, doğal afet – deprem ya da sel – taciz ya da daha zorlayıcı bir yaşantı veya on beş yıllık evlilikte atılmış olan ilk tokat bu konuya örnek oluşturabilir. Biraz daha ayrıntılandırırsak;</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>Yetişkinlerde Travmatik yaşantılar;</strong></span></p>
<p><strong>İnsan eliyle oluşanlar </strong><br />
<em>Kaza ile olanlar: </em><br />
Trafik, uçak, gemi vb. kazalar<br />
Yangın, tüp patlaması,<br />
Nükleer kazalar, grizu patlaması vb…</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Bilerek oluşturulanlar: </strong></span><br />
Savaşlar,<br />
Kitle katliamları, soykırımlar<br />
Toplama Kampları<br />
Tecavüz, Taciz<br />
Terör eylemleri</p>
<p><span style="color: #ff0000;"><strong>Doğal yollarla oluşanlar:</strong></span><br />
Deprem, sel<br />
Kasırga, yer kayması<br />
Yanardağ patlaması</p>
<h1><span style="font-size: 18px; color: #0000ff;">Kocaeli Travma psikolojisi, travma terapisi</span></h1>
<h2><strong><span style="font-size: 14px;">Travmatik olayın en temel etkilerinden biri kişinin sembolizasyon kapasitesine ket vurmasıdır. O anlar için söz yoktur, kurulamaz.</span></strong></h2>
<div class="_1NMxy">
<p>&nbsp;</p>
<p>Genel olarak “travmatik olay” dediğimiz şey, kişinin fiziksel ve ruhsal bütünlüğünü, denge halini, baş etme kapasitesini ani ve sert bir şekilde zorlayan, sarsan olaylardır. Bu olaylar, doğal afetlerden, kazalardan, savaş, işkence, tecavüz, taciz vb. insan-yapımı olaylara kadar uzanır. Bu olaylar ne kadar aniyse, ne denli fiziksel ve psikolojik ölüm riski taşıyorsa, verdiği kayıplar ne denli büyük ve çoğulsa, olaylar ne denli süreklilik arz ediyorsa, failler ne denli beklenmedik insanlarsa (örneğin insest), kişi ne denli hazırlıksızsa, sosyal desteği ne denli azsa, yaşça ne denli küçük veya yaşlıysa (çocuklar ve ileri yaş daha fazla risk altındadır), kişilik yapısı ne denli güçlü ve esnek değilse, kırılganlık ve korunaksızlık hissi ne denli büyükse, travma mağdurlarının uzun dönemli ve ciddi psikolojik zorluklar yaşama riski o kadar artar. Travmatik olaylara maruz kalan hemen herkes, olayı takip eden haftalarda, hatta aylarda çeşitli psikolojik zorluklar yaşayabilirler. Bu normaldir. Çünkü anormal, olağandışı, olağanüstü bir olay olmuştur, belli bir stres miktarıyla baş etme kapasitesi olan bünyemiz aşırı zorlanmıştır ve bu anormal olaya normal stres tepkileri vermektedir. Çoğu durumda haftalar veya aylar içinde bu psikolojik zorluklar kendiliğinden önemli ölçüde yatışır. Ama işte biraz önce bahsettiğim birçok risk faktörüne bağlı olarak kimi durumlarda bu zorluklar ısrarlı bir şekilde devam ederler. Savaş ve diğer kronik politik şiddet biçimlerine maruz kalındığı durumlarda ise, savaş ve şiddet süreci bitmediği sürece bir türlü asgari güvenli bir ortama geçilemediği için kaygı mekanizmaları çok daha fazla ve sürekli çalışır.</p>
<p>Göç ise biraz daha farklı bir olgudur. Mecburen travmatik olması gerekmez. Ama genellikle çok zorlu bir süreçtir, çoklu kayıplar içerebilir, savaş gibi travmatik olaylardan kaçışa bağlı olabilir, gidilen yer ayrımcılık dolu olabilir vb.</p>
<p>Travmatik olaylara maruz kalma sonucu en sık görülen psikolojik zorluk, travma sonrası stres bozukluğudur, onu depresyon ve diğer kaygı bozuklukları izler. Travmatizasyon erken yaşlarda ve süreklilik arz eden bir tarzda yaşanmışsa ciddi kişilik problemlerinin ortaya çıkma riski de artar.  Travmatik olaylara maruz kalmanın sadece olumsuz etkileri yoktur, aynı zamanda uygun faktörler bir araya geldiğinde “travma sonrası büyüme” olarak tabir edilen, kişinin dayanma, esneme, baş etme kapasitelerinin geliştiği, benlik algısının daha olumluya doğru evrildiği, dünyaya ve çevresine daha yapıcı bir şekilde bakabildiği bir durum da ortaya çıkabilir.</p>
<p>Göç eden, muhtemelen birçok travmasıyla ve çoklu kayıplar yaşayarak yeni bir mekandaki yeni bir toplumsal çoğunluğun içine bir azınlık grup ya da o bile değil, bir tekil aile ya da bir tekil kişi olarak gelmiştir. Evini, köyünü, mahallesini, şehrini, ülkesini, sevdiklerini, kültürünü, dilini geride bırakmıştır. Zaten devasa kayıp / yas, travmatik stres ve uyum meseleleriyle uğraşmak zorundadır. Tabii ki içine geldiği yeni toplumsal çoğunluğun psiko-sosyal olarak ve sistemin kurumsal / yapısal olarak ona ne denli dostça veya düşmanca davrandığı, göçmenin iyilik halini birinci dereceden etkiler. Kapsayıcı, destekleyici ortamlarda göçmen yara sarma ve tamirat moduna daha kolay geçerken, düşmanlık ve ayrımcılık dozu yüksek toplumsal ortamlarda göçmenlerin yaraları sürekli kanamaya devam eder. Çünkü temel güven duyguları yeniden tesis edilememiş olur.</p>
<p>Farklı kültürlere dostane ve eşitlikçi davranmayan, otoriter, dışlayıcı, yabancı düşmanı, milliyetçi ve ırkçı özellikleri ağır basan sosyal ortamlarda, göçmenlere birkaç yol kalır. Azlarsa, güçsüzlerse, atomize olacaklardır. Kendi kültürlerini hızla terk etme, kendi kimliğinden nefret etme, mecburi bir asimilasyon gündeme gelecektir. Bir getto oluşturabilecek kadar büyük bir azınlıklarsa, o zaman içe kapalı, eski kimliğe daha da radikal biçimde tutunmaya çalışan ya da daha doğrusu o eski kimliği çok daha radikal biçimde yeniden kurgulayan bir evrim geçirebilirler. Bu durumda gayet tepkisel bir kimlik kurgusu söz konusu olur.</p>
<p>Oysa bu göçmenlik sorununun hem göçmenler hem de yerliler açısından en makul, en az hasar verici çözüm yolu, eşitlik temelinde entegrasyon ve melezleşmedir. Bir yandan kültürel farklılıklar tanınacak, saygı gösterilecek, hakları teslim edilecektir, bir yandan da bu farklılıkların donmuş sabitlikler olarak korunması yerine herkesin diğer kültürden bir şeyler öğrenmesi ve edinmesinin, diğer deyişle kültürel melezleşmenin yolları alabildiğine açık tutulacaktır.</p>
<h3><span style="color: #0000ff;"><strong>Kocaeli Travma terapisinin temel ilkeleri</strong></span></h3>
<p>Aktif savaş ya da iç savaş varsa, devam ediyorsa, psikolojik sağlık derdi olanların birincil görevi, bu savaşın yıkıcı etkilerini görünür kılmak ve güçlü bir barış talebi yükseltmektir. Çünkü aktif savaş varsa, ancak yüzeysel pansuman yapabiliriz, sahici bir tedavi mümkün olmaz. Yüzeysel pansumanı da küçümsememek lazım, o da yaranın daha da kötüleşmesini engelleyebilir sonuçta, ama nihai bir çözüm olmaz. Göç meselesinde de makro düzeyde sosyal ve kurumsal ayrımcılığın geriletilmesi en kritik iştir. Makro ve mikro düzeylerin arasında geniş toplum veya daha küçük topluluklar düzeyinde yapılabilecek ve şiddet mağdurlarının acılarının tanındığını, onurlandırıldığını gösteren girişimler yer alabilir. İnsan hakları müzeleri, anıtlar, milli eğitim müfredatlarının bu meseleleri de içerek şekilde geliştirilmesi bu başlık altında düşünülebilir. Mikro düzeyde ise ruh sağlığı çalışanlarının travma mağdurlarıyla birey, aile, grup düzeylerinde yaptıkları iyileştirme çalışmaları yer alır. Bu alanda terapi ekolüne göre birçok farklı yaklaşım vardır. İdeal durumda bir ekip çalışması yapılması gerekir. İdeal bir ekipte klinik psikolog, sosyal hizmet uzmanı, psikiyatr, sanat/hareket terapisti, hukuki sorunlar için avukat ve gerekiyorsa tercüman yer alabilir.</p>
<p>Terapi ekolü ne olursa olsun, travma terapisinde izlenmesi gereken temel ilkeler vardır. Bunları kısaca özetlersek: 1) Her mağdur biriciktir; her mağdurun travma sonrası yaşantısı, aynı travmaya aynı şekilde maruz kalmış olanlarda bile farklı farklıdır. O yüzden paket programlar sakıncalıdır. Her terapi süreci, travma mağdurunun durumu ve ihtiyaçlarına göre özel dikim olmalıdır.</p>
<p>2) Terapide asıl olan teknik değil, terapi ilişkisidir. Hele insan-yapımı travmatik olaylara maruz kalmış mağdurlarda bu daha da kritiktir. Travmatik olay, mağdurun ilişkisel dünyasını, yani başkalarıyla ilişkilenme hallerini alt üst etmiştir, deyim yerindeyse zehirlemiştir; şimdi yeni bir ilişkiyle, terapi ilişkisiyle bu zehirlenmenin etkileri giderilecektir. O yüzden saygı ve empati içeren, kaliteli, istikrarlı, sınırları belli bir terapi ilişkisi işin merkezinde yer almalıdır.</p>
<p>3) Travmatik durum öncelikle mağdurun güvenlik ve öngörülebilirlik duygularını bozmuştur. Dünya ve ilişkiler artık güvenilmez ve öngörülemez olarak algılanır. Travma terapisinin en önemli işlerinden biri bu duyguların yeniden tesis edilmesidir. O yüzden terapist, danışanın güvende olduğundan emin olmalı, değilse nasıl güvende olabileceği terapinin ana konularından biri olmalıdır. Aynı şekilde, terapi çerçevesinin kendisi istikrarlı bir şekilde uygulanan kurallarıyla güvenli ve öngörülebilir olmalıdır.</p>
<p>4) Travma mağduru tek başına bir akvaryumda yaşamamaktadır. Travma öncesinde de travma sırasında da sonrasında da belli bir sosyo-politik-kültürel bağlam içinde yaşamaktadır. Travmanın kodlanması, anlamlandırılması ve işlemlenmesi, biyolojik ve psikolojik süreçlerle birlikte bu sosyo-politik-kültürel düzey üzerinde de gerçekleşir. Dolayısıyla bütün terapilerde olduğu gibi, travma terapisinde de bu bağlam mutlaka işin bir parçası olmalıdır.</p>
<p>5) Travmatik olayın en temel etkilerinden biri kişinin sembolizasyon kapasitesine ket vurmasıdır. O anlar için söz yoktur, kurulamaz haldedir. Acı, sembolize edilemezse metabolize de edilemez, sindirilemez, mıh gibi içimizde kalır, bizi zehirlemeye devam eder. O yüzden travma terapisinde, hangi ekol olursa olsun, travmatik anıların bir noktada ve bir şekilde elden geçirilmesi, işlemlenmesi amaçlanır. Ancak bu durum, hem zamanlama hem de miktar bakımından mağdurdan mağdura büyük farklılıklar gösterebilir. Temel kriterimiz mağdurun neye ne kadar hazırlıklı olduğudur, zorlama olmaz.</p>
<p>6) Travma terapisi zor ve karmaşık bir iştir. Danışanda terapiste yönelik olumlu/olumsuz yoğun duygular (aktarım) yaratabildiği gibi, terapistte de danışana yönelik yoğun duygular (karşı-aktarım) yaratabilir. Bu durumlara ve bunlarla nasıl çalışılacağına dair terapistler için en azından temel bir eğitim şarttır. Benzer şekilde travma terapistleri arasında mesleki tükeniş (burnout) durumları çok yaygındır. Çalışılan malzemenin ağırlığı nedeniyle bir süre sonra duygusal olarak kendilerini tükenmiş, depresif bir şekilde hissedebilirler. O yüzden travma terapistlerinin özbakımlarına çok iyi dikkat etmesi gerekir. Bu başlık altında, kendi terapisine gitme, süpervizyon alma, kaliteli ilişkilere sahip olma, hobiler, bedensel ve zihinsel rahatlama sağlayan faaliyetler sayılabilir.                                Çocuklar için de aynı ilkeler geçerlidir. Ama ek olarak, çocuklarda sözel ifade yolları çok daha kısıtlı olduğu için sanat ve hareket gibi söz-dışı ifade ve sembolizasyon yollarına çok daha fazla ihtiyaç duyulur. Ayrıca, çocuklar ailelerine çok daha fazla bağımlı oldukları için, çocukların travma terapisinde aile ile de çok daha fazla çalışılır.</p>
<h3><span style="color: #0000ff;"><strong>Kocaeli Travma terapisinde yapılması ve yapılmaması gerekenler</strong></span></h3>
<p>En acil şey güvenliğin sağlanmasıdır. Sonra istikrarlı bir ortamın sunulmasıdır. Tedavi sürecinin güvenilir, tutarlı, istikrarlı ve öngörülebilir bir şekilde yürümesi çok önemlidir. Bu yüzden terapinin ilk seanslarında, hem travmanın psikolojik etkilerine hem de terapi süreçlerine dair bir psiko-eğitim verilmeli, danışana, kabaca da olsa, bir tür yol haritası sunulmalıdır. Genel olarak biraz önce bahsettiğim temel ilkeler takip edilmelidir.</p>
<p>Yapılmaması gerekenlerin listesi muhtemelen daha uzun. Danışanın durumuna, hızına, ihtiyaçlarına saygı gösterilmelidir, hiçbir şekilde bir şeyleri yapmaya ya da anlatmaya zorlanmamalıdır. Terapide bu tür bir zorlama, yeniden-travmatizasyon riski demektir.</p>
<p>Danışan, travmatik olaylarını henüz hazır değilken dizginsiz bir şekilde kusar gibi anlatma yoluna girerse, yine yeniden-travmatizasyon riskini önlemek için, danışanı bir miktar yavaşlatmak gerekir.</p>
<p>Travma terapisinde terapistler açısından en sık yaşanan sorunlardan biri empatik konumda durabilme zorluğudur. Travma terapisinde temel empatik duruş, bir iyileşme olabilmesi için önkoşullardan biridir, ama zor iştir. Empati, karşımızdaki insanın nasıl hissediyor olabileceğini hissedip, bu hissedişimizi karşımızdakine hissettirebilmek, iletebilmektir. Biz o olmadığımız için mutlak derecede ne hissettiğini anlamayabiliriz ama oldukça yakın derecelerde anlayabiliriz. Travma terapisinde terapistin dinlediği malzeme çok ağır ve çok acı olduğu için terapist empatik konumda durmakta zorlanıp iki tür sapış yapabilir. Ya kendini korumak için umursamaz bir konuma kayabilir ya da empatiyi abartıp mağdurla aşırı-özdeşim konumuna kayabilir, sanki travmatik olayı kendisi yaşamış gibi hissedebilir. Halbuki mağdurun anlattığı travmatik olayı terapist yaşamamıştır. Mağdura yardım edebilmesi için mağdur kadar etkilenmemiş olması, belli bir mesafeyi koruması gerekir, o yüzden aşırı-özdeşim konumu terapiye köstek olan bir konumdur, aşılması gerekir. Umursamaz konumun zaten terapötik bir niteliği yoktur.</p>
<p>Travma terapisiyle uğraşan terapistlerin genel olarak sosyal-politik sorumluluk bilinçlerinin oldukça yüksek olduğunu görüyoruz. Bu sorumluluk duygusu aynı zamanda müthiş bir fedakârlık enerjisiyle birlikte geliyor. Bunlar çok olumlu özellikler ama sağlam bir özbakımın varlığı koşuluyla. Terapist daha önce bahsettiğim özbakım meselesine önem vermiyorsa, fazla sorumluluk ve fedakârlık bir süre sonra terapistte tükenişi getirecektir ve terapist fazla fedakarlıktan kimseye yardım edemez hale gelecektir. O yüzden terapistlerin kendi sınırlarını, zorlanma noktalarını, özbakım yollarını iyi bilmeleri, temelsiz bir fedakarlığa bel bağlamamaları gerekmektedir.</p>
<p>Diğer sorunlu bir alan ilaç kullanımıyla ilgili. Gündelik işlevselliği ciddi derecede etkilenmiş vakalarda terapiye ek olarak geçici ilaç desteği düşünülebilir. Travma mağdurlarıyla çalışırken, ilaç tedavisi hiçbir zaman tek veya birincil tedavi yöntemi olmamalıdır; gerektiği zaman terapiye destek olarak kullanılmalıdır. “Hiçbir koşulda ilaç verilmesin” yaklaşımı yanlıştır, kimi durumlarda ilaç desteği gerekli olabilir. Öte yandan, duyuyoruz ki birçok yerde, travma mağdurlarının psikolojik şikayetlerine yönelik sadece ilaç veriliyor ve bu ilaçlar bütün psikolojik şikayetleri bastırmak, görünmez kılmak için veriliyor. Bu da tamamen yanlıştır. Travma terapisinde belirtilerin ilaçla tamamen bastırılması istenmez, zira o belirtilerin bir anlamı, bir dili vardır, terapide rehberlik işlevleri vardır. İlaç sadece çok şiddetli kimi belirtilerin şiddet dozunu azaltmak için kullanılmalıdır, belirtileri toptan yok etmek için değil.    Öncelikle tabii ailelerin bu konuda bilgilenmesi çok önemli. Genel ilkeler düzeyinde konuşursak, çocuklar tabii ki mümkün olan azami seviyede travmatik olaylardan korunmalıdırlar. Ama birçok durumda bunun her zaman mümkün olamadığını da biliyoruz. Ailenin çocuğun davranışlarını yakından takip etmesi, davranış değişikliklerini hızlı fark etmesi, <em>zorlamadan</em> çocuğa kendini ifade edebilecek güvenli ve destekleyici ortamlar sunması çok önemlidir. Aile çocuğu dinleyebilmeli, onunla vakit geçirebilmeli, oyun oynayabilmelidir. Çocuklar, iç dünyalarını yaratıcılığa imkân veren oyunlarla dışa vururlar. Dolayısıyla çocuklarda travmatik durumları anlayabilmek için de, işlemleyebilmek, çözebilmek için de birlikte oyun oynanabilmesi çok önemlidir. Bu oyunlarda çocukların öncülük yapmasına izin verilmeli, herhangi bir zorlama olmamalıdır. Kimi durumlarda çocuklar zorlandıkları konularda yetişkinlere doğrudan ya da dolaylı sorular sorarlar. Bu tür durumlarda, çocuğun yaşına uygun bir şekilde açıklamalar yapılmalı, duygularının anlaşıldığı hissettirilmeli, çocuk hiçbir şekilde geçiştirilmemelidir. Çocukların travmalarıyla baş edebilmelerinde en kritik mesele, aile ortamının, ebeveynlerinin güven veren, empatik bir yapıda olmalarıdır. Travmatik zorluklar azalmadan devam ediyorsa, mümkünse mutlaka profesyonel bir yardım alınmalıdır.</p>
</div>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">İletişim Bilgileri;</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Ceo No :530/7997341</span></strong></p>
<p><strong><span style="color: #ff0000;">Sabit No : 2621/3321841</span></strong></p>
<p>Kocaeli Kariyer Polikliniği Kocaeli Merkezli Bir Bireysel Koçluk &#8211; Psikolojik Danışmanlık – Aile Danışmanlığı Merkezi olup, Türkiye’de 14 ilde şubesi ile hizmet vermektedir. Randevu almak için lütfen arayınız.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>https://kocaeli.aileevlilikpsikologu.com/psikolog/kocaeli-yetiskinlerde-travma-terapisi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
